22 Haziran 2018 Cuma

Virüslerden Nasıl Korunuruz?

Bilgisayar virüslerinin yada farklı bir adla kötü amaçlı yazılımların adları ve türleri değişse de temelde bizim bilgilerimizi çalmak ve bilgisayarımızı kullanılmaz hale getirmek yatıyor. Keylogger ile klavye hareketlerimizi kopyalamaktan, fidye yazılımları ile bilgisayarımızı kitleyip bizden fidye istemeye kadar bir çok yol denenebiliyor. Fakat temelde çoğu aynı mantıkla çalışıyor ve aynı şekilde çoğalıyor. Bu nedenle bazı temel önlemleri alarak bu kötü amaçlı yazılımlara yakalanma ihtimalimizi oldukça düşürebiliriz. Şimdi yapabileceklerimize geçelim;

  1. İşletim sisteminizin güncellemelerini her zaman yükleyin. Özellikle güvenlik güncellemelerini kesinlikle atlamayın.
  2. İyi bir antivirüs kullanın. Antivirüsler çoğu zaman yeni virüsleri veri havuzlarına daha önce işlerler böylelikle işletim sisteminiz yamalana kadar güvende olabilirsiniz.
  3. Arkadaşınızdan da gelse bilmediğiniz linklerden uzak durun. Aman bunun attığı linkten ne olacak demeyin, der de tıklarsanız da gittiğiniz sitede asla kredi kartı bilgisi, sosyal medya hesaplarınız şifresi gibi bilgileri paylaşmayınız.
  4. E-postanıza veya smsinize gelen mesajlardaki linklere tıklamayın, numaraları aramayın. Özellikle para kazandınız, adınıza sahte işler yapıldı gibi mesajların artık yalan olduğunu benimseyin ve asla bu tür mesajları dikkate almayın.
  5. Kullandığınız programları güncel tutun. Çoğu zaman kullandığımız programları güncellememek bize en büyük tehdit olur.
  6. Bilmediğiniz sitelerden uzak durun. Bilmediğiniz sitelerden crack vb gibi yazılımlar indirip bunları kurmayın. Bu tür yazılımlarda en iyi ihtimal ile bilgisayarınıza onlarca reklam yazılımı kuracak ve bilgisayar kullanımınızı kabusa çevirecektir.
Yukarıda ki temel 6 maddeye dikkat etmek sizi çoğu zaman için korunaklı bir duruma getirir. Özellikle bilmediğiniz linklere tıklamaz, bilmediğiniz dosyaları indirmezseniz (tabii arkadaşınızdan aldığınız usb bellekde de virüs olabilir) virüslerden büyük ölçüde kurtulmuş olursunuz. Arkadaşınızdan usb alma gibi durumlarda da Antivirüs kullanmanız en büyük yardımcınız olacaktır. 
Devamını Oku

20 Haziran 2018 Çarşamba

Röportaj #9: Ruhunarenkkat.com

Bu haftadaki röportajımı da Ruhunarenkkat.com blogunun yazarı Kübra Coşkun ile yaptım. Verdiği cevaplar için bir kez daha teşekkür ediyorum :).


Blog Yazmaya Nasıl Başladınız?

Özellikle lise dönemlerinden beri yazmak konusunda çok istekliydim. Birkaç blog denemem olmuş ama devam ettirememiştim. Onun yerine hep defterlere, not kağıtlarına yazdım bir süre. Üzerinden yıllar geçti, içimdekileri yazma ve birileriyle paylaşma isteğim sebebiyle de Ruhunarenkkat'ı açtım. 2 senedir de ilk günkü gibi yazıyorum.😊


Herkese Blog Yazmayı Önerir Misiniz?

Herkese önermem. Çünkü yazmak gerçekten istek gerektiren bir şey... Bazılarını görüyorum bir hevesle blog yazmaya başlıyorlar, sıkılınca veya bir getirisi bir okuyanı olmadıklarında kısacık süre içinde silinip gidiyorlar. Bu yüzden blog yazarı olmaktan zevk alan, mutluluk duyan ve yazmayı hevesten çok bir tutku olarak görenler yazmalı bence...


Blog Yazarken Karşılaştığınız Sorunlar Nelerdi?

Açıkçası çok bir sorun yaşamadım. Biraz teknik gerektiren konular zorladı diyebilirim. Ama yazarken minik hatalar dışında pek bir şey olmadı, kendi kendime düzelterek öğrendim. Bu açıdan da iyi bir deneyimdi.👍


Çevrenizde Başka Blog Yazan Var Mı? 

Çok var.😊 Hatta birkaçı yakın çevremden... Bazılarını da blog açmaları için bizzat ben teşvik ettim. Bu sayede daha iyi dostluklar kuruluyor, olan dostluklar pekişiyor, fikir alışverişi yapabiliyoruz ve ufacık bir faydamız dokunsa bile bunlar bizim gözümüzde büyük mutluluklar.😍 En azından benim için böyle.

Yazılarınızı Yazarken Dikkat Ettiklerinizden ve Hazırlığınızdan Kısaca Bahseder Misiniz?


Samimi bir dil kullanıyorum. Bu yüzden denediğim, tecrübe ettiğim veya fikir sahibi olduğum her konu hakkında bir arkadaşıma anlatıyormuş gibi yazmaya özen gösteriyorum. Düz bir makale tarzından kaçınıyorum. Yazarken anlatımıma, yazı öncesinde de konu başlığımla alakalı fotoğraf ve alıntıların önümde hazır bir şekilde bulunmasına dikkat ediyorum. Gerisi de biraz ilham, biraz da müziğin işi. Hepsi bir araya geldiğinde de kolayca renkli yazılar ortaya çıkarıyorum. 😊



Kübra Coşkun'a verdiği cevaplardan dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum. Sizde Röportaj vermek isterseniz Buradaki formu kolaylıkla doldurup bana yollayabilirsiniz. Yazınız yayınlandığında sizi e-posta ile bildireceğim :)

Devamını Oku

19 Haziran 2018 Salı

Bu Günlerde Sıkça Duyduğumuz Eğitim Türü Olan Montessori Nedir?

Geleneksel olarak tabir ettiğimiz; öğretmenin baskı kurduğu, sorgulama ve problem çözme fırsatı pek sunmadığı ve tek taraflı akışta ilerleyen eğitim tarzına karşı olarak doğduğunu söyleyebileceğimiz montessori eğitimi, çocuğunun geleceği konusunda sorumluluk duyan bilinçli ailelerin bir numaralı gündem konusu. Fakat son yıllarda artan montessori tarzı eğitim veren kuruluşlar, bu türün geniş kitleler tarafından da bilinmesinde önemli rol oynadı. Artık çoğu aile bu eğitim tarzını araştırıyor, montessori etkinliklerine göz atıyor ve çocuklarına montessori oyuncakları almayı ihmal etmiyor. Hal böyle olunca içinde montessori kelimesi geçen her şeye de gizliden gizliye zam geliyor :) Ama şu da bir gerçektir ki tam gelişim dönemlerinde montessori tarzı eğitim almış çocuklar, gelecekte de psikolojisi düzgün bireyler haline geliyorlar ve başarılı işler gerçekleştiriyorlar.


Peki montessori nedir? Nasıl uygulanır? Gelin sizlere açıklayalım.


Montessori, 19 yüzyılda İtalya’da yaşamış ve ülkenin ilk kadın doktorlarından biri olmuş olan Maria Montessori tarafından keşfediliyor. Eğitim modelinin adı da aslında buradan geliyor. Araştırmalarında “eğitimde çocuktan hareket” akımını benimseyen Montessori, bu araştırmasıyla çok kısa sürede popüler doktorlardan biri haline gelmiş ve bu felsefeyi günümüze kadar taşımış.

Montessori’nin savunduğu en önemli konu, öğretmenlerin öğrenciler üzerinde sadece bir rehber olmasıdır. Yani onları baskıyla yönlendirmemeleri ve özgür bırakmaları gerektiğini söylüyor. 

Geleneksel eğitimdeki öğrencinin sadece dinleyici modda olması, çok fazla söz hakkı olmaması, sorgulamasının engellenmesi gibi durumlar, montessori modelinde tamamen aşılıyor. Montessori’de öğrenciler daima soru sorar, merak eder, araştırır ve keşfeder. Düzenlenen çocuk etkinliklerinde de bu method izlenir. Çocuklar asla “hadi kalk bakalım şimdi oyun oyna” cümlelerine maruz kalmaz.

Montessori methodunu aslında hayatımızın her alanında görmek ve uygulamak mümkün. Ama genel olarak baktığımızda montessori, daha yaygın olarak eğitim kuruluşlarında ve oyuncaklarda karşımıza çıkıyor. 

Artık günümüzde montessori felsefesini özümseyerek eğitim veren çok sayıda eğitim kuruluşları ortaya çıkmaya başladı. Çocuklarınızın bu eğitim kuruluşlarında eğitim almasını sağlayarak onların geleceğine önemli katkılarda bulunabilirsiniz.

Montessori eğitimine ek olarak, artık çoğu oyuncak mağazasında bulabileceğiniz montessori methoduyla çocukları etkileyen oyuncakları da tercih edebilirsiniz. Bu oyuncaklar da tıpkı eğitimlerde olduğu gibi çocuğun kendisini sorgulamasını, keşfetmesini ve üretmesini sağlıyor.

Devamını Oku

18 Haziran 2018 Pazartesi

Wd My Passport İnceleme

Ortalama olarak üç aydır kullandığım Wd My Passport 1Tb modelinin incelemesini sizinle paylaşıp, deneyimlerimi size de aktarmak istedim. Özellikle benim gibi ufak tefek oyun, film, müzik yedeklerini almak ve biraz da olsun kaliteli ve güvenli bir disk kullanmak isteyenler için en iyi seçeneklerden biri olarak karşımıza çıkıyor.

1-Tasarım:

 Tasarım göreceli bir kavram olsa da gayet parlak yapısı ve oldukça çeşitli renk seçenekleri ile herkesin hoşuna gidecek bir tasarıma sahip. 2.5 İnçlik boyutu, zarif yapısı ve inceliği ile ürün elinize aldığınızda kendini hem pahalı hissettiriyor hem de sağlamlık hissini sizde uyandırıyor. Burada tek sorunu ise parlak yapısından kaynaklı kayganlığı, ürün elinizde çok dikkatli tutmazsanız kayabiliyor. Bu da kısa süreli bir paniğe yol açmıyor değil :)

2- Kutu İçeriği ve Garantisi:

Kutu içeriği olabildiğince kısıtlı tasarlanmış. Kullanım kılavuzu, ürünün kendisi ve kablosu bir adet de garanti belgesi çıkıyor. Bazı ürünlerde olduğu gibi bir taşıma kılıfı vb bulunmuyor. Bunun yanında bize 2 yıllık bir garanti sunuyor. Benim 3 aylık kullanımım da hiç bir sorun çıkarmadığını da ekleyeyim. 

3- Performans, Isı ve Ses:

Dosya okuma ve yazmada minumum 89.9, maxmimum 116.2  Mb'ları gördü ortalama da ise 112mb ile okuma/ yazma yaptı. 5400 Rpm'lik diskler içinde ortalama hatta ortalamanın biraz da üstünde bir performans verdiği söylemek mümkün bu değerlere bakınca. Isı konusunda ise disk ısınmıyor gerek testlerimde gerekse de günlük kullanımım sonucunda 30-34 derece civarlarında dolaşıyor. Bunun da bu tür diskler için ortalama bir değer olduğunu belirtelim. Ses konusunda ise özelikle sessiz bir ortamda çalışıyorsanız ses biraz duyuluyor. Hafif de tiz olan okuma sesi sessiz ortamlarda biraz rahatsız edebiliyor. Fakat okulda, işte ya da televizyon vb açıkken bu sesi duymanız neredeyse imkansız. 

4- Yanında Gelen Uygulamalar:

A-Wd Discovery:

Bu uygulama ile diskinizin ve diğer uygulamların güncellemelerini denetleyebilir, diskiniz hakkında temel bilgilere ulaşabilir ve Wd'nin kampanyalarını görüntüleyebilirsiniz.

B- Wd Backup:

Adından da anlayabileceğiniz gibi bu uygulama ile yedeklerinizi alabilirsiniz. İşini gayet iyi yaptığını da belirteyim.

C- Wd Security:

Diskimizin şifreleme özelliği bulunduğundan bu uygulama ile diskinize şifre koyabiliyorsunuz. Böylelikle birisi diskinizi sizden izinsiz alsa bile hiç bir veriye ulaşamıyor.

D-Wd Drive Utilities:

Diskiniz ile her türlü işlemi bu uygulama üzerinden yapabiliyorsunuz. Diskinizin sağlık durumunu, Smart değerlerini kontrol edebilir. İsterseniz bu uygulama üzerinden sıfırlayabilirsiniz.

Fiyat:

Fiyat olarak şu anda 260-320 tl arasında fiyatlarının değiştiğini söyleyebilirim. Fakat değişen kurlar ve gelen zamlar nedeni ile siz bu yazıyı okuduğunuzda fiyatı yükselmiş veya düşmüş olabilir.



Devamını Oku

16 Haziran 2018 Cumartesi

Deepin Os 15.6 İnceleme

Deepin Os'un yeni sürümü 15.6 bir kaç gün önce yayınlandı. Ben de 15.5 yazımın çok okunması ve Deepin Os'un popülaritesinin gittikçe artmasından dolayı yeni sürümü de inceleme kararı aldım. Yeni sürüm bir çok yeni özellikle beraber gelmiş ve eksiklikleri büyük ölçüde gidermiş hadi bunlara beraber bakalım;


1- Yeni Karşılama Ekranı:

Yepyeni bir karşılama ekranı bizlere sunulmuş. Bu karşılama ekranı ile ilk başta özelleştirmelerimizi hızlıca yapabiliyor ve almak istediğimiz temel bilgileri hızlıca edinebiliyoruz. Özellikle ilk defa Deepin Os kullanacaklar için büyük bir yenilik ve kolaylık sağlamış. Sistemi ilk kurduğunuzda da size hangi masaüstü kipini kullanmak isteidğinizden hangi simge paketini kullanmak istediğinize kadar sorarak ilk kullanıma hazırlıyor.


2- Yüklü Gelen Uygulamalar ve Mağaza:

Deepin Os yüklü gelen uygulamalar konusunda bizleri sevindirmeye ve mağazasındaki onlarca yararlı uygulama ile bizleri sevindirmeye devam ediyor. Tarayıcı olarak Chrome, Office olarak Wps, kullanılmaya devam ediyor. Bunların yanında Deepin'e özel disk yazma, ekran görüntüsü alma, çizim, müzik vb uygulamaları da hala bulunuyor. Bunlar da diğer dağıtımlara göre kullanımı oldukça kolaylaştırıyor. Özellikle acemi kullanıcılar ve işletim sistemi ile çok uğraşmak istemeyen kullanıcılar için biçilmiş bir kaftan haline getiriyor Deepin'i. Bunların yanında Spotify, Skype vb uygulamalarda tabii ki hala bulunuyor. 


3- Ayarlar Bölümünün Güncellenmesi:

Ayarlar bölümü elden geçirilmiş ve çok daha kullanışlı bir hale getirilmiş. Eskisinin kullanım kolaylığı korunurken bu görsel olarak da, işlevsel olarak da artırılmış. Ayarlardaki menüler arasında daha kolay geçiş sağlanmış böylelikle ulaşmak istediğinize çok daha az çaba ile ulaşa biliyorsunuz.


4- Yepyeni Bir Menü:

Kullanması oldukça basit, gözümüzün aşina olduğu, görsel olarak insanı mutlu eden yepyeni bir menüye geçilmiş. Bu menü sayesinde özellikle yeni kullanıcılar kendilerini daha rahat hissedecek ve yabancılıkları daha kısa sürede geçecektir. Tabii ki eski hali ile kullanmak isteyenler de unutulmamış ve hangi hali ile kullanmak istediğinizin seçimi size bırakılmış. 
Yeni menü ile kolaylıkla arama yapabilir, tüm programlarınızı görüntüleyebilir, klasörlerinize kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Burada beğenmeyeceğiniz tek yanın tarihin de burada olması olabilir. Tarihi görüntülemek için kimse bir menüye girmek istemez.


5- Genel Özellikleri:

Bunların yanında tabii ki Deepin'in önceki sürümlerinden beri bulunan özelliklerine de değinmezsek olmaz. Deepin diğer dağıtımlardan çok farklı duran bir teması ile, son kullanıcıyı en kolay şekilde kulalanabileceği ortamı bize sunuyor. Rahat kullanımı, kolay alışılması, bir çok uygulamanın kurulu olarak gelip bize sorun yaratmaması, mağazasının çok gelişmiş olması da onu özel kılıyor. Deepin özellikle Linux'e yeni başlamak isteyenler için en iyi tetcihlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Debian tabanlı olması da program ve sürücü konusunda sorun yaşamayacağımızı gösteriyor.


6- Sürücü Uyumluluğu:

Sürücü uyumluluğu konusunda Debian tabanlı olması nedeni ile bir sorun yaşamaycağınızı söyleyebilirim. Bunun yanında kendi sürücü yöneticisi ile en büyük sorun olan ekran kartına da Bumblebee'yi tek tıkla kurma imkanı vererek sizi en büyük zahmetten kurtarıyor. Tek tıkla Bumblebee kurarak Nvidia Optimus teknolojisine benzer bir yapıda çalışıyor. 

7- Kullanım Kılavuzu:

Özellikle Deepin'i ilk defa kullancaklar için muhteşem hazırlanmış Türkçe destekleyen kullanım kılavuzu sayesinde yapmak istediğiniz her şeyin nasıl yapılacağını öğrenebilir ve sisteme kolaylıkla adapte olabilirsiniz. 









Devamını Oku

15 Haziran 2018 Cuma

Linux Mint 19 "Tara" Beta İnceleme

İlk olarak incelemeye geçmeden önce söyleyeyim bu daha çok yeniliklere baktığım bir yazı olacak. Eğer Linux Mint'in daha ayrıntılı bir incelemesini istiyorsanız onun için Linux Mint 18 İnceleme adlı yazımı okuyabilirsiniz. İncelemede kullandığım masaüstü ortamının da Cinnamon olduğunu da belirteyim :)

Yenilikler ve Temel Özellikler:

  1. Linux çekirdeğinin 4.15 sürümü kullanıldı.
  2. Libre office 6.0 sürümüne güncellendi.
  3. Cinnamon 3.8 kullanıldı.
  4. Nemo arama özelliği çok daha basit bir hale getirildi ve hızlandırıldı.
  5. Cinnamon bildirimleri düzenlendi. Bildirimleri isteğinize göre alt veya üstten gelecek şekilde ayarlama seçeneği eklendi. 
  6. Güncellenme yöneticisinde bir çok yenilik ve geliştirme yapıldı.
  7. Karşılama ekranı değiştirildi ve çok daha işlevsel bir hale getirildi.
  8. Yazılım mağazasında geliştirmeler yapıldı. Görsel iyileştirmeler eklendi.
  9. Artık tüm Linux Mint araçları GTK3 kullanıyor ve HiDPI desteğine sahip olacak.



Hakkında:

Linux Mint özellikle yeni kullanıcılar için tavsiye edilen bir işletim sistemi olarak bilinmekte. Kolay kullanımı, basit arayüzü, büyük bir desteğe sahip olması, Türkçe bir çok kaynak bulunabilmesi böyle bilinmesinin en büyük nedenlerinden biri. Benim de ilk Linux ile tanışmam Mint sayesinde olmuştu. Uzun yılların tecrübesi ile kullandığım zamanlarda hiç bir problem yaşamadan severek kullandığım sayılı dağıtımlardan biri idi. Bu başarısını da hala devam ettirmekte. Son sürüm olan  Linux Mint 19 "Tara" sürümü de 2023 yılına kadar desteklenecek ve güvenlik güncellemeleri düzenli olarak verilmeye devam edecek.  Yani uzun yıllar boyunca pek bir şey düşünmeden, kolaylıkla kullanılabilecek bir dağıtım arayalanlar için biçilmiş bir kaftan.

İnceleme:

İnceleme kısmına geçmeden belirteyim ki bu bir Beta sürüm. Yani final sürümde değişiklikler yapılmış olabilir, biraz sonra bahsedeceklerimden bazıları değişmiş olabilir. Fakat şunu da eklemeliyim ki bir beta sürüm olmasına rağmen hiç bir sorun yaşamadan kullanılabilecek kadar da kusursuz çalışıyor. Kullanırken asla beta sürüm olduğunu hissettirmiyor. 

Genel anlamda tabii ki 18.3'e göre çok büyük değişiklikler bulunmuyor. Sistemi ilk açtığınızda Linux Mint'in o alışılmış ortamı sizi karşılıyor ve "nereye geldik biz" gibi bir durum olmuyor. Daha önceden Linux Mint kullanmışsanız zaten gayet alışık olduğunuz bir alan sizi bekliyor. Bu nedenle yukarıda da belirtiğim gibi uzun uzun inceleme yazmayıp daha çok görseller ile farklılıkları göstereceğim bu yazımda. Bu nedenle bolca resim yüklüyorum yazı boyunca sağ taraftan bu resimlere bakabilirsiniz. Bir kere üstüne tıklayarak büyük boyutta görebilirsiniz :)

Yine de kısaca bahset gerekirse;
  1. Linux Mint'in kararlı yapısı beta sürüm olmasına rağmen aynı devam ediyor.
  2. Cinnamon'un yenilikleri ve perfomans artışı hissediliyor.
  3. Güncelleme yöneticisi çok daha geliştirilmiş ve TimeShift ile de çok daha güvenli hale getirilmiş.
  4. Libre Office'nin zaten son sürümü kullanılmış.
  5. Mağazasında  değişikliklere gidilmiş.

Devamını Oku

Reklamlar Neden Var?

Reklamlar, evet biliyorum reklamları sevmiyorsunuz doğruyu söylemek gerekirse bende sevmiyorum. Fakat biraz da biz içerik üreticileri açısından düşünürseniz sitelerimiz için hosting, domain gibi görünen zaman, elektrik, bilgisayar gibi de pek görünmeyen bir çok masrafımız oluyor. Bunları karşılamak için de ister istemez reklamlar almak durumunda kalıyoruz.

Tabii baştan söyleyeyim burada içerikten çok reklam koyan kişileri dahil etmiyorum. İçeriğe ulaşmak için sağdan soldan fırlayan reklamları pop-uplar vb ekleyenler konusunda hepimiz şikayetçiyiz. Ama yazı altında olur sitenin sol veya sağ tarafında ufacık bir banner olur bunları da mağrur görmeniz bizi çok mutlu eder. Bende dahil bir çok blog yazarı zaten maddi bir beklenti ile yazmıyor. Tek amacımız bir şeyler paylaşmak ama 3-5 kuruş da bir gelir elde etmek tabii ki herkesin hoşuna gider, bizim de gidiyor. Bu nedenle de reklamlara başvurmak zorunda kalıyoruz ki 3-5 kuruşu şaka veya örnek zannetmeyin gerçekten reklamlar kuruş kuruş veriyor. Öyle reklamlar ile zengin olduğumu filan sakın sakın düşünmeyin :)

Neyse lafı da çok uzatmayayım kısaca anlaşalım biz çok reklam koymayalım sizi rahatsız etmeyelim siz de bu reklamlara laf etmeyin :) (tabii sayfalarını baştan sona reklam dolduranlar hala bu konunun dışında )
Devamını Oku

14 Haziran 2018 Perşembe

Endless Os Oyun Testleri ve Genel Değerlendirme

Bir kaç gün önce yaptığım Endless Os İncelemesinde en kısa sürede oyun testlerini de yapacağımı söylemiştim. Bugün sonunda fırsat buldum ve az sayıda olsa da (Cs:Go ve Ets2) testlerini yaptım.

Oyun Testleri:


Oyun testlerinde yukarıda da dediğim gibi çok uzun zamanım olmadığı için sadece Cs:Go ve Ets2 ile yapabildim. Test ettiğim sistem i7 4700hq işlemciye, 12 Gb Rame ve Gtx850m ekran kartına sahip orta özellikte sayılabilecek bir laptop. İncelemelerin sonucunda Fps olarak Windows'dan ortalamada 4 fps daha fazla verdiğini söyleyebilirim. Fakat burada Windows'un hakkını yememem gereken bir nokta var ki o da Tearing sorunu sürekli olmasa da özellikle sistem ısınmaya başlayınca bariz bir şekilde belli olmaya başlayan Tearing sorunu oluşmaya başlıyor ve bu yırtılmalar ısı artıkça rahatsız edecek duruma geliyor. Fps düşmese de Tearing belli bir süreden sonra görünmeye başlıyor.  Windows'da böyle bir durum olmuyor. Bunun dışında ise söyleyecebileceğim başka bir problem yok. Test yaparken ortalama 1.5 - 2 saatin sonunda Tearing olmaya başladı yani sistemi serin tutar veya oyun seansınızın süresini abartmazsanız bu tür bir problemle karşılaşmayacağınızı söyleyebilirim. Bu arada şunu da söyleyebilirim ki farklı sürücülerle denesem de bu sorunu çözüme kavuşturamadım. Hatta kendi kurduğu sürücü dışında farklı bir sürücü ile deneyince durumun daha da kötüleştiğini söyleyebilirim. 
Yani kısaca bir özet geçmek gerekirse eğer oynadığınız oyun Linux desteğine sahip ise hiç düşünmeden bu dağıtımı kurabilir ve oyununuzu oynayabilirsiniz. Windows'la yaşadığınız deneyimden de farklı bir deneyim elde etmezsiniz. Tüm oyunları Full Hd'de en yüksek ayarlarında oynadığım halde 2 saat sonunda ki Tearing'leri saymazsak bir sorun ile karşılaşmadım. Zaten Tearing'ler de garip olarak Cs:Go'da değil Ets2'de arttı ve 2 saatin sonunda biraz da olsa rahatsız etmeye başladı. Bu da zaten çok büyük bir problem değil bi 5 dk ara verip biraz soğumasını beklerseniz sorun kalkıyor ve en az 1 saat daha sorunsuz oynayabiliyorsunuz.  Tabii oynadığınızın oyunun Linux desteği yoksa pek bir şansınız kalmıyor. Bu arada bu kısmı bitirmeden söyleyeyim oyunları Steam üzerinden kurdum :)


Ets2 Testleri:

  1. Windows'a göre ortalama 3 fps fazla aldı.
  2. 2 Saatin sonunda ısınmadan dolayı Tearing oluşmaya başladı. (5 dk gibi kısa bir süre soğumasını bekleyince gçeiyor.)
  3. Akıcılığında hiç bir sorun yok. Donma, kasma, takılma vb gibi durumlar yok.

Cs:Go Testleri:

  1. Ets2'ye göre çok daha başarılı oldu.
  2. Ortalama 5-6 fps daha fazla almayı başardı Windows'a göre.
  3. Cs'de ne kadar ısınırsa ısınsın garip bir şekilde Ets'de olan Tearing olmadı.
  4. Cs:Go'da da akıcılığında hiç bir sorun olmadı hatta yükselen fps ile doğru orantılı olarak daha akıcı oynadığımı bile söyleyebilirim.


Genel Değerlendirmem:


Genel olarak günlük kullanım için ve belli bir program kullanmakta zorunluluğu olmayanlar için gerçekten biçilmiş bir kaftan. Rahat kullanımı, kolay arayüzü, hemen alışılan yapısı, akıcı ve hızlı olması, oyunlarda problem yaratmaması, Spotify, Twitter, Steam, Youtube gibi uygulamaların kurulu gelmesi, mağazasında aradığınızdan fazlasının olması, debian tabanlı olması ve daha sayamadığım bir çok yanı ile son kullanıcı odaklı olmayı farklı bir boyuta taşımış. İlk başta biraz tuhafınıza gidip "garip" gelse de daha sonrasından içiniz hızla alışıyor ve vazgeçilmeziniz oluyor. Kullandığım iki günde de yaşadıklarımı kısa kısa maddelerle anlatırsam;
  1. Kurulum sırasında çift işletim sistemi olarak kurmaya çalışsam da diğerleri gibi "gelişmiş" seçenekler sunmadığı için Windows'u silip tüm disklerimi biçimlendirip tek işletim sistemi olarak kuruldu. 
  2. Kurulumu ortalama 7 dk sürüyor. Bu inanılmaz bir hız.
  3. Steam vb kurulu geliyor. Oyun yedeklerim de olduğu için onları da hızla kurdum ve hiç bir problem ile karşılaşmadım. Sadece yukarıda da belirtiğim gibi uzun kullanım sonunda oyunlarda Tearing olabiliyor.
  4. Kullanımınız sırasında (ki incelemek için 2 gündür hiç kapatmadım. Açmadığım uygulaması, yapmadığım işlem kalmadı. Windows'u da sildiği için tüm işlemlerimi bunda yaptım) en ufak bir donma, kasma, takılma veya hata ile karşılaşmadım.
  5. Müzikler konusunda bir sıkıntı yaşamadım bazı dağıtımlarda olduğu gibi ek paket kurmadan kolaylıkla tüm müziklerimi dinleyebildim.
  6. Harici hdd'mi kolaylıkla tanıdı. NTFS olduğu halde hiç bir sorun çıkarmadı ve çoğu dağıtımda görmediğim "donanımı güvenle kaldır" seçeneğine de sahip olması ayrıca mutlu etti beni.
  7. Laptopumun klavyesi ışıklı ve çoğu dağıtımda ve tabii ki Windows'da bunun çalışması için ya sürücü kurmam ya da bir çok dosyanın içinden bir çok kısmını değiştirmem gerekiyordu bunda böyle bir sorun olmadı ve fn ile yapabileceğim tüm kombinasyonlar sorunsuz bir şekilde çalıştı. 


Günlük Olarak Kullanılır Mı?


İlk yazımda tereddütte kalarak da olsa kullanılabileceğini söylemiştim bu yazımda ise net bir şekilde söylüyorum ki günlük kullanım için Wİndows'dan bile iyi bir seçenek. Kolaylığı istediğinizi hemen sunması, kasma, donma gibi sorunlar olmaması. Windows'da ki gibi dakikalarınızı alan arka plan uygulamalarının olmaması günlük kullanım için onu fazlası ile iyi yapıyor. Bunların yanında kurulumunun 7 dk sürmesi ve bu kurulum sonunda bir de driverler ile uğraşma derdinizin kalmaması da ayrı bir olumlu yanı.


Özet:

Linux destekli oyunlarda Windows'a göre ortalama da 4 fps daha fazla veriyor. Herhangi bir akıcılık vb ile problem olmuyor. Bilgisayar fazla ısındığında Tearing problemi oluşmaya başlıyor. Onu da 5 dk gibi kısa bir süre dinlendirirseniz ortadan kayboluyor. Günlük kullanımda hiç bir sorun yaşatmıyor. Gerekli olan tüm programları size sunuyor. Günlük kullanımlarda Windows'dan çok daha hızlı ve akıcı çalışıyor.


İncelememi ve testimi okuduğunuz için teşekkür ederim. Aklınıza takılan soru olursa bildiğimce cevaplamaya çalışırım. Oyun konusunda da merak ettiğiniz oyun varsa yorum olarak bırakın eğer elimde varsa kurup, deneyip size deneyimlerimi aktarmaya çalışırım. Şu anda çok uzun bir zaman olmadığı için çok oyunda test edemedim.
Devamını Oku

13 Haziran 2018 Çarşamba

Endless Os İnceleme

Endless Os'u bir çok yerde görmüştüm. Özellikle kullandığım laptop olan Asus'un sitesinde de bununla ilgili onlarca yazı olduğunu fark etmiştim. Fakat tam olarak incelemek için de fırsat bulamamıştım. Geçtiğimiz günlerde  yine karşıma çıktı ve benim de yapacak hiç bir işim olmadığı, dağıtım incelemelerine de yeniden başladığım için bir deniyeyim bakayım bu ne diye hemen indirdim ve kurdum. İlk başta bir tablet açmışım gibi geldiği için beğenmedim ta ki biraz kurcalayana kadar. Kurcalayıp biraz da hakkında araştırma yapınca fark ettim ki aradığım dağıtım bu! Şimdi edindiğim bu araştırma sonuçlarını, kendi deneyimlerimi ve incelememi sizlerle paylaşacağım.

Full Sürüm ile Basic Sürüm Arasındaki Fark Ne?

İlk karşınıza çıkacak soru bu. Buna cevap vermeden önce Endless Os'un amacının eğer internetiniz yoksa size internete ihtiyaç duymadan her şeyi kullanbileceğiniz, internetin yokluğunu yaşatmayacak bir deneyim sunmak. Bu bağlamda da full sürümü indirirseniz 100 küsür program kullanımınıza sunuluyor ki bunların hepsi tanındık bilindik programlar. Hiç birisi işe yaramayan programlar değil. Basic sürüm ise (ki bende internet olduğu için testlerimi bu sürüm ile yaptım) size bu programları sonradan kurma imkanı sunuyor. Yani arada ki fark full sürümde her şey kurulu geliyor. Unutmadan söyleyeyim full sürümün boyutu biraz büyük.  Unutmadan şunu da söyleyeyim adına aldanmayın sürümlerin ikisi de ÜCRETSİZ.

Yüklü Gelen Uygulamalar ve Mağaza

Buraya uzun uzun yazmak isterdim fakat yazımın 10 sayfa olmasını istemiyorum. Sadece şunu söyleyebilirim Basic sürümünü kurduğum halde Whatsapp, Youtube,  Spotify, Dualingo gibi telefonlaradn görmeye alışık olduğumuz ve Linux'de genelde en çok problem yaratan uygulamalar yüklü olarak geliyor. Bunun yanında internet tarayıcısı olarak Chrome, medya oynatıcı olarak ise Vlc geliyor.  Bunların yanında Skype, Evolution adında  da muhteşem çalışan bir e-mail istemcisi, Libre Office paketleri, Steam de yine kurulu olarak geliyor. 

Bitti mi bitmedi. Bir mağazası var ki sormayın gitsin. Biran kendimi Windows'da sandım. Aklınıza gelecek, işinize yarayacak tüm uygulamalar mağazasında bulunuyor.  İlk başlarda uygulama mağazası değince aklıma hiç düşünmeden Deepin Os geliyordu. Fakat Endless ile tanıştıktan sonra bu düşüncem tamamen değişti. Bunda en büyük etken de daha önce hiç bir dağıtımda görmediğim uygulamaların da olması da tabii ki büyük bir etkene sahip oldu. En çok hoşuma giden uygulamalard orrari de WikiArt oldu. Uygulamayı açınca biran da kendimi bir sanat galerisine girmiş gibi hissettim :)





Performans ve Kararlılık:

Bu konuda da beni şaşırtığını söylemem lazım. Bu kadar çok ve normalde olmayan uygulamanın bir arada olması bir de bunların kurulu olarak gelmesi kararlılık konusunda sıkıntı yaşatabileceğini düşündürmüştü bana. Özellikle Deepin Os deneyimim de bazı uygulamalarda ara ara sorunlar yaşamam da bunu düşünmemde etkili olmuştu.  Fakat çoğu denememi ve testimi sanal makine üzerinde yapamam lazım Endless'de asla donma, takılma, kasma, herhangi bir hata, uygulamanın takılıp atması gibi bir sorun yaşamadım. Perfomans olarak da gayet akıcı olduğunu söyleyebilirim. Yakın bir zamanda Oyun kurup oyun testlerini de paylaşmayı düşünüyorum ve o konuda da beni şaşırtacağına şimdiden inandırdı.

Görsellik ve Türkçe Desteği:

Görsellik kişiden kişiye değişse de ilk yüklediğimde "bu ne ya tablet mi yükledik" demedim değil. Fakat biraz kurcaladıktan sonra (Debian üstüne de kurulmuş bir işletim sistemi olduğu düşünülünce) görsel olarak aslında hoş ve sade olduğunu görmeye başladım. Bunun yanında daha önce inceledim veya adını duyduğum hiç bir işletim sistemine benzememesi de beni ayrıca tatmin etti. 

Türkçe desteği konusunda ise %90 oranında düzgün bir çeviri olduğunu söyleyebilirim. Fakat bazı noktalarda hala eksiklik yok değil. Fakat bunlarında zamanla giderileceği belli. Çünkü internette yaptığım araştırmalarda gördüm ki eskiden daha kötü durumdayken şu anda normal kullanımda hiç sıkıntı yaşatmayacak kadar çeviriler tamamlanmış.

Günlük Kullanım İçin Uygun Mu?

Net bir şekilde cevap verebilirim ki EVET! Hatta günlük kullanım için en uygun işletim sistemi bu diyebilirim. Gerek yüklü gelen uygulamalar, gerek kullanması kolay arayüzü, gerek bize sundukları, gerekse de Debian tabanlı olup yabancılık çekmememizi sağlaması günlük kullanım için biçilmiş bir kaptan yapmış Endless'i.



Devamını Oku

11 Haziran 2018 Pazartesi

Yazı Düzenimi Değiştiriyorum

Eski düzenimde haftada 1 yazı paylaşıyordum onu da cumartesi günleri paylaşıyordum artık yeni düzenimde haftada 2 yazıya çıkaracağım ve bunu da Pazartesi ve Cuma günleri paylaşacağım. Gününü değiştirmemin en büyük nedeni Cumartesi gelen yazımı Hürriyet Bumerang'da paylaşsam bile anca pazartesi onaylanması idi. Bu nedenle  yazılarımı hafta içi paylaşacağım. Sıklığını artırmamım nedenleri ise;

  1. Elimde çok fazla yazı birikmesi.
  2. Haftada bir yazının blogumu unutturduğunu düşünmem.
  3. Artan kategorilerim ve yeni bulduğum konular için haftada bir günün yetersiz kalması. 
  4. Yaz tatilinde yazı yazacak bolca zamanımın olması.
  5. Hayata geçirmeyi planladığım yeni kategorim ile çok fazla sayıda yazı gelecek olması :)
Bu düzenin dışında tabii ki mim yazılarım, güncel konularda ki yazılarım bu planı etkilemeden gelmeye devam edecek. Yani haftada iki yazı dışında bu tür süpriz yazılar da olacak. Bunların yanında röportajlarıma da devam edeceğim ve bulabildiğim röportajları da her hafta çarşamba günü yayınlayacağım. Yani her hafta düzenli röportaj bulursam hafta da 2 de değil 3 yazıya kadar çıkmış olacağım :)


Bunların yanında düzeni dışında içeriklerini de değiştirip daha bilgi dolu, daha eğlenceli yazılar da paylaşmayı düşünmeye başladım.
Devamını Oku

Pisi Linux 2.0 ATATÜRK İnceleme

 Hakkında:

 Pisi Linux bir çoğumuzun bildiği bir dönem Tubitak desteği ile geliştirilen bir işletim sistemi idi. Uzun zaman 2.0 sürümü beta ve alfa sürecinde kalsa da bir kaç ay önce kararlı sürüm yayınlandı. Sürümün adı da Türk milleti için büyük öneme sahip, Cumhuriyetimizin de  kurucusu olan "ATATÜRK" yapıldı.



Kurulum:

Linux dağıtımlarının çoğunda olduğu gibi Pisi'de de gayet kolay anlaşılır, hiç bilmeyen bir insanın bile kolaylıkla "sonraki" diğerek kurabileceği bir yapıya sahip. Kurulum 5400 Rpm'lik bir hddsi bulunan bilgisayarda ortalama 20 dk sürüyor :)
Kurulum sırasında kullanılan Türkçe'nin gayet düzgün ve hatasız olduğunu da belirtmeden geçmeyeyim. 



İlk Bakış:

İlk bakışta sizi muhteşem bir duvar kağıdı ile masaüstünüz karşılıyor. Daha sonrasında ise aradığınızı kolaylıkla bulabileceğiniz bir sistem sizi bekliyor. Son kullanıcı odaklı olma amacını sonuna kadar başarıyor ve ilk defa kullanan bir kişinin bile kolaylıkla alışabileceği bir arayüz sunuyor. Bunun yanında gerekli olabilecek tüm uygulamalarda kurulu olarak geliyor. Bu nedenle de sistem kurulumu biter bitmez rahatlıkla kullana bileceğiniz bir ortam sizi bekliyor. İnternet tarayıcısı olarak sizi Mozilla Firefox, Multimedya oynatıcı olarak da SMPlayer karşılıyor. Bunun yanında da diğer ihtiyaçlarınız için gerekli olan bir çok programı da bünyesinde barındırıyor. 

Sürücü ve Uygulama Desteği:

Uygulama konusunda bir sorun yaşamıyor ve aradığınız tüm uygulamaları kolaylıkla bulup kurabiliyorsunuz. Sürücü konusunda da farklı bir tecrübe yaşatmıyor. Çoğu dağıtımda olduğu gibi sürücülerinizi otomatik olarak kuruyor, ekran kartı sürücünüzü de isteğe bağlı olarak açık kaynaklı veya yayıncının paylaştığını rahatlıkla kurabiliyorsunuz. 

Perfomans:

Perfomans konusunda isteği minumum sistem gereksinimlerini karşılıyorsanız size hiç bir sorun yaşatmıyor. Gerek bilgisayarımda yaptığım gerekse de sanal makine de yaptığım testlerde donma, kasma, takılma gibi sorunlara rastlamadım. Temel işlemlerde zaten çok seri çalışıyor, oyunlarda da Ubuntu ve Mint kadar kararlı çalışıyor.

Özelleştirme:

Özelleştirme konusunda ihtiyaç duyabileceğiniz tüm seçenekleri sunuyor. Simgeleri özelleştire biliyor, temanızı değiştirebiliyor, yazı tiplerini ve boyutlarını ayarlayabiliyorsunuz. Bunun yanında "gereçler" ile kendinize özel bir masaüstü ortamı hazırlayıp, birden fazla panel ekleyip bunlara da farklı uygulamlar yerleştirerek kendinize özel bir ortam hazırlayabilirsiniz. Kısaca özetlemek gerekirse özelleştirmeler konusunda sizi üzmeyeceğini söyleyebilirim.

Olumlu ve Olumsuz Yanları:

Linux'ün temel sorunları dışında bir olumsuz yanı olmadığın söyleyebilirim. Temel olarak kolay bir arayüze sahip olması, kolaylıkla alışılabilmesi, gerekli olan tüm yazılımları size sunması da artı yönleri arasında.


Devamını Oku

9 Haziran 2018 Cumartesi

Solus Os İnceleme

Solus Os uzun zamandır incelemeyi düşündüğüm dağıtımlardan bir idi. Dağıtım incelemelerine de yeniden başlayınca bu fırsatı kaçırmadan hemen kurup denedim. Tecrübelerimi de şimdi paylaşacağım. Yazıya geçmeden söyleyeyim Solus Os'un Budgie arayüzlü versiyonunu inceledim. Bu yazı beğenilirse Mate arayüzünü de incelemeyi düşünüyorum.

Kurulum:

Kurulum ekranı gayet anlaşılır hiç bir şey bilmeyen bir kullanıcının bile anlayacağı bir şekilde hazırlanmış. Bu ekranda tek şikayet Türkçe olmamasına olabilir. Geriye kalan konularda gayet temiz bir arayüzü var. Kurulumunun da diğer dağıtımlarla aynı zamanda olduğunu yani genel olarak kısa sürdüğünü söylemek mümkün. Daha önce herhangi bir işletim sistemi kurmuşsanız bunu da kolaylıkla kurabilirsiniz. Zaten genel olarak da Linux kurmanın kolaylığını temiz arayüzü sayesinde Solus son noktasına kadar kolaylığı ve sadeliği elinden bırakmamış. Sadece ileri-ileri yaparak bile kurmanız mümkün.

Genel Arayüzü:

İlk başta sizi karşılayan ekran asla yabancılık çektirmiyor. Gayet canlı renkler ile, sizi karşılayan sıcak masaüstü resmi ile içinize bir ferahlık geliyor. Asla "neredeyim ben, şimdi ne yapmalıyım" diye düşünmüyorsunuz. Özellikle ilk defa bir Linux dağıtımı kuracaksanız Solus bu anlamda sizin için iyi bir seçim olabilir. Kısmen Windows'a da benzeyen yapısı sayesinde kendinizi daha rahat hissedebilirsiniz. Bunun yanında aradığınız programı kolaylıkla bulabileceğiniz menüsü ile, standart bir masaüstü ortamı ile, her türlü ihtiyacınızı karşılayan alta ki çubuğu (başlat çubuğu) ile gayet tanıdık ve uyumlu bir ortam sizi bekliyor. 


Uygulama ve Sürücü Desteği:

İlk olarak sürücü desteğinden başlayacak olursak tüm Linux dağıtımlarında olduğu gibi hiç bir sorun yaşamayacağınızı kolaylıkla söyleyebilirim.  Uygulama desteğine gelecek olursak da yüklü gelen uygulamalar günlük işlemleriniz için fazlasıyla yeterli. Bunlar yetmez veya biraz daha fazlasını isterseniz de "Uygulama Merkezi"ni kullanarak istediğiniz uygulamayı tek tıkla yükleyebilirsiniz. Yine aynı şekilde bu uygulama üzerinden yüklü olan uygulamaları kolaylıkla güncelleye bilir veya kaldırabilirsiniz. Kurulu gelen uygulamlardan bazılarını söyleyecek olursak da;
Libre office, Gnome MPV, Mozilla Firefox, Thunderbird, Sürücü yükleme yazılımı, müzik oyantıcısı :)

Kişileştirme Seçenekleri:

Kişileştirme seçeneği olarak bir çok seçeneği size sunduğunu söyleyebilirim. Budgie masaüstünü de kullandığı için zaten bir çok kişileştirme seçeneğini kendinize göre ayarlayabilir, istediğiniz kadar panel ekleyebilir, temalar arasında geçebilir, yazı ayarlarını düzenleyebilirsiniz. Yani ihtiyacınız olacak tüm özelleştirme seçeneklerini sunuyor.




Olumlu ve Olumsuz Yanları:

Olumlu:

  1. Alışması kolay sade arayüzü.
  2. Driver yöneticisi ve uygulama mağazası.
  3. Kişileştirme seçenekleri.

Olumsuz:

  1. Uygulama mağazasında az sayıda uygulama olması.
  2. Kurulum arayüzünün Türkçe olmaması.
  3. Türkçe'ye çeviride bazı yerlerde sorunlar olması.

Alternatif İşletim Sistemi:

Solus Os Budgie'ye alternatif olarak Ubuntu Budgie önerebilirim.





Devamını Oku

Neden Mobil Uygulamamızı Yapmalıyız?

 Mobil kullanımı sürekli artıyor. Hatta büyük sitelerin son istatistiklerine bakacak olursanız mobil kullanımın masaüstü kullanımını geçtiğini bile görebiliyoruz. Bu da bize gösteriyor ki artık mobil kullanımı çok önemli bir seviyeye ulaştı. Artık bilgisayarı olmayan insanlar varken telefonu olmayan kimse kalmadı. Tüm bu nedenler bile aslında mobil uygulamamız neden olmalı sorusuna yanıt vermek için yeterli. Fakat konuyu biraz daha açalım ve madde madde size sebepleri sıralayalım;

  1. Mobil uygulamanın kullanımı tabi ki internet tarayıcısına girip sitenizin adını yazmasından daha kolay. Bu nedenle mobil uygulamanız varsa kullanıcılar tek tıkla sitenize ulaşabilir.
  2. Mobil uygulamanız üzerinden bildirim yollayarak varlığınızı hatırlatabilirsiniz. Son yazılarınızı bildirim ile yollayarak aslında  okuyucunuz sizin sitenize girmeyecekse bile girmesini sağlayabilirsiniz. 
  3. Mobil uygulamanıza en çok tıklayan kişiye veya mobil uygulama üzerinden en çok yorumu yapan kişiye ufak tefek hediyeler sunarak okunma sayınızı artırabilirsiniz.
  4. Mobil uygulamalardaki gelişmiş reklamlar ile kazancınızı artırabilirsiniz. Masaüstü ve mobilde reklam engelleme yazılımları olsa da hala mobil uygulamalar için net bir şekilde çalışan reklam engelleyicisi yok. Bu nedenle mobil uygulamanızda ki reklamlar işinize en çok yarayacak reklam türlerinden biri olacak.
  5. İnternet sitesi için uygulama yapmak çok kolay. Bir sürü internet sitesi bile bunun için size bir çok seçenek sunuyor ve kodlama bilgisine bile sahip olmanıza gerek olmadan bir kaç tık ile kolaylıkla mobil uygulamanızı tasarlaya biliyorsunuz.

Devamını Oku

2 Haziran 2018 Cumartesi

Telif Hakkı Nedir? Neden Dikkat Edilmelidir?

  Telif hakkı en basit tanımı ile bir kişinin eseri, yazısı veya oluşturduğu herhangi bir şey hakkında sahip olduğu haklardır. Bu haklar ile eserin kopyalanmasını, dağıtılmasını vb düzenleyebilir, bu eylemleri engelleyebilir. Telif hakkı ihlali özellikle de internet ortamından alınan yazılar, resimler için çok ciddiye alınmaz. Fakat aslında durum böyle değildir. Elle tutulur somut bir nesneyi izinsiz alıp kullanmak (tabiri caiz ise çalmak) ile bir yazıyı, resmi, videoyu, müziği veya buna benzer içerikleri çalmak da aynı kapsamdadır.


Telif Hakkı Nasıl Alınır?

Bu konuda bir ürününüzün (yazı, kitap, video, resim veya benzer bir içeriğin.) telifini almak istiyorsanız Telif Hakları Genel Müdürlüğü ile iletişime geçmelisiniz. İnternet sitesinde de "kullanım şartları" sayfanızı oluşturarak içeriklerinizi bir nebze de olsa koruyabilirsiniz. 

Telif Hakları İle İlgili Sorularınız Mı Var?

Telif hakları çok uzun ve uzmanlık gerektiren bir konu. Bu nedenle bu konu hakkında tüm sorulara cevap verebilmem maalesef mümkün değil. Bu nedenle aklınıza takılan soruları Telif Hakları Genel Müdürlüğü'nün Sitesinden giderebilirsiniz.

Telif Haklarına Neden Dikkat Edilmelidir?

Aslında bunun cevabını yukarıda da verdik. Telif hakları alınmış bir eseri izinsiz olarak kullanmak, çoğaltmak, dağıtmak yasal olarak yasak. Yani izinsiz aldığınız bir eseri kullanırsanız yasal olarak suç işlemiş sayılabilir ve ceza alabilirsiniz.

Telif Haklarına Nasıl Dikkat Edilir?

Aslında telif hakkına dikkat etmek çok basit bir iş. Yapmanız gereken kendinize ait olmayan bir eseri kendinizinmiş gibi kullanmamak ve eser sahibinden izin almak. Yazılarınıza resim vb bulurken Pixabay gibi sitelerden telif hakkı olmayan resimleri alıp kullanmak, alıntı yapınca kaynağını belirtmek.



Devamını Oku