22 Haziran 2018 Cuma

Virüslerden Nasıl Korunuruz?

Bilgisayar virüslerinin yada farklı bir adla kötü amaçlı yazılımların adları ve türleri değişse de temelde bizim bilgilerimizi çalmak ve bilgisayarımızı kullanılmaz hale getirmek yatıyor. Keylogger ile klavye hareketlerimizi kopyalamaktan, fidye yazılımları ile bilgisayarımızı kitleyip bizden fidye istemeye kadar bir çok yol denenebiliyor. Fakat temelde çoğu aynı mantıkla çalışıyor ve aynı şekilde çoğalıyor. Bu nedenle bazı temel önlemleri alarak bu kötü amaçlı yazılımlara yakalanma ihtimalimizi oldukça düşürebiliriz. Şimdi yapabileceklerimize geçelim;

  1. İşletim sisteminizin güncellemelerini her zaman yükleyin. Özellikle güvenlik güncellemelerini kesinlikle atlamayın.
  2. İyi bir antivirüs kullanın. Antivirüsler çoğu zaman yeni virüsleri veri havuzlarına daha önce işlerler böylelikle işletim sisteminiz yamalana kadar güvende olabilirsiniz.
  3. Arkadaşınızdan da gelse bilmediğiniz linklerden uzak durun. Aman bunun attığı linkten ne olacak demeyin, der de tıklarsanız da gittiğiniz sitede asla kredi kartı bilgisi, sosyal medya hesaplarınız şifresi gibi bilgileri paylaşmayınız.
  4. E-postanıza veya smsinize gelen mesajlardaki linklere tıklamayın, numaraları aramayın. Özellikle para kazandınız, adınıza sahte işler yapıldı gibi mesajların artık yalan olduğunu benimseyin ve asla bu tür mesajları dikkate almayın.
  5. Kullandığınız programları güncel tutun. Çoğu zaman kullandığımız programları güncellememek bize en büyük tehdit olur.
  6. Bilmediğiniz sitelerden uzak durun. Bilmediğiniz sitelerden crack vb gibi yazılımlar indirip bunları kurmayın. Bu tür yazılımlarda en iyi ihtimal ile bilgisayarınıza onlarca reklam yazılımı kuracak ve bilgisayar kullanımınızı kabusa çevirecektir.
Yukarıda ki temel 6 maddeye dikkat etmek sizi çoğu zaman için korunaklı bir duruma getirir. Özellikle bilmediğiniz linklere tıklamaz, bilmediğiniz dosyaları indirmezseniz (tabii arkadaşınızdan aldığınız usb bellekde de virüs olabilir) virüslerden büyük ölçüde kurtulmuş olursunuz. Arkadaşınızdan usb alma gibi durumlarda da Antivirüs kullanmanız en büyük yardımcınız olacaktır. 
Devamını Oku

20 Haziran 2018 Çarşamba

Röportaj #9: Ruhunarenkkat.com

Bu haftadaki röportajımı da Ruhunarenkkat.com blogunun yazarı Kübra Coşkun ile yaptım. Verdiği cevaplar için bir kez daha teşekkür ediyorum :).


Blog Yazmaya Nasıl Başladınız?

Özellikle lise dönemlerinden beri yazmak konusunda çok istekliydim. Birkaç blog denemem olmuş ama devam ettirememiştim. Onun yerine hep defterlere, not kağıtlarına yazdım bir süre. Üzerinden yıllar geçti, içimdekileri yazma ve birileriyle paylaşma isteğim sebebiyle de Ruhunarenkkat'ı açtım. 2 senedir de ilk günkü gibi yazıyorum.😊


Herkese Blog Yazmayı Önerir Misiniz?

Herkese önermem. Çünkü yazmak gerçekten istek gerektiren bir şey... Bazılarını görüyorum bir hevesle blog yazmaya başlıyorlar, sıkılınca veya bir getirisi bir okuyanı olmadıklarında kısacık süre içinde silinip gidiyorlar. Bu yüzden blog yazarı olmaktan zevk alan, mutluluk duyan ve yazmayı hevesten çok bir tutku olarak görenler yazmalı bence...


Blog Yazarken Karşılaştığınız Sorunlar Nelerdi?

Açıkçası çok bir sorun yaşamadım. Biraz teknik gerektiren konular zorladı diyebilirim. Ama yazarken minik hatalar dışında pek bir şey olmadı, kendi kendime düzelterek öğrendim. Bu açıdan da iyi bir deneyimdi.👍


Çevrenizde Başka Blog Yazan Var Mı? 

Çok var.😊 Hatta birkaçı yakın çevremden... Bazılarını da blog açmaları için bizzat ben teşvik ettim. Bu sayede daha iyi dostluklar kuruluyor, olan dostluklar pekişiyor, fikir alışverişi yapabiliyoruz ve ufacık bir faydamız dokunsa bile bunlar bizim gözümüzde büyük mutluluklar.😍 En azından benim için böyle.

Yazılarınızı Yazarken Dikkat Ettiklerinizden ve Hazırlığınızdan Kısaca Bahseder Misiniz?


Samimi bir dil kullanıyorum. Bu yüzden denediğim, tecrübe ettiğim veya fikir sahibi olduğum her konu hakkında bir arkadaşıma anlatıyormuş gibi yazmaya özen gösteriyorum. Düz bir makale tarzından kaçınıyorum. Yazarken anlatımıma, yazı öncesinde de konu başlığımla alakalı fotoğraf ve alıntıların önümde hazır bir şekilde bulunmasına dikkat ediyorum. Gerisi de biraz ilham, biraz da müziğin işi. Hepsi bir araya geldiğinde de kolayca renkli yazılar ortaya çıkarıyorum. 😊



Kübra Coşkun'a verdiği cevaplardan dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum. Sizde Röportaj vermek isterseniz Buradaki formu kolaylıkla doldurup bana yollayabilirsiniz. Yazınız yayınlandığında sizi e-posta ile bildireceğim :)

Devamını Oku

19 Haziran 2018 Salı

Bu Günlerde Sıkça Duyduğumuz Eğitim Türü Olan Montessori Nedir?

Geleneksel olarak tabir ettiğimiz; öğretmenin baskı kurduğu, sorgulama ve problem çözme fırsatı pek sunmadığı ve tek taraflı akışta ilerleyen eğitim tarzına karşı olarak doğduğunu söyleyebileceğimiz montessori eğitimi, çocuğunun geleceği konusunda sorumluluk duyan bilinçli ailelerin bir numaralı gündem konusu. Fakat son yıllarda artan montessori tarzı eğitim veren kuruluşlar, bu türün geniş kitleler tarafından da bilinmesinde önemli rol oynadı. Artık çoğu aile bu eğitim tarzını araştırıyor, montessori etkinliklerine göz atıyor ve çocuklarına montessori oyuncakları almayı ihmal etmiyor. Hal böyle olunca içinde montessori kelimesi geçen her şeye de gizliden gizliye zam geliyor :) Ama şu da bir gerçektir ki tam gelişim dönemlerinde montessori tarzı eğitim almış çocuklar, gelecekte de psikolojisi düzgün bireyler haline geliyorlar ve başarılı işler gerçekleştiriyorlar.


Peki montessori nedir? Nasıl uygulanır? Gelin sizlere açıklayalım.


Montessori, 19 yüzyılda İtalya’da yaşamış ve ülkenin ilk kadın doktorlarından biri olmuş olan Maria Montessori tarafından keşfediliyor. Eğitim modelinin adı da aslında buradan geliyor. Araştırmalarında “eğitimde çocuktan hareket” akımını benimseyen Montessori, bu araştırmasıyla çok kısa sürede popüler doktorlardan biri haline gelmiş ve bu felsefeyi günümüze kadar taşımış.

Montessori’nin savunduğu en önemli konu, öğretmenlerin öğrenciler üzerinde sadece bir rehber olmasıdır. Yani onları baskıyla yönlendirmemeleri ve özgür bırakmaları gerektiğini söylüyor. 

Geleneksel eğitimdeki öğrencinin sadece dinleyici modda olması, çok fazla söz hakkı olmaması, sorgulamasının engellenmesi gibi durumlar, montessori modelinde tamamen aşılıyor. Montessori’de öğrenciler daima soru sorar, merak eder, araştırır ve keşfeder. Düzenlenen çocuk etkinliklerinde de bu method izlenir. Çocuklar asla “hadi kalk bakalım şimdi oyun oyna” cümlelerine maruz kalmaz.

Montessori methodunu aslında hayatımızın her alanında görmek ve uygulamak mümkün. Ama genel olarak baktığımızda montessori, daha yaygın olarak eğitim kuruluşlarında ve oyuncaklarda karşımıza çıkıyor. 

Artık günümüzde montessori felsefesini özümseyerek eğitim veren çok sayıda eğitim kuruluşları ortaya çıkmaya başladı. Çocuklarınızın bu eğitim kuruluşlarında eğitim almasını sağlayarak onların geleceğine önemli katkılarda bulunabilirsiniz.

Montessori eğitimine ek olarak, artık çoğu oyuncak mağazasında bulabileceğiniz montessori methoduyla çocukları etkileyen oyuncakları da tercih edebilirsiniz. Bu oyuncaklar da tıpkı eğitimlerde olduğu gibi çocuğun kendisini sorgulamasını, keşfetmesini ve üretmesini sağlıyor.

Devamını Oku

18 Haziran 2018 Pazartesi

Wd My Passport İnceleme

Ortalama olarak üç aydır kullandığım Wd My Passport 1Tb modelinin incelemesini sizinle paylaşıp, deneyimlerimi size de aktarmak istedim. Özellikle benim gibi ufak tefek oyun, film, müzik yedeklerini almak ve biraz da olsun kaliteli ve güvenli bir disk kullanmak isteyenler için en iyi seçeneklerden biri olarak karşımıza çıkıyor.

1-Tasarım:

 Tasarım göreceli bir kavram olsa da gayet parlak yapısı ve oldukça çeşitli renk seçenekleri ile herkesin hoşuna gidecek bir tasarıma sahip. 2.5 İnçlik boyutu, zarif yapısı ve inceliği ile ürün elinize aldığınızda kendini hem pahalı hissettiriyor hem de sağlamlık hissini sizde uyandırıyor. Burada tek sorunu ise parlak yapısından kaynaklı kayganlığı, ürün elinizde çok dikkatli tutmazsanız kayabiliyor. Bu da kısa süreli bir paniğe yol açmıyor değil :)

2- Kutu İçeriği ve Garantisi:

Kutu içeriği olabildiğince kısıtlı tasarlanmış. Kullanım kılavuzu, ürünün kendisi ve kablosu bir adet de garanti belgesi çıkıyor. Bazı ürünlerde olduğu gibi bir taşıma kılıfı vb bulunmuyor. Bunun yanında bize 2 yıllık bir garanti sunuyor. Benim 3 aylık kullanımım da hiç bir sorun çıkarmadığını da ekleyeyim. 

3- Performans, Isı ve Ses:

Dosya okuma ve yazmada minumum 89.9, maxmimum 116.2  Mb'ları gördü ortalama da ise 112mb ile okuma/ yazma yaptı. 5400 Rpm'lik diskler içinde ortalama hatta ortalamanın biraz da üstünde bir performans verdiği söylemek mümkün bu değerlere bakınca. Isı konusunda ise disk ısınmıyor gerek testlerimde gerekse de günlük kullanımım sonucunda 30-34 derece civarlarında dolaşıyor. Bunun da bu tür diskler için ortalama bir değer olduğunu belirtelim. Ses konusunda ise özelikle sessiz bir ortamda çalışıyorsanız ses biraz duyuluyor. Hafif de tiz olan okuma sesi sessiz ortamlarda biraz rahatsız edebiliyor. Fakat okulda, işte ya da televizyon vb açıkken bu sesi duymanız neredeyse imkansız. 

4- Yanında Gelen Uygulamalar:

A-Wd Discovery:

Bu uygulama ile diskinizin ve diğer uygulamların güncellemelerini denetleyebilir, diskiniz hakkında temel bilgilere ulaşabilir ve Wd'nin kampanyalarını görüntüleyebilirsiniz.

B- Wd Backup:

Adından da anlayabileceğiniz gibi bu uygulama ile yedeklerinizi alabilirsiniz. İşini gayet iyi yaptığını da belirteyim.

C- Wd Security:

Diskimizin şifreleme özelliği bulunduğundan bu uygulama ile diskinize şifre koyabiliyorsunuz. Böylelikle birisi diskinizi sizden izinsiz alsa bile hiç bir veriye ulaşamıyor.

D-Wd Drive Utilities:

Diskiniz ile her türlü işlemi bu uygulama üzerinden yapabiliyorsunuz. Diskinizin sağlık durumunu, Smart değerlerini kontrol edebilir. İsterseniz bu uygulama üzerinden sıfırlayabilirsiniz.

Fiyat:

Fiyat olarak şu anda 260-320 tl arasında fiyatlarının değiştiğini söyleyebilirim. Fakat değişen kurlar ve gelen zamlar nedeni ile siz bu yazıyı okuduğunuzda fiyatı yükselmiş veya düşmüş olabilir.



Devamını Oku

16 Haziran 2018 Cumartesi

Deepin Os 15.6 İnceleme

Deepin Os'un yeni sürümü 15.6 bir kaç gün önce yayınlandı. Ben de 15.5 yazımın çok okunması ve Deepin Os'un popülaritesinin gittikçe artmasından dolayı yeni sürümü de inceleme kararı aldım. Yeni sürüm bir çok yeni özellikle beraber gelmiş ve eksiklikleri büyük ölçüde gidermiş hadi bunlara beraber bakalım;


1- Yeni Karşılama Ekranı:

Yepyeni bir karşılama ekranı bizlere sunulmuş. Bu karşılama ekranı ile ilk başta özelleştirmelerimizi hızlıca yapabiliyor ve almak istediğimiz temel bilgileri hızlıca edinebiliyoruz. Özellikle ilk defa Deepin Os kullanacaklar için büyük bir yenilik ve kolaylık sağlamış. Sistemi ilk kurduğunuzda da size hangi masaüstü kipini kullanmak isteidğinizden hangi simge paketini kullanmak istediğinize kadar sorarak ilk kullanıma hazırlıyor.


2- Yüklü Gelen Uygulamalar ve Mağaza:

Deepin Os yüklü gelen uygulamalar konusunda bizleri sevindirmeye ve mağazasındaki onlarca yararlı uygulama ile bizleri sevindirmeye devam ediyor. Tarayıcı olarak Chrome, Office olarak Wps, kullanılmaya devam ediyor. Bunların yanında Deepin'e özel disk yazma, ekran görüntüsü alma, çizim, müzik vb uygulamaları da hala bulunuyor. Bunlar da diğer dağıtımlara göre kullanımı oldukça kolaylaştırıyor. Özellikle acemi kullanıcılar ve işletim sistemi ile çok uğraşmak istemeyen kullanıcılar için biçilmiş bir kaftan haline getiriyor Deepin'i. Bunların yanında Spotify, Skype vb uygulamalarda tabii ki hala bulunuyor. 


3- Ayarlar Bölümünün Güncellenmesi:

Ayarlar bölümü elden geçirilmiş ve çok daha kullanışlı bir hale getirilmiş. Eskisinin kullanım kolaylığı korunurken bu görsel olarak da, işlevsel olarak da artırılmış. Ayarlardaki menüler arasında daha kolay geçiş sağlanmış böylelikle ulaşmak istediğinize çok daha az çaba ile ulaşa biliyorsunuz.


4- Yepyeni Bir Menü:

Kullanması oldukça basit, gözümüzün aşina olduğu, görsel olarak insanı mutlu eden yepyeni bir menüye geçilmiş. Bu menü sayesinde özellikle yeni kullanıcılar kendilerini daha rahat hissedecek ve yabancılıkları daha kısa sürede geçecektir. Tabii ki eski hali ile kullanmak isteyenler de unutulmamış ve hangi hali ile kullanmak istediğinizin seçimi size bırakılmış. 
Yeni menü ile kolaylıkla arama yapabilir, tüm programlarınızı görüntüleyebilir, klasörlerinize kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Burada beğenmeyeceğiniz tek yanın tarihin de burada olması olabilir. Tarihi görüntülemek için kimse bir menüye girmek istemez.


5- Genel Özellikleri:

Bunların yanında tabii ki Deepin'in önceki sürümlerinden beri bulunan özelliklerine de değinmezsek olmaz. Deepin diğer dağıtımlardan çok farklı duran bir teması ile, son kullanıcıyı en kolay şekilde kulalanabileceği ortamı bize sunuyor. Rahat kullanımı, kolay alışılması, bir çok uygulamanın kurulu olarak gelip bize sorun yaratmaması, mağazasının çok gelişmiş olması da onu özel kılıyor. Deepin özellikle Linux'e yeni başlamak isteyenler için en iyi tetcihlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Debian tabanlı olması da program ve sürücü konusunda sorun yaşamayacağımızı gösteriyor.


6- Sürücü Uyumluluğu:

Sürücü uyumluluğu konusunda Debian tabanlı olması nedeni ile bir sorun yaşamaycağınızı söyleyebilirim. Bunun yanında kendi sürücü yöneticisi ile en büyük sorun olan ekran kartına da Bumblebee'yi tek tıkla kurma imkanı vererek sizi en büyük zahmetten kurtarıyor. Tek tıkla Bumblebee kurarak Nvidia Optimus teknolojisine benzer bir yapıda çalışıyor. 

7- Kullanım Kılavuzu:

Özellikle Deepin'i ilk defa kullancaklar için muhteşem hazırlanmış Türkçe destekleyen kullanım kılavuzu sayesinde yapmak istediğiniz her şeyin nasıl yapılacağını öğrenebilir ve sisteme kolaylıkla adapte olabilirsiniz. 









Devamını Oku