Aliytrklkmz
Bugün 4 yıldır kullandığım Samsung Galaxy A8 (2015) model telefonum ile yaşadıklarımı anlatacağım. Bir yandan da bunun Galaxy A serisi alacaklar için de ufak da olsa bir ön bilgilendirme olmasına çalışacağım.

İlk olarak söylemeliyim ki telefon ile oyun vb oynayan birisi değilim. Genellikle sosyal medya uygulamaları, internet tarayıcı kullanımı, sürekli e-postalarıma bakmak, blogumda bir kaç işlem yapmak, bol bol müzik dinlemek ve bir kaç tane de uygulama için kullanıyorum. Yani telefonu çok yıpratacak işlemler yapmıyorum. Şimdi geçelim bu telefon ile yaşadığım anılara (hala da kullanmaya devam ediyorum bu arada yani hala aynı anılar devam ediyor :) ) (Şunu da belirteyim yazıda ki resimler cihaza ait

Olumlu Yanlar:

Yıllardır çilemi çekiyor, her işime koşuyor o yüzden torpil geçtim ve olumlu yönlerinden bahsederek başlama kararı aldım. Şimdi olumlu yönlerinden bahsedecek olursam;

1) Ekran:


Ekranı kesinlikle en iyi yönlerinden birisi. Full hd (1920x1080) Samoled bir ekranı var günümüz Full Hd telefonlarından arda kalır yanı yok. Hatta farklı markaların çoğu ekranından hala çok daha keskin ve parlak olduğunu söyleyebilirim. 4 yılık bir telefon olduğu halde günümüz aynı segment telefonlarından ekran olarak geride kalmıyor.

2) Müzik Çıkışı:


Hoparlörleri değil ama (buna olumsuz yönlerinde değineceğim) kulaklık çıkışı gayet iyi iş çıkarıyor. Hatta müzik konusunda iddiali bir kaç telefondan çok daha iyi bir kulaklık çıkışı veriyor. Müzik dinlemeyi seven biri olarak da  bu beni en çok mutlu eden yanlarından birisi.

3) Sorunsuzluğu:


Sorunsuzluktan kastım tabii ki bozulma vb durumu. Telefonu onlarca kez düşürmeme belki yüzlerce kez sağa sola çarpmama rağmen hiç bir sorun yaşamadım. 4 Yıldır bir kere bile servis yüzü görmedi :) 

4) Malzeme Kalitesi:


Malzeme kalitesi olarak da telefondan memnun olduğumu söyleyebilirim. Gerek metal gerek plastik kısımları olsun günümüz çoğu telefonundan çok daha kaliteli. Ele de çok iyi geliyor. Bu nedenle telefonu her elinize aldığınızda gerçekten iyi hissediyorsunuz. Hala en ince telefon olması da bunun sebeplerinden birisi. 

5) Isı Sorunu Olmaması:


Bir diğer iyi yanı da bunca yıl geçmesine rağmen hala en ufak ısı problemi olmaması. Bu yazıyı hazırlamadan önce adil olması için ağır bir kaç oyun indirdim ve bir kaç saat oynadım. Isınmaya bağlı olarak hiç bir sorun yaşamadım. Ekranın sol üst köşesi dışında da elime de bir sıcaklık gelmedi. 

6) Pil


Pil 4 yılın sonunda yavaş yavaş yıprandığını hissettirse de hala %73 gibi bir değer çıkıyor ve 4 yıllık her gün şarj edilen bir telefon için hiç de kötü sayılmayacak bir değere sahip. Şunu da söylemeden geçmemeyeyim 4 yılın sonunda artık 1 günü anca çıkarıyor hatta biraz yoğun geçen günlerde yetmemeye başladı. Fakat burada bir kez daha altını çizmem gerek artık 4. yılı ve 4 yıldır hiç bataryası değişmedi. 

7) Şarj Aleti ve Kablosu:


Bu da garip şekilde hiç bozulmayan ve kopmayan parçalarından birisi oldu. Fakat kablosu kopmasa bil artık telefondaki soketine tam oturmamaya başladı. Bu nedenle en ufak kıpırdatma da şarj olması duruyordu bu nedenle 4. yılının başında yeni bir kablo aldım. Ama çoğu tanıdığımın yıllık kablo aldığını düşünürsem bunu da olumlu yönlerine rahatlıkla yazabilirim. 

8) Parmak İzi Okuyucu:

Bu da diğer olumlu yanlarından birisi. 4 yıldır sorunsuz çalışması bir yana günümüz telefonları ile kapışabilecek hızda açıyor ekran kilidini. Güncel telefonları aratmayacak şekilde parmak izini okuyor. 

Olumsuz yönleri: 

Olumlu yönlerinden çok bahsettik şimdi gelelim olumsuz yanlarına;

1) Yavaşlama: 

Maalesef en sevmediğim yanlarından birisi kullandıkça yavaşlaması. Telefonu eğer inat eder sürekli sıfırlarsanız bu yavaşlıktan biraz olsun kurtulabiliyorsunuz fakat aradan biraz zaman geçtikten sonra telefon bariz şekilde yavaşlamaya başlıyor. Eğer sıfırlamadan kullanmaya devam etmeye inat ederseniz artık bu yavaşlık iyice kendini göstermeye ve bazı durumlarda sizi sinir etmeye başlıyor.  

2) Kameranın Koruyucu Camı:

Adını bilmediğim telefonun kamerasının lensini korumaya yarayan cam parça 3. yılın başlarına doğru düştü. Bir daha da ne ben onu bulabildim ne o beni. Bu kameraya doğrudan zarar vermese de lensin çok çabuk kirlenmesine bu nedenle de fotoğraf kalitesinin düşmesine neden oluyor. Çok fotoğraf çekmeyi seven bir insan olmadığım için beni pek etkilemese de çok fotoğraf çeken birinin mutlaka yanında bir bez taşımasını gerektirir.

3) GÜNCELLEME:

Büyük büyük harflerle yazdığım ve en çok lanet okuduğum yanlarından birisi güncelleme konusu. 4 yıl da sadece 1 kez Android sürüm yükseltmesi aldı bunun dışında da 2 kere ufak güncelleme aldı. Bir daha da Samsung bu telefonun adını hatırlamadı. Bu da ister istemez insanı sinir ediyor. Sonuç olarak alındığı dönemde s serisinden sonra en üst seviye telefonu buydu ve o dönem için de gerçekten yüksek bir meblağ ile almıştık bu nedenle de insan en azından bir kaç güncelleme bekliyor. Daha da sinir bozucu olan kısmı  ise Samsung'un daha alt seviye telefonları güncelleme alırken bunu almaması oldu. 

4) Hoparlör:

Hoparlörleri maalesef gün geçtikçe cızırtı yapmaya başladı 2 yılın sonunda başlayan bu sorun şu anda iyice artmış durumda. Son sesi geçin son sese 2-3 adım kala bile iğrenç bir ses çıkarmaya başlıyor. Düşük seslerde de asla güzel bir performans vermiyor. Bu nedenle hoparlöründen memnun olduğumu söyleyemem. Mikrofon ve ahizesi ise gayet iyi çalışıyor onlarda bir sorun yok. 

5) Fiyat: 


Aradan 4 yıl geçmiş ne fiyatı diyebilirsiniz ama Samsung telefonlarının çoğunda olduğu gibi bunda da hızla fiyatı düşmeye başladı ve birinci yılın sonunda bile 400-500 tl değer kaybetmişti (1800 ₺ ye almıştım ve 1 yılın sonunda 1300-1400'lere kadar düştü. Bu da tabii ki can sıkıcı olabiliyor.

Samsung Galaxy A8 Kullanım Tecrübelerim

 Gizli numaradan arama yapmak bazen gizliliğimiz bazen de güvenliğimiz için gerekli olabiliyor. Fakat önceki telefonlarda olduğu gibi menülerden girip de numaramızı gizlemek artık yeni telefonlarda mümkün olmuyor. Yine aynı şekilde bazen gizli numaralardan arayanlar da bizi bezdirebiliyor. Bu durumda da gizli numaralardan aranmaya hattımızı kapatmak isteyebiliyoruz. Şimdi geçelim bunları nasıl yapacağımıza.

Gizli Numaradan Arama Yapma

Gizli numaradan arama yapma tüm operatörlerde aynı şekilde yapılabiliyor. Arayacağınız numaranın başına #31# yazıp sonra numarayı yazarak gizli numaradan arama yapabilirsiniz.
Örnek Olarak: #31#05055005055

Gizli Numaradan Gelen Aramaları Engelleme:

Bu işlem ise her operatörde farklı şekilde yapılmakta. Gelin tüm operatörlerde nasıl yapıldığına bakalım;


Türk Telekom: 

Türk Telekom'da gizli numaradan gelen aramaları engellemek için arama ekranından  *100# kodunu tuşlayarak engelleme yapabilirsiniz. Gizli numaralardan gelen aramalara hattınızı tekrar açmak için aynı kodu tekrar tuşlamanız yeterli. 

Turkcell: 

Turkcell'de de TürkTelekom'a benzer olarak arama ekranından *253# kodunu tuşlayarak gizli numaradan gelen aramaları engelleyebilirsiniz. Açmak isterseniz yine aynı kodu tuşlamanız yeterli.

Vodofone:

Vodafone'de gizli numaradan gelen aramaları açmak ve kapatmak biraz daha zorlaşıyor. Bunun için eğer gizli numaradan gelen aramaları kapatmak istiyorsanız "GIZLI KAPAT"  açmak istiyorsanız "GIZLI AC" yazıp 7046'ya sms göndermeniz yetiyor. 

Gizli Numaradan Arama Yapma ve Aramaları Engelleme

Ubuntu'nun bir çok incelemesi blogumda bulunduğu için bu yazıda incelemek yerine sadece Ubuntu 19.04 ile gelen yeniliklere yer vereceğim. Konuyu uzatmadan hemen yeniliklere geçelim;
  1. Sistemi ilk açtığınızda da fark edebileceğiniz gibi masaüstü resimleri yenilenmiş artık çok daha farklı walpaperler bizi karşılıyor ve bence çok da güzel duruyor.
  2. Yine açar açmaz sizi karşılayan yeniliklerden biri simgelerin de değişmiş olması. Bence çok daha şık bir simge setine geçiş yapılmış ve çok güzel olmuş.
  3. Bunların yanında Linux Kernel'i de güncellenmiş ve 5.0 sürümüne geçilmiş. Bu sayede Amd RX vega m, usb 3.2, Snapdragon 845, Intel cannonlake grafik desteği gibi bir çok alanda yenilik sağlanmış.
  4. Yine aynı şekilde Glibc, OpenJDK, Pyhton paketleri de güncel sürümleri ile değiştirilmiş.
  5. Gnome sürümü 3.32'ye yükseltilmiş.
  6. Firefox 66 ve Libre Office'de 6.2.2 sürümüne yükseltilmiş.
  7. Ayarlar uygulaması yenilenmiş özellikle ses ile ilgili bir çok yenilik getirilmiş.
  8. Terminalde gerek görsel gerek de işlevsel olarak yenilikler yapılmış.

Genel Bakış ve Değerlendirme:

Genel olarak baktığımızda çok da büyük bir yeniliğin olmadığını görebiliyoruz. Olağan şekilde paketler ve uygulamalar yükseltilmiş. Bunun yanında Gnome ve kernel sürümleri de yükseltilmiş. Bunlar performans ve kararlılık olarak büyük gelişmeler sağlasa da görsel olarak fazla bir değişiklik bulunmuyor. Sadece yeni Walpaper ve simgeler dışında görsel bir yenilik bulunmuyor. Fakat yenilenen simgeler bile göze hitap etme açısından fazlası ile yetiyor.

Bunun yanında ayarlarda yapılan değişiklikler belki de benim en çok hoşuma giden kısım oldu. Özellikle ses ayarlarının artırılması ve uygulamalar ile ilgili ayarların artırılması çok hoşuma gitti :)


Özetle:

Özetle Ubuntu yaptığı yenilikler ile eski yapısından çok uzaklaşmadan ufak tefek görsel iyileştirmeler yapmış. Daha çok kararlılık ve performans için yenilikler getirilmiş. Bunun yeni bir sürüm kavramından fazlaca beklentisi olanları üzeceğini söyleyebilecek olsak da Ubuntu'nun yıllardır gelen alışılmışlıklarından da uzaklaşmadığı için yine fazlaca kullanılacağını, en çok kullanılan dağıtımlardan biri olacağını söylemek mümkün.

Ubuntu 19.04 Yenilikler

 Son günlerde en büyük problemlerimizden birisi de tabii ki şarj konusu oluyor. Bu konuda da yardımımıza powerbankler (taşınabilir şarj cihazları) koşuyor. Telefonlarımızı, tabletlerimizi  hatta bazı laptop modellerini bile artık powerbanklar ile şarj edebiliyoruz. Peki bu ürünleri alırken nelere dikkat etmeliyiz?

1) Markası:

Normalde markaya pek takılmadığımı önceki yazılarımı okuyanlar bilirler. Fakat bunun içinde sonuç olarak bol miktarda pil bulunuyor ve bu pillerin patladıklarında, zarar gördüklerinde nelere yol açabildiğini hepimiz biliyoruz. Bu nedenle Asus, Xiaomi, Samsung, Sony, Anker, Pineng vb gibi bu konuda tecrübeli ve bilindik markaları tercih etmekte fayda var. 

2) mAh Değeri:

Bu konu en önemli konulardan birisi. Çünkü piyasada bir kaç üretici dışında herkes 10.000'ler 20.000'ler gibi rakamları kutularının üstüne yazıyor. İnsanlarda örneğin 3000 mAh bir telefonu varsa 20.000/3000'den ortalama 7 kere şarj ederim diye düşünüyor. Fakat hiç bir üründe bu elde edilemiyor. Çok teknik detaya girmeden anlatmak gerekirse bu değerler 3.7 V değeri dikkate alınarak hesaplanır, oysaki telefonlar , tabletler vb 5V ile şarj olur tam da bu dönüşüm nedeni ile bir değer kaybı olur. Kaliteli markalara 10.000 mAh yazıyor ise bunu ortalama 6000-6500 mAh'dan hesaplamanız yani 300 mAh kapasiteli telefonunuzu yaklaşık 2 kere dolduracağını hesaplamanız en doğrusu olacaktır. Dediğim gibi bu değerler tüm markalarda bu şekilde olduğu için bu hile yapıyor şu şöyle yapıyor demek mümkün değil ama şunu demek mümkün ki bilinmeyen kalitesiz, merdiven altı bir ürün alırsanız 10.000 yazısı size 3000 mAh bile sağlamayabilir. Kaliteli markalarda ise yukarıda da belirtiğim gibi 6000-6500 mAh arası değerler elde edeceksinizdir.

3) Quick Charge Teknolojisi:

Kapasite büyüdükçe gerek bu cihazların telefonumuzu şarj etmesi gerekse de kendilerini şarj olması çok uzun süreler alabiliyorlar. Bu nedenle aldığınız ürünün Quick Charge desteklemesi iyi olacaktır. Özellikle 10.000- 20.000 gibi değerlere sahip bir ürün alıyorsanız bu teknoloji çok daha önem kazanıyor. Aksi halde günler süren bir şarj süresi sizi bekleyebilir. 

4) Güvenlik Önlemleri:

Chip koruması, kısa devre koruması, pillerin patlamaya karşı kaplanması, Aşırı dolum ve deşarj koruması, yüksek akım koruması vb gibi özelliklerin aldığınız cihazda bulunmasına dikkat edin. Başta da belirtiğim gibi bu tür ürünler neredeyse tamamen pilden oluşan ürünler ve kalitesiz bir ürünün patlaması vb gibi bir durumda büyük zararlar verebileceğini unutmayın. Bu nedenle alırken bu tür önlemlerin olduğundan emin olun. 

Powerbank Alırken Dikkat Edilecekler

Gerek WordPress'e geçiş denemelerimden olsun gerekse de son günlerde çok az yazı paylaşmamdan olsun blogumun biraz eskidiğini ve ivme kaybettiğini düşünmeye başlamıştım. Bunun yanında bir kaç sayfamda ve yazımda da içime sinmeyen kısımlar bulunmaktaydı. Bu nedenlerden ötürü  bir kaç değişlik yaptım. Bunlara hep birlikte bakacak olursak;

1) Sitemin Tasarımını Değiştirdim :

Sitemi eskiden beri takip edenler bilecektir sürekli sitemin temasını değiştiren birisiyim. Fakat son temamı uzun zamandır (yaklaşık 6 aydır) kullanıyordum. Artık gözüme eski ve yıpranmış gelmeye başladığı için ilk olarak temamı komple değiştirerek işe başladım.

2) Site Hızını olabildiğince Yükseltmeye Çalıştım:




Site hızımı özellikle masaüstü olduğunca artırdım gerek tüm resimleri tek tek elden geçirmem gerekse de yeni temamın hafifliği sayesinde kota dostu, çok daha hızlı yüklenen bir siteyi size sunmaya çalıştım. Özellikle mobil boyutunda yapacaklarım henüz bitmemiş olsa da yine de hızlar konusunda büyük bir adım katettim. Bir kaç değişiklik daha yaparak çok daha iyi bir sonuç almaya da çalışacağım.

3) Hakkımda Sayfamı Yeniliyorum: 

Blogumu açtığım ilk zamanlardan kalan hakkımda sayfamı artık yenilemeye karar verdim. Özellikle geçen sene iletişim sayfamı yenilemem ile hakkımda sayfam iyice gözüme batmaya başlamıştı. Bugün de hakkımda sayfamı da yenilemeye başladım. En kısa sürede de yepyeni bir hakkımda sayfası ile sizlerle olacağım.

4) Logomu Yeniledim: 

Uzun zamandır aklımda olan bir yenilikti logomu yenilemek bugün elimden geldiğince bir şeyler yaptım ve logomu yeniledim. Daha doğrusu logomu biraz daha değiştirdim ve geliştirdim.


Umarım yeni logomu da, yeni tasarımımı da beğenirsiniz. Olumlu veya olumsuz tüm yorumlarınızı bekliyorum :) Bunlara göre sitemi yenilemeye ve şekillendirmeye devam edeceğim. 


Blogumdaki Yenilikler

Uzun bir aradan sonra yeniden Linux dağıtımlarını incelemeye devam etme kararı aldım. Bugün inceleyeceğim dağıtım ise Arch Linux tabanlı Condres Os olacak. Condres Os Cinnamon, GNOME, KDE Plasma, MATE, Xfce gibi bir çok masaüstü ortamını destekliyor ben bugün incelememde en çok kullanılan masaüstü ortamlarının başında gelen Gnome versiyonu ile incelememi yapacağım.

İlk İzlenim: 

İlk izlenimimin olumlu olduğunu söyleyebilirim. Gayet sade ve renkli bir arayüz ile bizi karşılayan Condres bize ihtiyacımızın olan her şeyi sunmasıyla da öne çıkıyor. Kafa karıştırmayan sade yapısı onu ilk bakışta sevmenize olanak tanıyor.  Yine özellikle daha önce Gnome masaüstünü kullanmış olanlara alışılagelmiş bir ortam sunuyor. Hatta Gnome'nin de çok sadeleştirildiğini görüyoruz.  Bu nedenle yeni başlayacaklar için de kolay bir arayüz olmuş.

Kurulum:


Kurulumunun da daha önce herhangi bir işletim sistemi kurmuş biri için asla zor olmayacağını söyleyebilirim. Arch tabanlı olması sizi kurulum için asla korkutmasın gayet basit ve sade bir arayüz ile kurulumu kolaylıkla tamamlayabiliyorsunuz. Daha önce hiç kurulum yapmamış olsanız bile kolaylıkla kurulum yapacağınızı söyleyebilirim. 

Yüklü Gelen Uygulamalar:

Bu konuda da Condres'in bir övgüyü hak ettiğini söylememiz lazım. Brave brovser'den Chrome'ye, Libre Office'den Vlc'ye kadar ihtiyacınızın olabileceği her şey size kurulu olarak sunuluyor. Eğer bunlar bana yetmez derseniz "Cedy" adındaki uygulama yöneticisi ile istediğiniz uygulamaları tek tıkla kurabilir veya yine tek tıkla kaldırabilirsiniz. Bu da özellikle ilk defa Linux kullanacak kullanıcılar için büyük bir kolaylık sağlıyor ve telefonumuza bir uygulama yükler edası ile bilgisayarımıza istediğimiz uygulamaları kurma imkanını bize veriyor. 

Performans:

Bu konuda da gerekli sistem sağlandığı sürece iyi iş çıkarıyor.  Gnome masaüstünü kullandığı için tabii ki sistem gereksinimleri Kde veya diğer alternatifleri kadar az değil fakat Windows çalıştıran bir bilgisayarda gayet akıcı bir şekilde Condres'de kullanacağınızı söyleyebilirim. Yine destekleyen oyunlarda da bir perfomans, donma, takılma vb sorun yaşamadan kolaylıkla oynayabiliyorsunuz.

Türkçe Desteği:

Bu konuda da ortalama seviyede bir dil desteği sunuyor. Kurulum aşamasında vb Türkçe'si çok iyi olsa da işletim sistemini kullanırken bazı yerlerde ufak çeviri sorunları olduğunu görebiliyorsunuz. Tabii yanında bu kadar uygulamanın yüklü olarak gelmesinin de bunda bir sebep olabileceğini düşünmeden geçmemek gerek. Fakat bu sorunlar asla kullanımınıza engel olmuyor. Özellikle daha önce bir Linux dağıtımı kullandıysanız hiç sorun yaşamadan Condres'i kullanabilirsiniz.

Özelleştirme Seçenekleri :

Bu konuda da Condres bize istediğimizden fazlasını sunuyor. Gerek Tweak yazılımı gerekse de kendi içinde gelen yazılımları ile size en ince ayrıntısına kadar özelleştirme seçeneği sunuyor. Tabii ki bunun yanında Gnome'nin size sunduğu özelleştirme seçeneklerini de dilediğinizce kullanabiliyorsunuz. İstediğiniz gibi bir ortam yaratmak için işinize yarayacak her şey Condres'in içinde yer alıyor. 

Donanım Desteği:

Bu konuda da Condres bizi üzmüyor. Arch tabanlı olması ile de sürücülerimizin çoğunu sorunsuz bir şekilde yüklüyor. Kendi kullandığım cihazlardan hiç birinde sorun yaşamadan kullandım. Genel olarak da araştırmalarımda  özellikle sorun yaşanan bir cihaz görmedim. 

Condres Os İnceleme