Blogum 3 Yaşında!

Yeni yıla girerken benim de blogum yeni yaşına giriyor. Blogum 3 yaşına ulaştı. :) 01.01.2016 tarihinde açtığım blogum bu geceden itibaren artık 3 yaşında. 

Geçen Yıla Hızlı Bir Bakış

2018 yılına kısaca bakacak olursak blogum için bir çok önemli adımı attığım bir yıl oldu. Yılın başlarında aliytrklkmz.blogspot.com adresinden aliytrklkmz.com adresine geçerek domainimi değiştirdim. Bunun yanında bu yıl hedeflerimden biri olan 1.000.000 görüntülemeye ulaştım :) Bunun yanında tabii ki blogumun temasını değiştirdim, yepyeni bir serim olan röportajlara başladım. Yine aynı şekilde Linux dağıtımlarının incelemelerine başladım ve bu yazılarım gerçekten çok ilgi gördü. Binlerce kez okundu. 
Bu bölümü de daha fazla uzatıp sizi sıkmayayım eğer ayrıntılı olarak okumak isterseniz  Hakkımda bölümümden ayrıntılı olarak okuyabilirsiniz.

Yeni Yılda Yapacaklarım

Yeni yıla girerken tabii ki benim de yeni planlarım var. Açıkçası bu sefer geçen sene olduğu gibi şunu yapacağım, bunu yapacağım demiyeceğim çünkü dediklerimden hiç birini yapamadım :(.  Fakat yine de temel olarak bakacak olursak mutlaka yeni kategoriler ve yeni yazılar ile blogumu geliştirmeye devam edeceğim. Blogumu açtığımdan beri söylediğim fakat yapamadığım YouTube kanalı açma işini umarım bu sene yapacağım. Bir diğer yapmayı planladığım da bloguma yavaş yavaş konuk yazar almaya başlamak olacak.

Bunlar dışında pek de büyük planlar yapmıyorum. Çünkü zamanla gördüğüm, okuduğum, izlediğim bir şeyden etkilenip yepyeni bir yazı yazıp, yepyeni bir kategori oluşturabiliyorum bu nedenle kesinlikle şunu yapacağım ya da şunu yapmayacağım diyemiyorum :)


Blogum İle İlgili Neler İsterdim?

Açıkçası bu sene blogum ile istediğim bir çok şeyi gerçekleştirdim. Bunların başında .com domaine geçmem yer alıyor tabii ki. Bu nedenle bu sene şunu da isterdim bunu da isterdim demeyeceğim tek isteyeceğim şey çok daha fazla yorumun gelmesi olurdu. Çoğu yazımda da belirtiğim gibi sadece benim için değil tüm blog yazarları için olumlu / olumsuz tüm yorumlar bir yol gösterici oluyor. Hangi yazılarımızın ilgi çektiğini, hangi yazılarımızın beğenilmediğini, hangi tür yazılar istendiğini sadece yorumlarınız ile öğrenebiliyoruz.


Yeni Yıldan Beklentilerim

Yeni yılda blogum ile ilgili beklentilerimin başında yorumlar geliyor. Daha fazla yorum almak istiyorum. En büyük beklentim de yorum sayısının artması. Bunun dışında bir diğer beklentim de eğer üşenmez de başlayabilirsem konuk yazarlık uygulamamın başarılı olması. 


Kısa Kısa İstatistikler


Toplam yorum sayısı: 594
Toplam yazı sayısı: 405  (bu yazı dahil :) )
En çok okunan yazım:  Cs go nasıl konuşulur? adlı yazım oldu. 
En az okunan yazım: Konuk yazarlık nedir? adlı yazım oldu.
En çok yorum gelen yazım: Röportajlar serime devam yazım olan Röportaj #16 Beytullah-poyraz.blogspot.comisimli oldu.

Yeni Yılınız Kutlu Olsun

Sitem 3 yaşına girerken biz de yepyeni bir yıla giriyoruz. Yeni yılın hepinize sağlık ve mutluluk getirmesini dilerim.

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN.






Devamını Oku

Röportaj #19 www.htmlevi.com

Bu haftaki röportajımı da www.htmlevi.com sitesinin yazarı Azad Avşar ile yaptım. Verdiği cevaplardan dolayı kendisine çok teşekkür ediyorum :)
Sorular ve cevaplar;

Blog yazmaya ne zaman başladınız? 


Blog yazmaya yaklaşık olarak 2 yıl önce basit HTML kodları paylaşarak başladım. Gün geçtikçe kendimi ve blogumu geliştirdim ve talep edilen eklentiler üzerine yoğunlaştım. Ziyaretçilerimin istekleri doğrultusunda Blogger için tema ve eklenti paylaşmaya başladım. Ve şu an Bloggerlara hizmet veren en popüler siteler arasındayım.

Blog yazmayı herkese önerir misiniz? 


Belli bir konu üzerinden uzman olan veya o konu üzerinde öğrenirken öğretmek isteyen kişilerin blog yazmalarını öneririm.

Blog yazarken karşılaştığınız sorunlar nelerdir? 


Blog yazarken bir türlü tema konusu üzerinde sağlıklı karar veremiyordum. Bulduğum ve kullanıdığım temalar her zaman bana sorun yarattı ama şu an bana göre güzel olan bir tema kullanıyorum ve değiştirmeyide düşünmüyorum.
Bu durum haricinde SEO alanında da pek çok sıkıntı yaşadım fakat bunların üstesinden de geldim. Bu yüzden yeni blog açan arkadaşlarıma yardımcı olmaya çalışıyorum.

Çevrenizde başka blog yazan var mı? 


Çevremde aslında pek fazla teknoloji üzerine bilgisi olan fazla kimse yok fakat bana yardımcı olan ve benim kendimi geliştirmemde büyük rol oynayan ve aynı zamanda E - Ticaret üzerinde blog yazan bir abim var.

Yazılarınızı yazarken dikkat ettiklerinizden ve hazırlıklarınızdan kısaca bahseder misiniz? 


Ben yazılarımı hazırlarken özellikle sadeliğe ve anlaşılırlığa çok önem veririm. Lafı fazla dolandırmayı sevmem aynı yazı içerisinde birbirinden alakasız konulara yer vermem ziyaretçilerimin en kısa ve anlaşılır yoldan istedikleri bilgiye ulaşabilmelerine önem veririm.


Tekrar Azad Avşar'a cevapları için teşekkür ediyorum. Eğer sizde röportaj göndermek isterseniz buradaki formu doldurarak kolaylıkla cevaplarınızı bana ulaştırabilirsiniz :) 
Devamını Oku

Linux Mint 19.1 Tessa Yenilikler

En çok kullanılan dağıtımlardan biri olan Linux Mint'in yeni sürümü geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Bu yazımda da yeni sürüm ile gelen özelliklere değineceğim.

Öncelikle sürüm yükseltmelerinden kısaca bahsetmek gerekirse Linux Kernel'i 4.15.x sürümüne, Libre Office 6 sürümüne ve Cinnamon 4.0'a yükseltildi, Xfce sürümünde Xfce 4.12 kullanıldı. Mate'de de 1.20 sürümü tercih edildi. Bunlar dışında;

 1) Yeni Panel Düzeni Getirildi. Bu yeni panel sayesinde çok daha özelleştirilebilir ve renkli bi panel bizi karşılıyor.


2) Nemo dosya yöneticisi geliştirildi ve 3 kat daha hızlı çalışır hale getirildi. Nvidia Gpu'lar ile olan girdi gecikmesi azaltıldı.



3) Bir çok yeni arka plan eklendi. Bunların yanında temalarda da değişiklikler yapıldı ve bir çok seçenek eklendi.



Özetle:

Özellikle kullanışlılığından, kolaylığından ve çok tercih edilmesinden dolayı yeni kullanıcıların da ilgisini çeken Mint, çok daha iyi hale getirildi. Özellikle görsel anlamda yapılan yenilikler sayesinde görsellik artırıldı ve daha fazla göze hitap eden bir sistem oluşturuldu. Bunun yanında perfomans iyileştirmeleri ile de yapılan yenilikler desteklenmiş oldu.



Devamını Oku

Laptopların Batarya Ömrünü Uzatma

İlk olarak neden laptopların batarya ömrü diyip de gidip resimde tablet kullandınız diye bilirsiniz bunun çok basit bir sebebi var ki kimse telifsiz olarak laptopu şarj etme resmi koymamış :(. Bu kısmı geçtikten sonra konumuza geçelim;

Gittikçe artan fiyatları nedeniyle artık aldığımız laptopları olabildiğince uzun süre kullanmak istiyoruz. Bu kullanım sırasında ise genellikle ilk olarak hata çıkaran parçaların başında piller geliyor. Piller kullandıkça ömrünü kaybediyor bu da cihazı şarjla kullanmak zorunda bırakıyor. Pillerin de fiyatının artmış olması değişimi de güç hale getiriyor. Peki bu pillerin ömrü nasıl uzatılır?

  1. Laptopunuzu evinizde veya işyerinizde kullanırken olabildiğince şarjda kullanın, özellikle oyun oynamak vb gibi cihazın pilden yüksek voltaj çekeceği zamanlarda mutlaka şarja takın. 
  2. Arka planda alışan fazla uygulamaları kısıtlayın, parlıklığı en sonda açmayın. (Böylelikle pilden çekilen boltaj azalacak hem daha az doldur-boşalt yapmış olacak hem de daha az yıpratmış olacaksınız.)
  3. Pilinizi %100 şarj etmeyin. Bu sadece laptoplar değil telefonlar için de geçerli. Lityum piller %100 dolduklarında ömürlerinde az da olsa bir eksilme oluyor tabii yüzlerce defa şarj edilince bu küçük değer göze gelmeye başlıyor.
  4. Yine aynı şekilde tamamen bitmesini beklemeden cihazınızı şarj edin. Özellikle oyun oynamak, video işlemek gibi çok güç çeken bir uygulama sırasında cihazınızın şarjını asla bitirmeyin. Bu tehlikeli voltaj sınırına düşüreceğinden pilinizin ömründen çalacaktır. 
Devamını Oku

Röportaj #18 www.renkliblogsayfam.site

Bugün ki röportajım da www.renkliblogsayfam.site yazarı olan Seyhan Türker ile oldu. Seyhan Hanım'a verdiği cevaplardan dolayı çok teşekkür ediyorum ve sorulara geçiyorum.

Blog yazmaya ne zaman başladınız?

Öncelikle merhaba blog yazmaya Ağustos ayında başladım . Uzun zamandır düşünüyordum ancak tam olarak kendimden emin değildim. Kısmet Ağustos ayına denk geldi .

Blog yazmayı herkese önerir misiniz?

Ben blog yazmayı çok seviyorum. Ve eğer yarıda bırakmayacaksa herkese de tavsiye ederim. İnanın çok zevkli blog yazmak.

Blog yazarken karşılaştığınız sorunlar nelerdir?

Aslında henüz çok yeni olduğum için henüz belli bir sorunla karşılaşmadım. Sizler gibi değerli blogger arkadaşlarımın desteğiyle olabilecek sorunları çabuk çözebileceğime inanıyorum.

Çevrenizde başka blog yazan var mı? 

Yakın arkadaşlarımdan bir tanesi benim teşvikimle başladı sayılır.

Yazılarınızı yazarken dikkat ettiklerinizden ve hazırlıklarınızdan kısaca bahseder misiniz

Yazacağım konu ile ilgili uzun bir süre araştırma yapıyorum. Daha önce yazılmış makaleleri gözden geçiriyorum . Çok fazla yazılmış olan seyleri paylaşmayı çok tercih etmiyorum. Bir kaç yazımda bana gelen maillerdeki istek doğrultusunda yazdım. Yazacağım zaman kendimi okuyacak olanların yerine koyuyorum ilk olarak ve ona göre yazmaya gayret ediyorum. Sağlık ve diyet konularında daha çok yazım var ve her yazımda her ne olursa olsun ilk olarak bir doktora başvurulması gerektiğini özellikle belirtiyorum. Çünkü ben doktor değilim ve her insan ayni yapıya sahip değil .


Seyhan Türker'e  cevapları için bir kez daha  teşekkür ediyorum. Eğer sizde röportaj göndermek isterseniz buradaki formu doldurarak kolaylıkla cevaplarınızı bana ulaştırabilirsiniz :)

Devamını Oku

Otomobillerde Bulunması Gerekenler

Bildiğiniz gibi hususi otomobillerimizi kullanırken bir takım alet-edevat ve belgeleri aracımızda bulundurmak zorundayız bir kısmı da acil durumlarda işe yaradığı için zorunlu olmasa da aracımızda bulunmalı. Özellikle yeni bir otomobil aldığımızda bunların neler olduğunu bilmiyor olabiliriz. Bunlara bakacak olursak;

Bulunması Gereken Belgeler:

  •  Aracımızın ruhsatı.
  • Egzoz pulu.
  • Trafik sigortamıza ait poliçe. 
  • Ehliyetimiz (diğer bir deyişle sürücü belgemiz)
  • Araç muayene belgemiz.
  • Kaskomuz bulunuyorsa buna ait belgeler.

Bulunması Gereken Alet-Edevat:

  • İlk yardım çantası.
  • Yangın söndürme tüpü (1 kg'lık).
  • Üçgen reflektör. (2 Adet)
  • Kriko.
  • Kış aylarında zincir.
  • Bijon anahtarı.
  • Çekme halatı.
  • Stepne (Yedek lastik)
  • Seyyar lamba. 
  • Yedek ampül takımı.
  • Takoz.
Bir çoğumuz maalesef bu belge malzemeleri yıllık muayeneye gitmek gibi durumlarda taşıyıp sonrasında bagajda yer tuttuğu için geri çıkarıyoruz. Fakat unutmamız gerekiyor ki bu tür ürünler acil durumlarda canımızı bile kurtarmaya yarabilir. Bu nedenle bu evrakları ve malzemeleri arabamızdan eksik etmemeye özen göstermeliyiz. Hatta zorunlu olmasa bile şoför koltuğunun yanında acil durumda kullanabilmek için camı kırmamıza yarayacak bir aleti de bulundurmalıyız. Yine yangın tüpünü de şoför koltuğunun yakınlarına konumlandırmalıyız. Böylelikle acil bir durumda hemen bu tür ürünleri alarak müdahale etme şansımız artar. 
Devamını Oku

Röportaj #17 www.karincha.com

Bugün ki röportajım da www.karincha.com'la oldu. Blogun yazarına verdiği cevaplardan dolayı çok teşekkür ediyorum. Konuyu da daha fazla uzatmadan soru ve cevaplara geçiyorum :)

Blog yazmaya ne zaman başladınız?

Blog yazmaya çok önceden başlamıştım. 2010 yılıydı galiba. Daha sonra ara vermek zorunda kaldım ve 2018 Ağustos ayında yeniden başladım inşallah da böyle devam eder.

Blog yazmayı herkese önerir misiniz?


Sabırlı, azimli ve yazmaktan zevk alan herkes yapsın derim.

Blog yazarken karşılaştığınız sorunlar nelerdir?


Öncelikle site nasıl kurulur hakkında bilgim yoktu. Ücretsiz blogger temaları buldum onları güncelledim ve yazılar paylaşmaya başladım. Daha sonra Google sıralamalarda üstlere çıkmak için site hızının çok önemli olduğunu öğrendim. Ve benim kullandığım tema çok yavaştı onu değiştirme kararı aldım derken karışıklıklar oldu ve eski blog sitemden vazgeçip yeni bir blog sitesi kurdum. Buna benzer nedenler yüzünden bir çok farklı blogger sitesi açtım ama her biri bir diğerinden daha profesyonel oldu. 

İkinci sorunum ise yazılarımı daha fazla insana nasıl ulaştırırım düşüncesi oldu. Anahtar kelimeler, Seo uyumu, Analytic, Sosyal Medya vb. farklı farklı uygulamalarla bağlantılı olduğunu öğrendim ve her birinde kendimi geliştirmeye çalıştım ve hala geliştirmekteyim.

Çevrenizde başka blog yazan var mı?


Hayır yok.

Yazılarınızı yazarken dikkat ettiklerinizden ve hazırlıklarınızdan kısaca bahseder misiniz?


1. Google sayesinde gelecek ziyaretçiler için anahtar kelime araştırması yaparım.
2. Hazırladığım yazıyı paylaşmadan önce ailemden bir kaç kişiye okuturum ve eksikleri gideririm.



Tekrar yazara cevapları için teşekkür ediyorum. Eğer sizde röportaj göndermek isterseniz buradaki formu doldurarak kolaylıkla cevaplarınızı bana ulaştırabilirsiniz :) 
Devamını Oku

Sürekli Tema Değiştirmenin Etkileri

  Sürekli blogumun temasını değiştiren biri olarak bu konuda yaşadığım olumlu / olumsuz tecrübeleri paylaşmak istedim. Gördüm ki sürekli temasını değiştirmek isteyen tek ben değilim çevremde de bir çok kişi bunu yapmak istiyor ama özellikle de seo konusunda korktukları için bunu yaparken akıllarında bir çok soru kalıyor bende bu konulara elimden geldiğimce cevaplar vermeye çalışacağım.

1) Seo Konusundaki Etkileri:

Seo konusunda seçtiğiniz yeni temanın hızı çok önemli bir diğer nokta da anahtar kelimeler, meta açıklamalar. Eğer tema değiştirdiğinizde seo açısından etkilenmek istemiyorsanız yapmanız gereken meta etiketlerinizin hepsini kopyalayıp yeni geçtiğiniz temaya da aynen yapıştırmak, bir diğeri de yeni geçeceğiniz temanın mobil ve masaüstü yüklenme sürelerinin eski temanıza göre çok yavaş olmamasına dikkat etmek. Eğer bunları uygularsanız çok da bir etkisi olmadığını söyleyebilirim.

2) Html, Css, Php vb Öğrenme Konusunda Etkisi:

Kullandığınız platforma göre her tema değiştirdiğinizde  tema üzerinde değişiklik yapacağınız için temanın yazıldığı dili de öğrenmiş olursunuz. Ben sürekli Blogger üstünde uğraştığım için artık Html ve Css konularında baya geliştiğimi düşünüyorum. Yine aynı şekilde tema editleme konusunda da kendimi baya ilerlettim. Yani tema değiştirmenin sadece olumsuz değil olumlu yanları da var. 

3) Bilinirlik Açısından Etkileri:

Bu konuda biraz sorun yaşatacağı bir gerçek. Daha önce birisi sitenize girdiyse temanız değişince sizin siz olduğunuzu anlaması zor olabilir. Bu durumda kalmamak için de yapabileceğiniz bir şey var ki o da logo kullanmak. Logo kullanmanın faydalarını Bu yazımda uzun uzun anlatmıştım. İsterseniz onu da okuyabilirsiniz. 

4) Yazı Tasarımı Açısından Etkileri:

Eğer yazılarınızın temanızla uygun olmasına dikkat ediyorsanız en büyük sorunu bu konuda yaşıyorsunuz. Çünkü her tema değiştirdiğinizde yazılarınızı güncelleme imkanınız olmuyor. Bu nedenle bu konuda sizi üzeceğini söyleyebilirim. 
Devamını Oku

Röportaj #16 Beytullah-poyraz.blogspot.com

Röportajlar serime uzun bir süre ara vermiştim bugün uzun süredir blogunu severek takip ettiğim  Beytullah Poyraz'ın röportajı ile bu serime devam kararı aldım. Kendisine bana zaman ayırdığı ve cevapları için teşekkür ederim. Girişi daha fazla uzatmadan hemen sorulara ve cevaplara geçeyim;

1- Blog yazmaya ne zaman başladınız?


Blog yazmaya, üniversiteye hazırlandığım dershane yıllarında başladım. Fakat faal bir şekilde yazmaya başlamam pek o kadar eski değil. Yakın bir zamana denk gelir. Şu an yazılarımı yayınladığım blogum da Şubat 2018 tarihli ilk yayınımı göstermektedir. Aslına bakılırsa 2007 gibi bir tarihte tanışmıştım blogger ile. Tabii o zamanlar üzerimizde bu konularla ilgili bir acemilik vardı.  Blogger’ın nasıl bir platform olduğunu araştırmaya çalışmam ve internet ulaşma ve internetten faydalanma konusundaki kısıtlı imkânlarım olması sebebiyle blogger’da yazma hevesim daha sonralara, yani günümüze kadar aksadı.
Şimdilerde “Tü tü maşallah” iyi yazdığıma inanıyorum. Devam ettirme konusunda da kararlı hissediyorum kendimi.


2- Blog yazmayı herkese önerir misiniz?


Bu sorunuza ne yazık ki olumsuz cevap vermek zorundayım. Hayır, herkese önermem veya herkese blog yazmasını tavsiye etmem. Çünkü ben blog yazmayı, bir edeb ve kurallar çerçevesi içinde yapılmasından yanayım. Blog yazma konusunda bu çizgisinin seviyesinin düşmemesi taraftarıyım. Aslında herkese önersem de blog yazmanın, blog yazarının belirli niteliklere sahip olması hasebiyle başlasalar bile yarıda bırakacaklarına inanıyorum. Bu çizgiden ilerlersek, herkese blog yazmayı tavsiye ederim :).


3- Blog yazarken karşılaştığınız sorunlar nelerdir?


Blog yazma konusundaki tek sıkıntım, vaktimin olmayışı. Güzel bir blog yazmaya, yeni bir konu başlığı oluşturmaya karar versem, ya bir işim çıkıyor konuyu unutuyorum ya da yazmaya başladığım sürede iş gibi zaruri, ev ve arkadaş gibi tatlı engeller çıkıyor. Onun için blog yazılarımı fırsat buldukça ilgilerinize sunuyorum.


4- Çevrenizde başka blog yazan var mı?



Evet. Çevremde, aile bireylerimden blog yazan (Recep Hilmi Tufan, Ömür Gürbüz) yazmaya çalışan (Kıymetli ve Sevgili eşim Gülnaz Gafurova) var. Recep Hilmi Tufan ile yapmış olduğunuz röportajda benim ile ilgili olarak “son zamanların hızlı blogcusu” dese de 3. Sorunuzdaki cevaplarıma istinaden o kadar hızlı olmadığımı göreceksiniz. Bunların dışında bloggerdan tanıdığım ve takibe aldığım birçok blog yazarı var. İsimlerini zikrettiğim Recep Hilmi, Ömür Abi ve Çince Öğretimi ile ilgili olarak açtığı bloğa bir yazı ekledikten sonra bebeği ile uğraşmak zorunda kalan eşim Gülnaz’ın blog sayfalarını aşağıda vereyim.





5- Yazılarınızı yazarken dikkat ettiklerinizden ve hazırlıklarınızdan kısaca bahseder misiniz?


Bir blog yazısı hazırlamak için “Acaba ne hakkında yazayım?” gibi ne bir düşüncem ne de bunun için bir ön hazırlık evresi içinde bulunmadım hiç. Bunu, yazı yazma ve yayın hazırlamaya önem vermemek gibi düşünmeyin. Bazen aklıma gelen bir konu hakkında yazı yazmak için kuracağım cümleleri oluşturur, nasıl başlamam gerektiğini kurgularım. Bazen de milletimizin aksaklıklarından “sinirlerime dokunan”larını bir çırpıda yazarım. Bunların yanısıra yayın hazırlığında iken düşüncelerimi bir yandan da takipçilerimin ellerindeki keskin makasları (yani yapacakları eleştirileri) dikkate alarak, yansıtmaya çalışırım. İyi veya kötü eleştiriye hep açık olsam da kimse kötü bir şey istemez, değil mi?

Bunlara ek olarak, bloggerlar ve blog yayıncıları için sağlamış olduğun bu röportaj için Ali Yatarkalkmaz kardeşime de teşekkürlerimi bildirmek isterim.
Herkese iyi yayınlar!




Bir kez daha Beytullah Poyraz'a bir kez daha verdiği cevaplar için teşekkür ediyorum :)
Devamını Oku

Hürriyet Bumerang Nedir?- Kullanım Tecrübelerim

  Blog yazarları veya internet site sahipleri belli bir süreden sonra hem hit kazanmak hem de para kazanmak için Hürriyet Bumerang'a üye olmayı düşünüyor. En azından bu servis ile elbet karşılaşıyor. Bende uzun süredir bu hizmeti kullandığım için bu konuda edindiğim bilgileri paylaşmak istedim.



Bumerang'ın Faydaları:

  1. Yazarkafe sayesinde gönderdiğiniz tüm yazılardan hit elde etmiş oluyoruz. Bu hitler bazen yazı başına 1-2 kişi ile kalsa da bazen onlarca hatta yüzlerce kişi olabiliyor. Bu nedenle en büyük faydası bu oluyor. Tabii bunun yanında Yazarkafe gibi bir siteden backlink elde etmemiz de bir diğer iyi yanı oluyor.
  2. Teklifler sayesinde para kazanabiliyorsunuz. Bu tekliflerden blogunuza veya internet sitenize göre farklı miktarlarda gelirler elde edebiliyorsunuz. İçerideki paranız 50 ₺ olduğunda da ödemenizi alabiliyorsunuz. Burada ise ufak bir ayrıntı var paranızı alırken sizden bir para kesiliyor (vergiler için). Bu nedenle burada biraz elde ettiğiniz parayı kaybetmiş gibi hissetmiyor değilsiniz. 

Bumerang'da Artık Olmayanlar:

İnternette araştırırsanız Hürlist vb gibi bir çok seçenek de karşınıza çıkıyor fakat artık Hürlist bulunmuyor bunun yanında Bumerang ödülleri de artık verilmiyor bu nedenle bu iki seçenek için Bumerang'a girmek istiyorsanız bir daha düşünmenizde fayda var. 

Güvenilirlik:

Bu konuda ben bir sorun yaşamadım. Dediğim gibi kazandığınız paradan ufak bir kesinti yapılsa da (gönderim ücreti ve stopaj) para size yatırılıyor. 

Üyelik Tipleri:

Platin, altın ve bronz olmak üzere 3 çeşit üyelik tipi bulunuyor. Para kazanmak ve hit kazanmak için Platin üye olmalısınız. Diğer seçeneklerde bu imkanlardan yararlanamıyorsunuz. Ama burada şunu da söyleyeyim Platin üye olmak çok da zor değil. 


Devamını Oku

Satın Almayı Planladığım Ürünlerin Listesi (MiM)

Blogunu severek takip ettiğim Recep Abi son yazısında beni de mimlemiş. Ben ondan biraz daha farklı olarak sadece kısa zamanda değil uzun zamanda da almak istediğim ürünleri de listeleyeceğim. Lafı daha da uzatmadan listeme geçelim :)

1-Bang&Olufsen Beoplay H3

  İlk sırada bir kulaklık yer alıyor. Uzun zamandır kaliteli bir kulaklık almak istiyorum. Uzun araştırmaların sonucunda da fiyatlarında en iyisi olan bu kulaklığı beğendim. Kısa vade de alma planı yaptığım ürünlerin başında yer alıyor.

2-Philips Hue Akıllı LED Şerit 

  Orta-uzun vade de almak istediğim fakat hem fiyat hem de tam olarak kullanacak alan olmaması nedeni ile çok da orta vadede alamayacağım bir ürün yer alıyor ikinci sırada.  İnternetteki videoları ister istemez insanı etkiliyor. Bu nedenle listemin bir köşesinde dursada daha uzun süre duracak gibi görünüyor.

3-Asus Ux Serisi Bir Laptop

Mevcut laptopum donanımsal olarak bu seriden çok çok daha iyi olsada küçük ve hafif olması en cezbedici özelliği. Bu nedenle uzun vadede (daha doğrusu şu anki laptopumu bir gün değiştirmem gerekir ise) alacağım ürün olarak yazabilirim.

BONUS: Mercedes-Benz E Serisi:

Büyük ihtimal ile hayal olarak kalacak olsa bile yeni E-serisine karşı bir hayranlığım yok değil. Mercedes-Benz markasını zaten her zaman seven biri olarak E serisi bir araba alma hayalim de yok değil. Bir gün bu hayalimi gerçekleştirebilir miyim bilemiyorum ama bu listede buna da yer vermeden edemedim. :)

Listeme bakınca gördüm ki aslında acil olarak almam gereken hiç bir şey de yokmuş. Çok kısa ve teknolojik bir liste oldu benimki. Mimleyeceğim kişilere gelince ise yazımı okuyup bu etkinliğe katılmak isteyen herkesi mime davet ediyorum :).


Devamını Oku

Voyager Os İnceleme

Voyager os Fransa menşeli  bir işletim sistemi. Bir çok sürümü bulunuyor bunlara kısaca bakacak olursak;
Voyager XFCE: Bu sürüm Xubuntu üzerine yapılan Xfce masaüstünü kullanan sürüm.
Voyager GS:  Bu sürüm oyuncular için yapılmış bir sürüm. Steam, Wine vb yazılımlar kurulu olarak geliyor. Bunun yanında Gnome Twitch vb gibi programlarda yine bizlere sunuluyor.
Voyager Parantel Control: Bu da adından da anlaşılabileceği gibi ebeveyn kontrolü seçenekleri sunan sürümü.
Voyager GE:  Bugün inceleyeceğimiz sürüm de olan GE Gnome arayüzünü kullanıyor ve Ubuntu 18.10 üstüne geliştirilmiş bir yapı. Aynı zamanda Voyager'in de en son güncellenen sürümü.

İlk İzlenim:

Voyager'i ilk açtığınızda Ubuntu'nun biraz makyajlanmış bir hali gibi geliyor size. Aslında yapılan da tam olarak bu olmuş. Ubuntu gerek görsel gerek yazılımsal iyileştirmeler eklenerek Voyager adıyla sürülmüş ve bence gayet de iyi olmuş.

Yüklü Gelen Uygulamalar:

Bu konuda gayet bonkör davranan işletim sistemlerinden birisi Voyager. Conky'den dahili bir radyo uygulamasına, çok gelişmiş masaüstünde not alma uygulamasına, internet vb ile ilgili onlarca uygulamaya sahip olarak geliyor. Bunların yanında Grub'u düzenlemenizi sağlayan Grub Customizer'de geliyor. Bu sayede çoklu işletim sistemi kurulumlarında da sizi yarı yolda bırakmıyor. Bunun yanında Ubuntu'nun yazılım merkezini de içinde bulunduruyor ve istediğiniz uygulamaları tek tıkla kurabiliyorsunuz. Yani kısaca özellikle yeni başlayanlar için aradıkları her şeyi bulabilecekleri bir işletim sistemi olmuş.

Sürücü Desteği ve Kararlılık:

Ubuntu ile aynı kararlılık deneyimini yaşadığımı söylesem yanlış olmaz. Aynı şekilde Ubuntu üzerine inşa edildiği için de sürücü desteği konusunda en ufak bir problem yaşamıyorsunuz.  Gayet akıcı, donma kasma yaşatmayan bir sistem kullanıyorsunuz. Tabii eklenen görsel efektler nedeni ile minumum sistem gereksinimlerinin biraz daha fazla olduğunu söylemem gerek. Minumum sistem gereksinimleri karşılandığı sürece ise hiç bir sorun yaşatmıyor.

Özelleştirme Seçenekleri:

Bu konuda da oldukça bonkör davranıyor.  Size istediğiniz her türlü özelleştirme seçeneğini sunuyor. Bunun yanında Conky, Tweak vb uygulamaların kurulu olarak gelmesi de özelleştirme seçeneklerinizi artırıyor. Bu sayede gerçekten içinize sinen bir ortam hazırlayabiliyorsunuz. 

Dil Desteği:

Voyager'de tabii ki Türkçe desteği bulunuyor. Fakat biraz sorunlu ve eksik olduğunu söylemem lazım. Maalesef bu konuda biraz sıkıntılı bir işletim sistemi. Özellikle İngilizce'si iyi olmayıp da ilk defa Linux kullanacaklar bu konuda biraz sıkıntı yaşayabilir. Ama az çok Linux deneyimi olanlar için bu sorun olmayacaktır. 

Sonuç:

Sonuç olarak Voyager özellikle ilk defa Linux kullananlara önerebileceğim bir işletim sistemi olarak karşımıza çıkıyor. Aradığınız her şeyi size sunuyor. Görsellik anlamında da, yüklü olarak gelen uygulamalar ile kullanışlılık anlamında da kararlılık anlamında da olabildiğince iyi bir sonuç ortaya koyuyor. Neredeyse tüm Linux kullanıcılarının alışkın olduğu bir arayüzü bize sunması da diğer olumlu tarafı. 




Devamını Oku

Linux'e Hangi Dağıtımla Başlanmalı?

Linux dağıtım incelemelerine başladığımdan beri en sık aldığım mesajlardan biri de "ilk defa Linux kullanacağım. Hangi dağıtımı öneririsiniz?" oldu. Bu mesajı da çok sık görmeye başlayınca bu konuda da bildiğim kadarı ile bir şeyler yazmayı istedim. İlk olarak size şunu söyleyeceğim bu yazıda direk şu ya da bu dağıtımı kullanın demeyeceğim. Sadece daha önce deneme imkanım olan dağıtımlardan size en uygun olabilecekleri size sunacağım.

Hangi Dağıtım?

Aslında bu sorunun net bir cevabı yok sizin ne isteğinize göre bu sorunun da cevabı değişecektir. Eğer kolay kullanımlı, çoğu insanın kullandığı, bir sorununuz olunca ulaşabileceğiniz ve sorununuzu çözebileceğiniz bir forumu olan, Windows'a benzeyen bir dağıtım arıyor, çok sıkıntı çekmeden yavaş yavaş öğreneyim diyorsanız size önerim Linux Mint veya Deepin Os olur. Bunun yanında Debian tabanlı olmasın Arch tabanlı olsun ama yine bu özelliklere sahip olsun derseniz de Manjaro olur.  Bunun yanında çok güncelleme almaması benim için sorun değil hatta daha iyi stabil stabil kullanayım derseniz de size gönlümde her zaman bir yeri olan Elemetary Os'u öneririm. 

Bunun yanında az çok Linux kullanmayı seviyorum, biraz da farklılık arıyorum ama başıma da sorunlar çıkarıp beni uğraştırmasın diyorsanız sizi hemen Ubuntu Budgie incelemesine alalım. Yine size pek sorun çıkarmayacak Pisi Linux veya Pardus'u da önerebilirim. 

Bunların yanında ben bunları istemiyorum, adı bile bilinmeyen bir şeyler olsun kullanımı kolay olsun derseniz de mutlaka Endless Os'a bakmalısınız.

Kısaca özetlemek gerekirse ne istediğinize göre hangi dağıtım ile başlayacağınız değişir. Şimdiye kadar 20-25 tane incelem yaptım ve hepsinin kendine göre kolay olan/ zor olan kısımlarını gördüm. Bu nedenle bir dağıtım seçmeden önce aklınıza en çok yatan en çok hoşunuza giden 3-5 dağıtımı bir sanal makineye kurup deneyin. Bu deneme sonunda da içinize en çok sinen hangisi olursa onu kullanmaya devam edin :)



Devamını Oku

Deepin 15.8 Yenilikler

Deepin Os'un yeni sürümünün yeniliklerine bakacağız. Çok fazla yenilik olmadığı için uzun bir inceleme yerine kısa kısa yeniliklerden bahsedeceğiz. Bu sürede yeniliklere madde madde değinirken yeniliklerin görsellerini de yazı boyunca sağ tarafta göreceksiniz.



1) Dockdaki Yenilikler: Dockda (yani alt kısımda yer alan menüde) bir çok yenilik gelmiş bunlardan başlıca ikisi simgeleri gruplama ve dockun en sonunda yer alan masaüstüne dön işareti (Windows kullananların bileceği bir tuş. Artık Deepin'de de var.)


2) Denetim Masası (Ayarlar) Kısmı: Ayarlar kısmı da özelleştirilmiş ve görsel açıdan bir çok iyileştirme yapılmış. 


3) Siyah (Dark) Tema: Bir çok işletim sisteminde yer alan ve kullanıcıların da genellikle hoşuna giden "koyu tema" Deepin Os'a getirilmiş. Bir çok işletim sisteminden de daha güzel göründüğünü renk kombinlerinin çok iyi yapıldığını da söylemem mümkün. 


4) Yenilenmiş Boot Ekranı: Görsel açıdan çok daha iyileştirilmiş bir boot ekranı bizi karşılıyor. Bu da özellikle ilk kez Linux kullanacak kullanıcıları cezbedecek bir özellik olarak karşımıza çıkıyor.


5) Kurulumdaki Yenilikler: Kurulum ile birlikte artık "tam disk şifreleme" seçeneği bize sunuluyor. Bu da güvenliğin artmasında önemli bir yenilik olarak karşımıza çıkıyor. 

Temel yenilikler olarak bunları sıralayabiliriz bunlar dışında;
  • HiDPI desteği artırıldı.
  • Office belgelerini tanılama geliştirildi.
  • Bir çok hata düzeltmesi ve performans iyileştirmesi sisteme dahil edildi.
  • Dock, İmage Viewer, Deepin Graphics Driver Manager gibi Deepin'e özel araçlarda iyileştirmeler ve hata düzeltmeleri yapıldı. Karşılaşılan bazı sorunlara çözümler getirildi.
  • Nvidia Prime desteği getirildi.
Deepin'in yeni sürümü hoşunuza gitti ise Deepin'in kendi sitesinden kolaylıkla indirip kurabilirsiniz :) 
Devamını Oku

Ehliyet Alma Süreci

 Öncelikle yazıya başlamadan belirteyim sürücü kursları arasında farklılıklar olabilir. Fakat temel olarak yapmanız gerekenler, bu sürede başınıza gelecekleri kısaca özetleyeceğim ve aklınızda ki soru işaretlerine bir cevap vermeye çalışacağım.  Ehliyet almamız için tabii ki öncelikle bir sürücü kursuna kayıt olmalıyız. Kurs süresinde teorik ve uygulamalı dersler alacağız. Bu dersler sonunda da bir teorik (yazılı) bir de uygulamalı sınava gireceğiz. Yazılı sınavın nispeten kolay olduğunu ve kurstaki derslere giderseniz kolaylıkla yapabileceğiniz söyleyebilirim. Uygulamalı sınavda ise biraz çalışmanız gerekebilir. Özellikle ilk defa bir aracın sürücü koltuğuna oturuyorsanız mutlaka kursun verdiği derslere eksiksiz katılın. Tüm bu süreç ve sınavlar bittikten sonra kursa gitme amacınız olan "sürücü sertifikasını" almış olacaksınız.

Sürücü Sertifikasını Aldıktan Sonra Neler Yapacağım?

Buradan sonra işlerin biraz daha kolaylaşacağını söyleyebilirim. Kısaca bu aşamadan sonra sadece evraklarınızı tamamlayıp nüfus müdürlüğüne gitmek kalıyor. Nüfusa giderken özel bir şartınız veya farklı bir durumunuz yok ise; (belki her nüfusluk hepsini kontrol etmiyor veya bazılarını istemiyor olabilir fakat temel olarak aşağıdaki belgeler isteniyor.) 
  1. Sürücü sertifikanızı,
  2. Kimlik kartınız veya nüfus cüzdanınız ile bunların fotokopisini,
  3. Diploma veya öğrenci belgenizin aslı ve fotokopisini,
  4. Sabıka kaydınız olmadığına dair evrakları,
  5. Sağlık raporunuzu,
  6. Son 6 ayda çekilmiş 2 adet biyometrik fotoğrafınızı,
  7. Bankalara yatırdığınız parayı gösteren makbuzu,
  8. Kan grubunuzu bildiren bir kağıdı götürmeyi unutmayın.

Sağlık Raporunu Nasıl Alabilirim?

Eski adıyla sağlık ocaklarına veya günümüzde ki adıyla aile hekiminize giderek bu belgeyi kolaylıkla alabilirsiniz. Kısa bir muayenenin ardından size bunu verecektir. Yine kan grubunuzu bilmiyorsanız onu da aile hekiminizden kolaylıkla öğrenebilirsiniz. (ben gittiğimde ikisi için de herhangi bir ücret istenmedi, yazıyı okuduğunuz tarihte ücret getirilmiş olabilir bu nedenle normalde ücretsiz olsa da yine de güncel olarak hala ücretsiz olup olmadığını kontrol etmenizde fayda var. 

Sabıka Kaydımızı Nereden Alabiliriz?

Bu belgeyi de en kolay e-devlet üzerinden alabilirsiniz. 





Devamını Oku

Boş Zamanlarımızı Nasıl Değerlendirmeliyiz?

 Boş zamanlarımızın artık vazgeçilmez ürünleri telefon ve bilgisayarlar oldu. Saatlerce İnstagram'da fotoğraflara bakabilecek, Whatsapp'da sohbet edebilecek, Facebook'da dolaşabilecek insanlar olduk.  Tabii ki bir blog yazarı olup bunları sıklıkla kullanan birisi olarak bunlara asla girmeyin dersem kimse aldırış etmeyecektir. Fakat bunlara girdiğiniz vakti kısıtlayıp bu vakitten arda kalanı da kendinizi geliştirmek için harcayın dersem belki dikkatinizi çekebilir.

Bu kalan vakitte ne yapabiliriz?

Bilgisayar ve telefondan uzak kalmak istemiyorsanız yine bunlar üzerinden Udemy gibi sitelere üye olup, indirimler ile çok ucuz fiyatlara İngilizceden, bilgisayara bir çok alanda dersler alarak kendimizi geliştirebiliriz. Yine Mirosoft Açık Akademi gibi ücretsiz platformlar ile kodlamayı öğrenebiliriz. 

Bunların yanı sıra çok standart olsa da kitap okuyabilir, ya da okumayı sevmiyorsanız kendiniz bir şeyler yazmaya çalışabilirsiniz. Böylelikle beyninizi de daha çok kullanmış ve geliştirmiş olursunuz. 

Eğer yukarıdakilerin hiç birini yapmak istemiyor, yeni bilgiler edinmek istemiyor ya da ben bunların hepsini zaten yapıyorum diyorsanız kısa bir yürüyüş bile sizin için fazlasıyla faydalı olacaktır. 

Neden Sürekli Bilgisayar kullanmayayım ki?

Boş vakitlerimde bilgisayar veya telefon ile uğraşıyorum, zaten boş zamanımı bunlarla değerlendirmiş oluyorum diye de sorabilirsiniz. Fakat işin her boyutunu geçsek bile bu tür cihazlar ile saatlerce uğraşmamız sağlığımızı bile etkileyebiliyor. Bu nedenle bu tür cihazların başında uzun süre kalmamalıyız. Bunların yanı sıra bunlar vaktimizi geçirmiş olsa da bize bir bilgi sunmadan veya bizi geliştirmeden bunu yapmış oluyor. Yani bunlara ayırdığımız vakit aslında vakit geçirmekten çok biraz da vakti boşa kullanmak oluyor.
Devamını Oku

Çocuklar ve Bilgisayar

  Günümüzde bilgisayar kullanımının hızla yaygınlaşması, her alanda hayatımıza çıkması artık küçük yaşta olan çocukların da ona kolay bir şekilde ulaşmasına imkan vermeye başladı. Fakat bu durum çocukları bir çok alanda etkiliyor. En başta sağlık sorunları oluşturabileceği söylense de bu alanda bir bilgim, bir uzmanlığım olmadığı için ben işin bu kısmına hiç girmeyeceğim benim bugün ele alacağım konu daha çok çocuklar bilgisayarda vakit geçirirken neler yapabileceğimiz ile ilgili.

   Her ne kadar çocukları bilgisayardan uzak tutmaya çalışsak da bilgisayar, internet , telefon gibi araçlarla mutlaka günlük yaşantılarında karşılaşıyorlar. Onların bu karşılaşması sırasında;

  1. Girdikleri siteleri onlara çok de belli etmeden kontrol etmeliyiz.
  2. Ebeveyn yazılımları ile girdikleri içerikleri sınırlamalı, onların gelişimine, sosyal yaşantısına zarar verebilecek İnternet siteleri ve uygulamaları engellemeliyiz.
  3. Olabildiğince cihazlarda konuk oturumu veya ikinci bir oturum oluşturup buraya ekstra program kurulmasını engelleyip, girilebilecek site sayısını da sınırlamalıyız. Bu oturumu da çocuklar bilgisayara veya telefona geçeceği zaman aktif hale getirip onların bu oturumda cihazı kullanmasını sağlamalıyız.
  4. Çok uzun vakitler boyunca bilgisayarda kalmamasını sağlamalı, bilgisayar kullanacağı vakiti belirlemeliyiz. Tabii sadece 2 saat oynayacaksın deyip iki saat sonra bilgisayardan kaldırıp yerine farklı aktiviteler sunmazsak çok da başarılı olamacağımızı unutmamalı mümkün olduğunca onları farklı aktivitelere itmeliyiz. 
  5. Özellikle küçük yaştaki çocukları tek başlarına bilgisayar başında fala bırakmamalıyız. Bunu sadece zararlı içeriklere gireceğinden değil oyunlar gibi uygulamalardan sizin haberiniz olmadan saçma sapan ürünler alarak kredi kartı ekstrenizi artıracağı için de dikkat etmeliyiz. Hatta ona verdiğimiz cihazda mümkün ise kredi kartı / banka kartı bilgilerinin tanımlı olmamasına dikkat etmeliyiz.
Kısaca bilgisayarda geçirdikleri vakti doğru belirlemeli ve bu vakitte de neler yaptığını iyi denetlemeliyiz. Bunu yaparken çocuklara çok belli etmeden yapmalıyız (aksi halde gireceği yoksa da istemediğiniz yerlere girmeye çalışabilir). 
Devamını Oku

Duzeru Os 3 İnceleme

  Bugün çok da adı duyulmamış olsa da kullandığımda gayet memnun kaldığım gerek görsel gerekse de performans olarak çok hoşuma giden Duzeru Os'u inceliyorum. Kısaca Duzeru hakkında bilgi vermek gerekirse Debian tabanlı, Xfce masaüstü ortamını kullanan bir işletim sistemi. İşletim sistemi ise Brezilya kökenli olarak karşımıza çıkıyor.  Bilgi kısmını daha fazla uzatmadan incelemeye geçelim.

İndirme ve Kurulum:

  Duzeru'nun sistesinden işletim sistemini kolaylıkla indirebilirsiniz. Kurulumunun da daha önce herhangi bir işletim sistemi kurduysanız onlarla aynı olduğunu hatta Windows'a göre çok daha kolay olduğunu söylemem mümkün. Hatta bir adım ileriye gidip Türkçe biliyorsanız rahatlıkla kuruluyor diyebilirim ki zaten çoğu Linux dağıtımında ad bu rahatlığı görüyoruz. Duzeru'da bize bu kolaylığı sağlamış durumda. 

Görsellik: 


  Görsellik olarak benim çok hoşuma gitti. Tabii tasarım, görsellik konusu kişiden kişiye değişse de bilgisayarımda gören arkadaşlarım da gayet hoş buldu. Bu bağlamda diğer dağıtımlara da çok benzemediğini özellikle menülerinin, ayarlar kısmının baya özel durduğunu söyleyebilirim. Bu sayede kullanırken kendinizi de özel hissediyorsunuz.  Tabii belirttiğim gibi görsellik kişiden kişiye değiştiği için yazı boyunca resimleri ekleyeceğim. Sizde bu sayede hoşunuza gidip gitmeyeceği hakkında en azından bir ön fikir e
dinebilirsiniz. 

Yüklü Gelen Uygulamalar: 

Yüklü gelen uygulamalar konusunda günlük işlerimizde işimize yarayabilecek her türlü uygulamaya hatta biraz daha fazlasına bile sahip. İnternet tarayıcısı olarak  çoğu dağıtımın aksine Mozilla Firefox yerine Google Chrome ile geliyor.  Bunun yanında çok da alışkın olmadığımız (hatta bundan önce hiç bir dağıtımda görmediğim) neredeyse tüm kullandığım dağıtımlara da kurduğum Stacer'de yüklü olarak geliyor. Bu program sayesinde sitem hakkında istediğiniz bilgiyi alıp sistemsel bir çok özelleştirmeyi de yapabiliyorsunuz. Bunun yanında çalışan hizmetleri yönetmekten sistem temizlemeye kadar bir çok seçeneği de sizlere sunuyor. Uygulamanın Türkçe desteği de var. 

Performans ve Sürücü Desteği:

Sürücü desteğinden başlayacak olursak aslında Debian tabanlı olduğundan dolayı çok da bir söz etmeye gerek yok. Gerek kapalı, gerek açık kaynaklı bir sürü sürücü emrinize amade. Bu nedenle çok bulunmaz bir donanıma sahip değilseniz kolaylıkla sürünüzü kurabiliyorsunuz. 

Performans konusunda da  sizleri üzmeyeceğini söyleyebilirim. Gayet akıcı bir şekilde  kullanılıyor. Gerekli sistem  ihtiyacını karşıladığınız sürece hiç bir donma, kasma takılma sorunu yaşamıyorsunuz. Performans anlamında tek yaşadığım sorun olarak Nvidia sürücülerini kurduğumda bazı sürücülerle yırtılma problemi yaptığı ki bunu da çoğu dağıtımda maalesef görüyoruz. Yani buna özgü bir sorun olmasa da yine de belirtmek isterim. 

Özelleştirme Seçenekleri ve Ayarlar:

  Bu konuda da bize bir çok seçenek sunuyor. İlk olarak "kontrol merkezi" uygulamasından bahsedecek olursak hiç bir dağıtımda görmediğim uygulamanın başında yer alan sistem hakkında ayrıntılı bir bilgi kısmı var. Bu kısım benim çok hoşuma gitti.  Bunun yanında da bize istediğimiz ayarı yapma seçeneklerini sunuyor.

Özelleştirme anlamında da aynı çeşitlilik devam ediyor ve ikonlardan temalara kadar her türlü değişikliği yapabiliyoruz. Bunun yanında tabii ki Xfce masaüstünün sunduğu özelleştirmeleri de kullanabiliyoruz. 

Özetle:

Özetle benim çok hoşuma giden bir sistem oldu. Yanında getirdiği uygulamalar ve kendi uygulamaları da çok hoşuma gitti. Görsel olarak da beğendim. Eksik olarak sadece biraz Türkçe desteğini ve sistem hakkında Türkçe içeriğin çok az olmasını söyleyebilirim ki o da Debian tabanlı olmasından dolayı çok da sorun edilmesi gerekmiyor. Yeni başlayanlar için kolay, sade ve hızlı bir işletim sistemi olduğunu söyleyebilirim. Gerek kendi bilgisayarımda gerekse de sanal makine kullanımım da bu konularda gayet akıcı kullandım. 





Devamını Oku

İnternet ve Kişisel Bilgilerimiz

 İnternet artık hayatımızda büyük bir yer tutmaya başladı. Özellikle sosyal medya platformlarının hızla gelişme ile de kişisel bilgilerimizi kendi elimiz ile sunmaya başladık. Normalde bir insanın bize sorsa "sana ne?" diyeceği bilgileri sosyal medya aracı ile kimse sormadan biz veriyoruz.  Fakat bunu yaparken bu bilgilerin güvenliğini, kimlerin eline geçtiğini hiç düşünmüyoruz.

Sosyal Medyada Hangi Bilgileri Paylaşmamalıyız?

Bir bilgi paylaşımı yapmadan önce kendimize bu soruyu yöneltmeliyiz. Özellikle ailemiz ile bilgileri, seyahat edeceksen bunun özellikle tarihinin yazılı olduğu bilet vb yi (evimizin bu tarihlerde boş kalacağını herkese göstermemiz hiç doğru olmayacaktır), bunun yanında ailemiz ile yaşadığımız problemleri, işimiz ile ilgili önemli konuları da paylaşmamız faydamıza olacaktır.

Kısaca bilgiyi paylaşmadan önce kendimize "bu bilgiyi benim için özel mi?" sorusunu yöneltip eğer bizim için özel olduğu kanaatine varırsak ya da aklımızda en ufak bir soru işareti varsa bunları paylaşmamız en doğrusu olacaktır :)
Devamını Oku

Linux Kimler İçin Uygun?

   Linux kullanmayı düşünen veya bir yerlerden görüp ilgisini çeken herkes "acaba Linux bana da uyar mı?, Benim için uygun mudur?" sorusunu kendilerine sorabilirler. Bende onların akıllarında ki bu soruyu biraz olsun azaltmak, biraz olsun gidermek için bu yazıyı hazırlamaya karar verdim. Tabii bu işin uzmanı olmadığımı sadece şimdiye kadar edindiğim tecrübelerim ile bunları yazacağımı ve genel olarak günlük işlemleri baz alarak hazırlayacağımı söylememe gerek yok herhalde..

Linux Kimler İçin Uygun:

   Linux kullanmak zor mu sorusunun cevabını blogumu ilk açtığım yıl hatta ilk aylarda  burada  cevaplamıştım.  Aslında bu soru da onun biraz daha gelişmiş ve güncellenmiş hali olacak. Uzatmadan sorunun cevabına gelelim.
   Linux ilk olarak sürekli güncel oyunları takip eden, Steam'a servet yatıran insanlar için uygun olmaz. Oyuncular için bunun cevabını hemen vereyim ve bundan sonrasını okumakla uğraşmasınlar. Fakat benim gibi ets2, cs:go gibi bolca oynanan oyunları oynayan, en güncel oyunu oynamasam da olur diyenler için ise çok iyi bir tercih olacaktır. Linux tarafından desteklenen oyunlarda Windows'dan daha akıcı (tabii ki dağıtıma göre değişir.) olduğunu bile söyleyebilirim. Bunun yanında Adobe gibi firmaların ürünlerini kullananlar için de uygun olmayacağını söylemem gerek çünkü bu tür firmalar maalesef çoğu ürününde hala Linux'e destek sunmuyor. Bu nedenle böyle programlara ihtiyacınız varsa Linux sevdanızı biraz daha erteleye bilir veya kullandığınız işletim sisteminin yanına kurabilirsiniz. 

   Bunun dışında günlük işlemlerle uğraşan, bankacılık işlemlerini yapan, intenrette dolaşan herkes için Linux diğer işletim sistemlerine göre çok daha iyi bir tercih olacaktır çünkü;
  1. Ücretsiz. Hiç bir para vermenize gerek yok bunun yanında Linux için yazılan çoğu programlarda ücretsiz.
  2. Linux için yazılan virüs ve kötü amaçlı yazılımlar Windows'a göre çok çok daha az. Bu nedenle güvenli bir şekilde kullanabilirsiniz. Açık kaynaklı olması da yazılan virüslerin kısa sürede etkisiz hale getirilmesinde büyük bir katkı sağlıyor. Bu nedenle bankacılık işlemleri gibi işlemlerde güvende olduğunuzu bilmek size güven verecektir. (Daha fazla güvenlik isterseniz bunun için özel olarak hazırlanmış dağıtımlar bile var.)
  3. Windows gibi uzun güncelleme süreleri, sürekli yavaşlaması, çoğu programın mağazasında olmamasından dolayı intenrette onlarca siteyi aramak gibi dertleriniz yok. Ne kadar kullanırsanız kullanın yavaşlamaz, arka planda çalışan işlem sayısı Windows kadar olmadığından çok daha akıcı çalışır, günlük işlemlerde kullanacağınız ofis vb. gibi programları tek tıkla mağazalarından (bazı dağıtımlarda mağaza olmasa da büyük dağıtımların tamamında var.) tek tıkla kurabilirsiniz. 
  4. Her dağıtımın geliştiricileri gönüllü olduğu gibi onları kullananlar da genelde gönül ile bu işe başlamış insanlar oluyorlar. Bu nedenle de neredeyse her dağıtımın bir forumu ve bu forumda sizin olası sorunlarınızı çözmek için bekleyen yüzlerce insan var. Sizde tabii ki bu forumlarda yardımcı olabileceğiniz gibi en ufak probleminizi bu forumlarda paylaşarak sorunlarınızı çözebilirsiniz.
Kısaca temel günlük işlemler için, internette dolaşmak için, sürekli format atmakla uğraşmamak için Linux sizin için biçilmiş bir kaftan olacaktır. Bence ona kesinlikle bir şans vermelisiniz! 




Devamını Oku

Balıklarımıza Bakarken Dikkat Edeceklerimiz

 Çoğumuz balık besliyoruz. Bunu bazen hobi için, bazen iş olarak bazen de bir iki balık ile sadece göz zevkimiz ve biraz zaman geçirmek için yapıyoruz. Fakat hepimizin ortak noktası tabii ki tamamen bize emanet olan bir canlıya bakıyoruz. Bunun sonucunda da onun tüm sorunlarını, bakımlarını da üstlenmiş oluyoruz. Bu yazımda da balık almayı düşünen insanlar için nelere dikkat etmeliler bunlara değinmeye çalışaca

Balığı Alırken;

Balığınızı alırken mutlaka bildiğiniz bir akvaryumcudan, sağlıklı olduğuna emin olduğunuz bir balığı tercih edin. Bunun yanında alacağınız balığın cinsini öğrenip bakım notlarını, nasıl bir ortamda yaşadığını öğrenip buna uygun hazırlıkları yapıp balığınızı böyle alın. Akvaryumcuya gidip gözünüze hoş gelen ilk balığı alıp çıkmayın. Alamadan önce araştırıp gerçekten bakabileceğinize emin olup alın.

Balığa Bakarken;

Balığınıza bakarken onun da bir insan gibi hastalanabileceğini, strese girebileceğini, yaşadığı ortamı beğenmeyebileceğini unutmayın. Hava motoru, filtre vb gibi cihazlarınızı eksiksiz alıp ya da Beta balığı gibi nispeten daha az cihaza ihtiyaç duyan balıkları tercih edin. Bunun yanında beta balığı fanusta da yaşar gibi sözleri asla dikkate almayıp onun da bir canlı olduğunu unutmadan gerekli ortamı (uygun bir akvaryum, en azından bir pipo filtre) sağlayın. 

Bunun dışında bu canlıların sürekli beslenmesi gerektiğini unutmayın. Eğer balığınızı emanet edebileceğiniz bir tanıdığınız yok ise ve sürekli tatillere çıkan, evinizden uzaklaşan biriyseniz bunun büyük bir sorun olacağını unutmayın. 

Yemler;

Çoğu balık verdiğiniz her yemi yese de siz onlar için gerekli vitamin ve mineralleri tam olarak sağlayacak yemleri tercih etmeli, onların kabız olmaması için balığınızın cinsine göre davranmalı ve olabildiğince kaliteli yemler kullanmamalısınız. Yazının bir çok yerinde belirtiğim gibi unutmayın ki onların sizden başka hiç kimsesi yok. Sizde onları alarak bunu kabul etmiş oluyorsunuz. Onlara en iyi şekilde bakmak da tabii ki sizin zorunluluğunuz olmuş oluyor.
Devamını Oku

Google Adsense Onayı Kaç Güne Gelir?

Sitemiz biraz geliştikten sonra para kazanmayı hepimiz isteriz, bu yolda da karşımıza çıkan ilk ve en iyi alternatif tabii ki Google Adsense oluyor. Google Adsense kayıt olur olmaz ise bir sürprizle karşılaşıyoruz ki bu da onay süreci. Peki Google'nin Adsense için sunduğu bu onay süreci kaç gün sürmekte?

Google Onay Süreci Kaç Gün Sürer?

Google Adsense onay süreci için maalesef net bir süre belirtmemiz imkansız. Bu biraz şansınıza bağlı bir hafta içinde de cevap gelebilir bir ay beklemeniz de gerekebilir. Bu nedenle maalesef size net bir cevap veremeyeceğim. Fakat bu aşama da şunu söyleyebilirim ki internette gördüğünüz çoğu bilgi maalesef gerçeği yansıtmıyor. Örnek vermek gerekirse bu sorunun cevabını ararken mutlaka "eğer onay gelmesi uzun sürüyorsa kesinlikle onay alacaksınız demektir" cümlesini görmüşsünüzdür. Fakat maalesef bizzat şahit olduğum tam tamına 27 gün bekleyip ret edilen bir tanıdığım ve bizzat  gün bekleyip ret yiyen bir ben varım :). Bunun yanında onay aldığım başvurumda ise 6. gün onay geldiğini belirteyim. 
Devamını Oku

Ubuntu 18.10 Yenilikler

Ubuntu için daha önceden bir sürü inceleme yayınladığım için bu yeni sürüm için inceleme yazmak yerine sadece yeniliklerden bahsetmek istedim. Bu nedenle bu yazımda sadece yenilikler olacak önceki sürümlerin incelemesini hatırlamak isterseniz de Ubuntu 18.04 İncelemesi ve Ubuntu 17.10 incelemesine bakabilirsiniz.

Yenilikler:

1- Yeni ikon teması ve tema:

En büyük yenilik tabii ki görsel olarak yapıldı tüm tema ve ikonlar yenilendi. Yeni tasarım benim ve bir çok kullanıcının hoşuna gitse bile tabii ki beğenmeyenler de olmuş. Yandaki resimde yeni tasarımı görüp siz de beğenip, beğenmediğinize karar verebilirsiniz :) Tabii eski ikon paketini ve temayı kullanmak isteyenler bunları da paket deposundan yükleyebilirler.

2-Gnome 3.30, Yeni Çekirdek ve Grafik Sürücüleri:

Tabii ki Gnome sürümü de güncellendi ve 3.30 sürümüne yükseltildi. Gnome'nin güncellenmesi ile takvim, yapılacaklar vb gibi uygulamalarda güncellenmiş oldu tabii. Bunların yanında Linux kerneli 4.18 sürümüne yükseltilirken, Rx Vega M, Rasperry Pi'nin bazı modelleri için destek getirildi. 

3- Güncellenen Uygulamalar:


Tabii ki uygulamalar da yeni sürümleri ile yer değiştirmiş oldu bu bağlamda; Thunderbird 60 sürümüne, Libre Office 6.1 sürümüne, Mozilla Firefox 63 sürümüne,  Shotwell 0.30 sürümüne, Rhythmbox 3.2.4 sürümüne, Remmina da 1.2.3 sürümüne yükseltmiş oldu. Depolardaki bir çok uygulama da yeni sürümüne geçti.

4- Diğer Yenilikler:

Bunların yanı sıra parmak izi tanıma için destek, VeraCrypt desteği, mobil telefon entegrasyonu (ki bunun için ekstra bir yazı da yazmayı düşünüyorum Kde Connect ile kıyaslayacağım bir yazı planım var. Fakat biraz daha kullanıp tam değerlendirmek istiyorum) getirilmiş. Bazı performans iyileştirmeleri de bizlere sunulmuş.

Özetle: 

Ubuntu 18.10 bize bir çok yeniliği de getirmiş oldu. Hakkında çıkan ve büyük beklenti yaratan bazı özellikleri görememiş olsak da özellikle telefon entegrasyonu, yeni tasarım ve simgeler beğenileri kazandı gibi duruyor. Daha çok yeni bir sürüm olduğu için zamanla bir sorun vb çıkar mı burasını bekleyip göreceğiz. Şimdilik tüm beklentileri karşılamasa da yeni sürüm herkesi bir şekilde mutlu etmiş gibi görünüyor. 





Devamını Oku

Elementary Os 5.0 İnceleme

Elementary Os'un yeni sürümü 5.0 bugün ki inceleme konuğum. Blogumda en fazla incelemesi olan dağıtım olan Elementary Os'un yeni sürümünü de bugün inceleme kararı aldım fakat açıkçası yeni sürümden pek de umduklarımı bulamadım. Önceki sürümlerin aksine pek de bir yenilik sunmadı bana. Bu nedenle uzun bir inceleme yapmayıp sadece bize yeni olarak neleri sunduğuna değineceğim. Bu nedenle ayrıntılı bir inceleme için önce Elementary os inceleme adlı yazımı okuyup daha sonra bunu okumanızı öneririm.


İndirme ve Kurma:

İndirmek için Elementary Os'un kendi sitesini kullanabilirsiniz. Kurulumu da önceki sürümle aynı olduğu için kolaylıkla kurabilirsiniz. 

Yenilikler:

1-Gece Modu:
Belki de görebileceğiniz en büyük yeniliklerden birisi mavi ışık filtresi de diyebileceğimiz özelliğinin gelmesi.


2-Metin Editörü: 
Metin editörü olan "kod" artık siyah tema ile de kullanılabiliyor. Bunun yanında bir kaç ufak yeniliği de bizlere sunuyor. 


3-Mağaza uygulamasında bir çok yenilik ve yeni ödeme sistemi. 

4- Müzik, dosyalar vb gibi sistem uygulamalarında yeni görsel (siyah veya karanlık mod) ve işlevsel yenilikler.


5- Çoklu görünüm modunda yenilikler.


6-  Epiphany'e (Elementary Os'un kendi taraycısısı) Firefox Sync desteği eklendi.


7- Yeni simge paketinin gelmesi.

Karşılaştığım Sorunlar:

Çok fazla sorunla karşılaştığımı söylersem yalan olur fakat kullanım sürem boyunca gördüğüm iki byük problem var ki bunlardan birisi çoğu uygulamanın simgesinin bulunmaması ve bu nedenle dişli çark simgesinin görünmesi (kullanımda sorun yaratmasa da görsel olarak hoş durmuyor. Farklı bir simge paketi yükleyerek sorun çözülebiliyor.) ve diğer problemim ise Türkçe çevirideki sorunlar. Özellikle yeni eklenen (Elementary'nin değişi ile gece lambası gibi) kısımlarda bu çeviri problemleri gözünüze fazlası ile çarpıyor. 

Sonuç Olarak:

Sonuç olarak blogumu takip edenlerin bilebileceği gibi Elementary Os benim en sevdiğim işletim sistemlerinin başında geliyor. Hala da günlük olarak kullandığım bir sistem olduğu için yeniliklerin gerçekten işlevsel olduğunu söyleyebilirim fakat söyleyebileceğim bir diğer nokta ise zaten uzun zamanlar boyunca yeni sürüm gelmediği için gelen sürümlerde daha fazla yenilik beklediğim. Her ne kadar hız, görsellik, kullanışlılık olarak çok iyi olsa da biraz daha farklılık ve yenilik de bekliyorum. 

Elementary her ne kadar beklediğim kadar yenilik sunmasa da hala aktif olarak kullanmaya devam ettiğim sistem olarak yoluna devam edecek. Yeni başlayacak, hız ve sadelik arayan kişilere de önerim olmaya devam edecek. 




Devamını Oku

Sitemizin Google İndex Hızını Artırma

 Sitelerimizin en büyük trafik kaynağı tabii ki arama motorları, arama motorları içerisinde de en çok kullanılan Google olduğu için hepimiz Google'e indekslenmeyi ve üst sıralara çıkmayı amaç olarak edinmiş durumdayız. Fakat Google'de çıkmak her zaman çok kolay olmuyor.  Bu yazıda da Google'de çıkmanın yollarına ve ilk sıraları kapmanın ip uçlarına değineceğiz. Lafı da daha fazla uzamadan bu yollara geçelim;

  1. Etiketleri ve anahtar kelimeleri eksiksiz olarak, düzgün bir biçimde girmelisiniz.
  2. Sitenizin seo çalışmalarını eksiksiz yapmalısınız.
  3. Sitenizi Google url ekleme adresinden eklemelisiniz.
  4. Yazılarınızı çok kısa ya da uzun tutmamalı aynı şekilde sadece görsellerden oluşan ya da sadece videodan oluşan içerikler üretmemelisiniz.
Aslında görebileceğiniz gibi 4 temel kurala dikkat ederek kolaylıkla indekslenmenizi sağlayabilir, Google'de üst sıralarda çıkabilirsiniz.
Devamını Oku