Röportaj #23 webetkin.blogspot.com

Bu haftaki röportajımı da webetkin.blogspot.com yazarı  ile yaptım. Verdiği cevaplardan dolayı kendisine çok teşekkür ediyorum :)
Sorular ve cevaplar;

Blog yazmaya ne zaman başladınız? 

2018 yılında başladım

Blog yazmayı herkese önerir misiniz? 

Her ne kadarda youtube vb sosyal medya platformları olsada blog yazmanın, Takip etmenin ve okumanın yeri ayrıdır. O bakımdan herkese tavsiye ederim. Unutmamak gerek bilgi paylaştıkça çoğalır :)

Blog yazarken karşılaştığınız sorunlar nelerdir? 

Ilk başlarda temalar ile sorunlar yaşadım isteğim şekilde renklendirmeler hatalar ve benzeri şeyleri kendim yapamıyordum, Ancak araştırmalar ve çalışmalar sonucu artık istediğim şekilde işlerimi halledebiliyorum. 


Çevrenizde başka blog yazan var mı? 

Açıkçası bu konu hakkında konuşmak denk gelmedi varsada bilgim yok diyelim :)

Yazılarınızı yazarken dikkat ettiklerinizden ve hazırlıklarınızdan kısaca bahseder misiniz? 

Yazı yazarken olabildiğince olayı okuyucularıma saf ve net aynı zamanda anlaşılabilir bir şekilde yazmaya çalışırım ve yazım kurallarına olabildiğince dikkat ederim.

Tekrar  cevapları için kendisine teşekkür ediyorum. Eğer sizde röportaj göndermek isterseniz buradaki formu doldurarak kolaylıkla cevaplarınızı bana ulaştırabilirsiniz :) 
Devamını Oku

Şifrelerimiz ve Güvenlikleri

2018'de en çok kullanılan şifreleri görünce böyle bir yazı hazırlamaya karar verdim. Daha önce de buna benzer yazılarım olsa da bunda daha derli toplu ve konuyu bütünüyle ele alan bir yazı hazırlamak istedim.

Neden Güçlü Bir Şifre Oluşturmalıyız?

Konuya temelinden başlayıp "neden iyi bir şifrem olmalı" sorusuna yanıt arayarak başlayalım. Bunun için aslında cevap çok 
  1. Artık bankacılıktan tutun da devlet işlemlerine kadar bir çok işlemimizi şifreler ile yapıyoruz. Gerek kimlik bilgilerimizi gerekse de bankadaki paramızı başkasına kaptırmak istemeyiz.
  2. Sosyal medya artık ikinci evimiz oldu. Evimiz nasıl özel ortamımız ise sosyal medya da böyle oldu. Hatta bizim hakkımızda evimizden daha çok bilgiye ortam sağlıyor. Bu kadar bilgimizi insanlara kaptırmak istemeyiz.
  3. Yine sosyal medya patronumudan, arkadaşlarımıza, öğretmenlerimizden akrabalarımıza kadar herkesle konuştuğumuz, iletişim kurduğumuz bir ortam. Böyle bir ortamı başkasına emanet etmek istemeyiz. Kimse ile özel bir şey konuşmamış olsak bile bizim adımızdan onlara yazılabilecek kötü bir şey hiç de iyi olamayacaktır.
  4. Bilgisayarımızda, telefonlarımızda onlarca bilgimiz, bankacılık uygulamalarımız kısaca hayatlarımızın büyük bir kısmı var bunca bilgiyi de birisine vermek istemeyiz.
Tüm bunlar zaten neden güçlü bir şifre kullanmalıyız sorusuna cevap oluyor.

Nasıl Bir Şifre KULANMAMALIYIZ?

Nasıl seçmeliyizden önce neler yapmamalıyız bunlara değinmek istiyorum çünkü yıl olmuş 2019 ama hala 2018'de en çok kullanılan ilk 3 şifreye bakınca; "123456",  "password", "123456789" olmuş. Yani insanlar onlarca bilgisini sadece 123456'ya emanet etmiş durumda. Böyle yapmak resmen gelin benim bütün bilgilerime (veya cihazıma artık şifreyi nerede kullanıyorsanız) erişin demek oluyor. Bu nedenle sıralı harfler veya sayılar, isim, doğum tarihi gibi şifreleri artık hiç bir yerde kullanmamalıyız. Banka kartı gibi bizim için çok çok önemli olan noktalarda ise doğum tarihi gibi sayılardan tamamen uzak durmalıyız. Yine aynı şekilde araba plakamız vb de kullanmamamız gerekenler arasında. 

Şifre Belirlerken Neler Yapılmalı?

  • Öncelikle olabildiğince her platformda farklı şifre kullanmalıyız. Artık onlarca servis hayatımızda nasıl bu kadar şifreyi aklımda tutayım diye bilirsiniz. Haklısınız da fakat birisinde şifreniz çalınırsa tüm ortamlarda şifreniz gitmiş olacak.
  • Şifrelerimiz de en az bir büyük bir küçük harf, bir sayı ve noktalama işareti kullanmalıyız. Özellikle noktalama işaretleri (soru işareti, ünlem, yıldız, parantez vb) şifre güvenliğimizi çok artıran unsurlar.
  • Olabildiğince uzun ama anlamsız harf ve sayılar kullanmalıyız. Yani uzun olsun diye gidip adınızı soyadınızı yazarsanız hiç bir işe yaramamış olur. Bunun yerine "1Yt785atd.," gibi bir şifre kullanmanız çok daha güvenli olacaktır.

Şifre Dışında Neler Yapılabilir?

Artık sosyal medya uygulamlarımından diğer servislere çoğunda "2 adımlı doğrulama" var. İki adımlı doğrulama sadece şifre girerek değil de şifrenin yanında telefona sms, belki sizi telefonla arama, mobil bir uygulama üzerinden bir şifre daha girme gibi 2. bir adım daha ekliyor. Bu da tabii ki şifrenizin güvenliğini daha doğrusu hesabınızın güvenliğini çok daha fazla artırmış oluyor. Yine aynı şekilde bankacılık işlemlerinde de 3D Secure olan internet sitelerini tercih etmeniz güvenliğiniz için ayrı bir güvenlik önlemi olacaktır. (3D Secure olan sitelerde kart bilgilerini girmek yetmiyor bir de telefonunuza bankanın attığı şifreyi girmeniz gerekiyor.)

Devamını Oku

Röportaj #22 www.cayaski.com

Bu haftaki röportajımı da www.cayaski.com sitesinin yazarı Evren Elif Akçakaya ile yaptım. Verdiği cevaplardan dolayı kendisine çok teşekkür ediyorum :)
Sorular ve cevaplar;

Blog yazmaya ne zaman başladınız? 

2009

Blog yazmayı herkese önerir misiniz? 

kesinlikle evet! Yazmak, paylaşmak.. bunlar dünyanın en harika terapilerinden!

Blog yazarken karşılaştığınız sorunlar nelerdir? 

insanların bilgiyi okuyacak, içselleştirecek vakit bulamamaları. özetin özetni beklemeleri:)

Çevrenizde başka blog yazan var mı? 

elbette

Yazılarınızı yazarken dikkat ettiklerinizden ve hazırlıklarınızdan kısaca bahseder misiniz? 

öğrendiğim bilgiyi farklı kaynaklardan teyit ederim, görsellerimi gerekiyorsa düzenlerim.




Tekrar Evren Elif Akçakaya'ya cevapları için teşekkür ediyorum. Eğer sizde röportaj göndermek isterseniz buradaki formu doldurarak kolaylıkla cevaplarınızı bana ulaştırabilirsiniz :) 
Devamını Oku

Archman GNU/Linux İnceleme

Archman Linux adından da anlayabileceğiniz gibi Arch tabanlı bir dağıtım. Xfce, Kde-plasma, Mate ve LxQt masaüstü ortamları ile bizlere sunulan bir işletim sistemi. Önemli olan kısmı ise yerli bir işletim sistemi olması ve Türkiye menşeli olarak karşımıza çıkması. Arch Linux hızlı, kolay ve kullanışlı olmayı hedef edinmiş bir işletim sistemi. Bu hedeflerini de başarılı bir şekilde gerçekleştirdiğini kolaylıkla söyleyebilirim. Ayrıntılı incelemesine geçmeden önce testlerimi Xfce masaüstü ortamında yaptığımı da hatırlatayım ve hemen incelememize geçelim;

Kurulum: 

Kurulumu gayet kolay. Türkçe desteği çok iyi olduğu için bu aşamada hiç bir sorun çekmiyorsunuz. Daha önce Linux kurduysanız da zaten hiç yabancı olmadığınız bir kurulum arayüzü sizi karşılıyor.

Kısaca Calamares adı verilen bu yükleyici size kolayca işletim sistemini kurma ve kullanma imkanı tanıyor. 

İlk İzlenim:

Xfce ortamını kullandığı için tabii ki yabancılık çekmediğiniz bir ortam sizi karşılıyor. Bunun yanında tabii ki zevkler değişse de muhteşem masaüstü resimlerinin sizi karşıladığını söyleyebilirim. Açtığınız anda muhteşem bir görsel şölen ile karşılaşıyorsunuz.  Tabii ki yerli bir işletim sistemi olduğunuzu bilmeniz de sizi ayrıca mutlu ediyor. 

Yüklü Gelen Uygulamalar:

Yüklü gelen uygulamalar bakımından da bize bonkör davranıyor. Xfce'den alışkın olduğumuz bir çok program zaten yüklü olarak yüklü geliyor bunların yanı sıra web tarayıcısı olarak Mozilla Firefox (B , Office programı olarak Libre Office kurulu olarak geliyor. Bunların yanında pek de görmeye alışkın olmadığımız Wm Virtualbox, Parole media player, Pidgin, Adobe Flash player, Vim ve uGet gibi programlar da kurulu olarak geliyor. Bunlar özellikle ilk defa Linux kullanacaklar için tabii ki bulunmaz bir nimet. Bu kadar uygulamanın yüklü olarak gelmesi özellikle günlük kullanımda hiç bir sorun ile karşılaşmamanızı sağlıyor. 

Kararlılık ve Performans:

Burada Arch Linux temelli olmasının faydasını bir kez daha görüyoruz ve gayet akıcı ve sorunsuz bir işletim sistemi bizi karşılıyor. Kendilerinin de belirtiği gibi hızlı ve kullanışlı bir sistem bizi bekliyor. Gerek oyun testlerimde, gerekse de günlük kullanımımda hiç bir donma, takılma veya hata ile karşılaşmadım. Bunun yanında oyun testlerinde de Windows ile aynı fps değerlerini aldım. (Denediğim oyunlar Ets2 ve Cs:GO. Çok oyun oynamadığım için ve zamandan ötürü fazla oyun deneyemedim. ) 

Manjaro ile karşılaştırdığımda ise (Arch tabanlı en çok bilinen dağıtımlardan biri olduğu için onunla karşılaştırdım) benim testlerimde aralarında neredeyse fark olmadığını fakat özellikle oyunda Archman'ın biraz daha yüksek fps verdiğini (Çok büyük fark yok %5 civarı ki o da sistemin ısından bile etkilenebilir bildiğiniz gibi) söyleyebilirim.

Donanım Desteği:

Bu konuda da tabii ki  Arch tabanlı olmasının getirisi ile hiç bir sorun yaşamıyorsunuz. Benim bilgisayarımdaki çoğu donanımı zaten otomatik tarayıp kuruyor. Hatta Windows 10'un biraz eski olduğu için görmeyip beni uzun uzun sürücüsünü kurdurmakla uğraştırdığı yazıcım olan Hp Deskjet Ink Advantage k2060'ı da otomatik tanıdı ve beni sürücü kurma derdinden kurtardı. Yine Gtx 850m ekran kartımı da kolaylıkla kurdum. Yani bu konuda bir sorun ile karşılaşma ihtimalinizin neredeyse olmadığını söylesem yeridir. 

Özetle:

Archman bize vaat ettiği hızlı ve kullanışlı olmayı sunuyor.  Arch tabanının bizlere sunduklarını fazlasıyla sunuyor ve kurulum aşaması gibi zor olan kısımlarını da gayet kolaylaştırarak bizleri bekliyor. Bunun yanında tabii ki yerli olması da bize ekstra bir mutluluk ve gurur katıyor. Eğer Arch tabanlı bir işletim sistemini denemek istiyorsanız mutlaka Archman'a da bir şans verin derim. 



Devamını Oku

Retarder Nedir? Nasıl Çalışır?

Bu yazımda size kısaca bu konuda bilgi vereceğim ve bu sistemin nasıl çalıştığını anlatmaya çalışacağım. 

Retarder Nedir?

Retarder kısaca tanımlamak gerekirse bir fren sistemidir. Ağır vasıtaların hızlarını kesmeye yarar. En büyük faydası ise bu işlemi yaparken fren balatalarını ve disklerini yıpratmadan yapmasıdır. Bunun yanında fren disklerinin ısınmasını da engellediğinden acil bir durum anında size güvenlik anlamında da yardımcı olacaktır. Bunun yanında retarderin amacının aracı durdurmak değil yavaşlatmak olduğu da unutulmamalıdır.

Nasıl Çalışır?

Sistemden siteme farklılık gösteriyor olsa da temel olarak en basit haliyle anlatmak gerekirse retarder adı verilen sistem şafta bağlanır. Retarder devreye alındığında ise bu siteme yap dolmaya başlar ve bu yağ şaftın dönüşünü yavaşlatır. Bu da size fren yaptırmış olur.  Burada basılan yağ aracın soğutma ünitesine gönderilerek soğutulur ve redarter açıldığında tekrar şaftı yavaşlatarak aracı frenler. 

Avantajları:

En büyük avantajı yukarıda da belirtiğim gibi fren disk ve balatalarını kullanmadığı için bu parçaların çok daha geç aşınmasını ve ısınmamasını sağlamasıdır. Bu da size hem ekonomik olarak hem de güvenlik olarak büyük katkı sağlar. 


Devamını Oku

Pearl Linux İnceleme

Bugün Ubuntu üzerine geliştirilmiş olan ve özellikle Mac Os'a benzer tasarımıyla dikkatleri üzerine çeken Pearl Linux'ün 7.1 sürümünü inceliyorum. Pearl Linux tasarımsal olarak insanların dikkatini çekmeyi başarıyor.  Günlük işlemler konusunda da bize hiç bir sorun yaşatmıyor. Gelin şimdi bu işletim sistemine ayrıntılı olarak bakalım;

Kurulum:

Kurulum kısmı gayet basit bir şekilde bize sunulmuş. Elementary os ile birbirine çok benzeyen bir arayüzde, aynı seçenekler ile kurulum yapabiliyoruz.  Kurulum aşamasında bir iki yerde dil sorunu olsa da genel olarak bakınca Türkçe'ye de tam destek veriliyor bu kısımda. Bu nedenle daha önce hiç kurulum yapmamış biri bile kolaylıkla kuracaktır. 

İlk İzlenim:

İlk izlenim olarak tabii ki Mac Os'e gelmiş gibi olmuyor değiliz. Menülerin yerleşimi de bize bu duyguyu yaşatıyor. Fakat bu duygu menüler arasında dolaşmaya başlayınca geçiyor ve bir Linux'de olduğunuzu hissediyorsunuz.  Açıkçası kurduğum andan itibaren kullanmaktan zevk aldığımı söyleyebilirim. Fakat Mac Os'a benzese bile en azından bazı simgeleri ondan farklı yapmasını da isterdim.

Bunun yanında kullanım kolaylığı olarak özellikle yeni başlayacaklar için uygun olduğunu söyleyebilirim. Kısa sürede işletim sistemine alışıyorsunuz. Bunda neredeyse işinize yarayacak bütün uygulamaların kurulu olarak gelmesi de büyük bir pay sahibi. 

Yüklü Gelen Uygulamalar:


Yüklü gelen uygulamalar yukarıda da belirtiğim gibi en iyi yanlarından birisi. Sürüclerinizi yönetebileceğiniz "Driver Manager"den özelleştirme yapmanız için araçlara,  Gparted'den Kodi'ye bir çok araç kurulu olarak geliyor.

İnternet tarayıcısı olarak Mozilla Fierefox, Video oynatıcı olarak SMPlayer,  Office uygulamaları içinse LibreOffice kurulu olarak bizlere sunuluyor.


Ayarlar ve Özelleştirme: 

Ayarlar konusunda işinize yarayabilecek her türlü ayar mevcut. Gerek donanımsal gerek yazılımsal tüm ayarlamalar size sunulmuş. .Bunlar yapılırken üçüncü parti uygulamalar ile de bu seçenekler artırılmış.

Özelleştirme konusunda da gayet bonkör olduğunu söyleyemem mümkün. Zaten tasarım odaklı olan böyle bir işletim sisteminden de böylesine bir özelleştirme seçeneği beklenirdi. Aklınıza gelebilecek her türlü seçenek mevut. Böylelikle zevkinize en uygun biçimde özelleştirme yapabiliyorsunuz. 


Türkçe Dil Desteği:

Türkçe dil desteği konusunda maalesef pek başarılı olduğu söylenemez. Bir çok çevrilmeyen yer ile karşılaşıyorsunuz. Daha önce Linux kullandıysanız bunlar sorun oluşturmasa da özellikle ilk defa Linux  kullanacaksanız ve İngilizce'niz de pek iyi değilse biraz daha temkinli yaklaşmanızı öneririm. Her ne kadar kolay kullanılabilen ve kolay alışıla bilen bir işletim sistemi olsa da bu hatalar bazen can sıkıcı olabiliyor. Yine de bunun kullanıma çok engel olmadığını sadece hiç bilginiz yoksa sorun oluşturabileceğini bir kez daha belirteyim. 

Sürücü Desteği:

Bu konuda zaten çok bir şey yazmaya gerek yok. Ubuntu üzerine kurulduğu için her türlü donanımınızı zaten kolaylıkla kendi tanıyor. Tanımadığı olursa da kolaylıkla uygun yazılımları bularak kendiniz kurabiliyorsunuz :)



Devamını Oku

Röportaj #21 www.zanalab.com

Bu haftaki röportajımı da www.zanalab.com sitesinin yazarı Nevruz Bağcı ile yaptım. Verdiği cevaplardan dolayı kendisine çok teşekkür ediyorum :)
Sorular ve cevaplar;


Blog yazmaya ne zaman başladınız? 

29 Eylül 2018

Blog yazmayı herkese önerir misiniz? 

Elbette , insanların kendilerini geliştirmesi için

Blog yazarken karşılaştığınız sorunlar nelerdir? 

Yani genellikle blog yazılarımın çalınması

Çevrenizde başka blog yazan var mı? 

Sadece benim

Yazılarınızı yazarken dikkat ettiklerinizden ve hazırlıklarınızdan kısaca bahseder misiniz? 

Önce detaylıca araştırırm , yazıya dışarıadan bakarım tarafsızca.

Tekrar Nevruz Bağcı'ya cevapları için teşekkür ediyorum. Eğer sizde röportaj göndermek isterseniz buradaki formu doldurarak kolaylıkla cevaplarınızı bana ulaştırabilirsiniz :) 
Devamını Oku

Beni En Çok Mutlu Eden Yorumlar

Yorumların benim için önemini daha önce bir çok yazımda bahsetmiştim. Bu nedenle bu yazımda da uzun uzun bunlara değinip sizleri sıkmayacağım. Yine de bu yazılarıma bakmak isterseniz Yorumların benim için önemi, Yorumlar neden önemli, ve Yorum yapmak bedava isimli yazılarıma bakabilirsiniz. Şimdi konuyu fazla uzatmadan beni en çok mutlu eden yorumlara geçelim.

1) Tam da bu yazıyı yazdığım sırada gelen bu yorum beni en çok mutlu eden yorum oldu. İlk yazımın hala okunduğunu bilmek, yaptığım işi beğenen birisi olduğunu görmek ister istemez beni çok sevindirdi. Samet Bey zaten yorumları ile sürekli bana destek olan biri. Bu yorumu da iyi ki blog açmışım dedirten yorumlardan biri oldu.
Kendisinin bir çok yorumu var blogumda hepsi için tek tek teşekkür ederim. Hepsi çok mutlu etti tabii beni ama hepsini burada yayınlamam mümkün olmadığından en beğendiğimi koyuyorum. (Blogumun ilk yazısı olan Yepyeni Bir Yolculuğa Merhaba! isimli yazıma geldi)






2) Yukarıda da dediğim gibi yazımı tam hazırlarken Samet Bey'in yorumu geldi ve onu birinci sıraya taşıdım. O olmazsa birinci sıradaki yorum bu olacaktı. Kim olduğunu bilmesem de gerçekten beni çok mutlu etti. Bu yorumun benim için en önemli tarafı ise bloguma gelen ilk yorum olması. Umarım bu yazıyı görür de kim olduğunu da öğrenmiş olurum :) ( Yine en eski yazılarımdan birisi olan Forum sitesi hala kurulur mu? adlı yazıma geldi.)





3) Üçüncü yorum beni aslında en çok üzen yorumlardan biri idi ta ki ona cevap gelene kadar :) Buradan eğer görürse Muhammed Fener'e çok teşekkür ederim. Onun gibi insanlar sayesinde yazma hevesim artı ve buralara kadar geldim . Kendisinin "Güzel Site" yazması da beni en çok mutlu eden yorumlardan birisi olmuştu çünkü blogumu yeni açtığım ve yoruma hasret olduğum günlerde ilaç gibi gelmişti.  (Bu da çok eski yazılarımdan birisi olan Bilgisayar neden yavaşlar adlı yazıma gelen yorumlar )












4) En çok mutlu eden yorumlar listesinde Evren Abinin bu yorumu da tabii ki yer alıyor. Hem yorumu hem de canlı yayınında bana yer vermesi inanılmaz mutlu olmama sebep olmuştu :) Kendisine bir kez daha teşekkür ederim.  (Bu yorumda Bloguma gelmeyen yazılar üstüne adlı yazıma geldi.)





5)  Bu yorumun neresi seni mutlu etti diyebilirsiniz. Fakat o yazımdak pdf için o kadar emek harcamış o kadar büyük umutlarla yazmıştım ki anlatamam. Sonuç çok az okunması oldu ve bu beni tabii ki bir hayal kırıklığına uğrattı. Tam bu sırada Recep Abiden gelen yorum en azından birilerine faydalı oldu diye düşünmeme ve çok mutlu olmama sebep oldu. Bir kişinin olsun indirip bakmış olması en azından emeğim boşa gitmedi dememe yetti.




6) Blogunu takip ettiğim bir çok bilgiyi öğrendiğim kişiden böylesine açıklayıcı ve yazımı beğendiğini söyleyen bir yorum almak her daim mutlu ediyor insanı :) ( Teknoloji haberleri Sitesi Açmak Hala Mantıklı mı? adlı yazıma geldi bu yorumda )





7) Bana sürekli yardımcı olan Gökhan abinin ilk sorunuma da elinden geldiğince yardımcı olması beni çok mutlu etmişti. Sonradan gelip sorunun çözülüp çözülmediğini bile kontrol ettiğini görmek ise daha çok sevindirdi :) .com Domainime geçerken ettiği yardımlardan dolayı kendisine bir kez daha çok çok teşekkür ederim.  (Yeni domaine geçiş süreci ve problemler adlı yazımda )









8) Ece Evren'in bu yorumu da beni en çok mutlu edenler listesinde yerini almayı başardı. Kendisine yorumu için bir kez daha teşekkür ederim. (Blog Muhasebesi (mim) adlı yazıma geldi.)




9)  Yazdığım yazının yetkili birileri tarafından da okunduğunu, gerçekten dikkate alındığını bilmek her ne kadar hatamı söylese de beni çok mutlu etti. Hatta blogumu dikkate alıp hatamı düzeltmesi beni çok daha mutlu etti. Okur mu bu yazımı bilmiyorum ama eğer okursa Mehmet Bey'e de çok teşekkür ederim :) ( Pisi Linux 2.0 Atatürk İnceleme Adlı yazıma geldi)









10) Yine bir yetkiliden gelen yorum ve yine beni inanılmaz mutlu etmesi :) Yazımı beğenmesine de, okumasına da çok çok sevindim. Adını maalesef bilmiyorum ama eğer bu yazımı görüyorsa kendisine de çok teşekkür ederim. ( Duzeru Os 3 İnceleme )

 

11) Beytullah Abi'nin röportajıma verdiği sorular beni çok mutlu etmiş sonrasındaki yorumu da beni çok güldürmüştü. Recep abi hala hangi kulağın olduğunu da söylemedin dikkatimden kaçmadı :)
Röportaj 16 )


12) Birilerine faydalı olmak her zaman beni mutlu etmiştir zaten. :)





Tabii ki tüm yorumlar beni inanılmaz mutlu ediyor. Hepsini tek tek yazmak isterdi ama maalesef buna imkan yok. 667 tane yorum içinden bunları seçmem gerçekten kolay olmadı. Bloguma olumlu ya da olumsuz yorum yapan herkese tekrar tekrar teşekkür ederim. Yorum yapan herkesi burada paylaşmak isterdim ama maalesef bu çok zor. Bu nedenle tüm yorum yapanlara teşekkürler.



Devamını Oku

3 Yıllık Blog Yazarlığı Maceram

Önceki açtığım siteleri bir kenara bırakıp sadece bu bloguma bakarsak 3 yıllık bir blog yazarı sayılabilirim. Çoğu zaman kendimi bir blog yazarı olarak görmesem de (genel olarak yazdığım konular nedeni ile ) yine de böyle söylememin çok da yanlış olmadığını düşünüyorum. Bu yazımda da bu yolculukta neler yaşadığımı, yeni başlayacaklara neler tavsiye edeceğimi, neler öğrendiğimi kısaca anlatacağım.

Neler Öğrendim?

Kısaca neler öğrendiğim ile başlamak gerekirse blog yazmanın gerçekten göründüğünden daha zor olduğunu, çok fazla emek gerektirdiğini ama sonunda da gelen bir yorumun bile sizi ne kadar mutlu edebileceğini öğrendim. Bunların yanında blog açmak ile ilgili teknik bir çok bilgim oldu. Bu blogum ve önceki açtığım sitelerden edindiğim bilgileri ise zaten düzenli olarak 3 yıllık bu yolculukta sizlerle de paylaştım.

Bunların yanında blog yazmak bana sabırlı olmayı, işini gerçekten severek yapmayı da öğretti. An itibari ile 400'ü geçkin yazım bulunuyor. İlk yazılarıma hiç yorum gelmez, hiç okunmazdı. Zaman geçtikçe okunmalarım artmaya başladı, blogum toplamda milyonlarca görüntülemeye ulaştı, yüzlerce yorum geldi. İlk başlarda "aman kimse okumuyor daha fazla uzatmaya gerek yok kapatayım gitsin" diye düşünürken zaman geçtikçe gördüm ki emek verdiğiniz iş bir şekilde büyüyor, gelişiyor, size yepyeni tecrübeler kazandırıyor. Tabii başta da belirtiğim gibi bunların sonucunda  hiç bir şeyin hızlı olmadığını sabırla beklemek gerektiğini anladım.

Blog Yazmak Bana Neler Kazandırdı?

Burayı uzun uzun yazıp sizi sıkmak istemiyorum bu nedenle maddeler halinde özetlemenin daha doğru olacağını düşünüyorum ve hemen maddelere geçiyorum;
  • Yepyeni arkadaşlar, abiler kazandım. Blog yazarken ister istemez takip ettiğiniz diğer bloglar ile muhteşem arkadaşlar, muhteşem abiler kazanıyorsunuz. 
  • Dilimizi daha güzel kullanmaya başladım. Yazılarımın okunması artıkça kurallara çok daha fazla özen göstermeye başladım.
  • Ufak da olsa para kazandırdı. Çok büyük meblağlar olmasa da yine de bir miktar para kazandırdı. Sevdiğiniz işi yaparak para kazanmanın tadı ise gerçekten kelimelere sığmıyor.
  • Bir çok konuda bilgi edinmemi sağladı. Yazdığım her konu için yaptığım araştırmalardan blog yazmaya dair teknik konulara kadar onlarca konuda bir çok bilgi edindim.
  • Okuma alışkanlığımı artırdı. Diğer blog yazmaya başlayınca keşfettiğim diğer bloglar sayesinde en büyük eksikliğim olan okuma alışkanlığını bir nebze gidermiş oldum.

Yeni Başlayacaklara Tavsiyelerim:

  1. Öncelikle bu işin sabır işi olduğunu unutmayın. Hiç bir zaman bir anda büyük bir siteye sahip olamayacağınız bir gerçek bu nedenle sabırla yazmaya devam edin.
  2. Blogunuzun ismine iyi karar verin daha sonra değiştiremeyeceğinizi unutmayın.
  3. Yazacağınız yazıların planını mutlaka önceden yapın. Mutlaka en az bir aylık süreç için şu gün şu yazıyı yazacağım diye planınızı yapın ve yazıları bir ay öncesinden yazıp kaydedin.
  4. Hangi konuda yazacağınıza iyi karar verin.  Blogunuzu açmadan önce mutlaka nasıl bir blog istediğinizi iyi seçin.
  5. Para kazanma amacı ile blog yazmaya başlamayın. Amacınız gerçekten bir şeyler yazmak ise blog yazmaya başlayın. Para sadece bir ek mutluluk olsun sizin için. Asıl amaç her zaman yazmak olsun. 
  6. Mutlaka temanızı iyi seçin, unutmayın blogunuzun tasarımı sizi yansıtacak.
  7. Bir anda her konuya girmeyin. Öncelikle gerçekten bildiğiniz konuları yazın. Hiç bir fikriniz olmayan konulara hiç bir zaman bulaşmayın.
  8. Diğer blogları sıkı takip edin, bol bol yorum yapmayı unutmayın. 
  9. Facebook vb ortamlarda Blog yazarlarının toplandıkları gruplara üye olun. 
  10. Eğer düzgün blog yazmayıp hemen vazgeçecekseniz blog yazmaya başlamayın. Blog yazmaya başlamadan önce mutlaka iyi düşünün.
  11. Her zaman özgün olun. Her zaman kendi kelimeleriniz ile yazılarınızı yazın. Oradan buradan kopyala yapıştır yaparak ilerleyemeyeceğinizi unutmayın.
  12. Az da olsa teknik konularda da (seo, kullandığınız platforma göre php veta html) bilgi edinin. Bunların sizi hem rakiplerinizden bir adım öne taşıyacağını hem de sürekli işinize yarayacağını unutmayın.
  13. Yorumlara önem verin. "aman bu ne anlatmış ya böyle " diyerek ya da yazınız hakkında yapılan kötü yorumlara "sen kimsin ki beni eleştiriyorsun gel daha iyisini yap da görelim" vb diyerek umursamazlıktan gelmeyin. Yorumlar sayesinde gelişeceğinizi unutmayın. 

Blogger Tecrübelerim:

Tabii 3 yıldır bu maceramı yaşadığım platform olan Blogger'i de es geçsem olmazdı. Blogger Wordpress kadar gelişmiş seçenekler sunmasa bile biraz araştırma ile istediğiniz tüm değişiklikleri yapmanızı sağlayan, bana göre Wordpress'e göre nispeten daha kolay bir yazı editörü olan, Wordpress'den daha az tema ve eklenti sunan bir platform. Google'nin desteğinin olması ve hosting vb ile uğraşmamanız ise en pozitif yanları.

Bunun yanında Wordpress mi? Blogger mi? diye soracak olursanız. İkisinin de kendine göre iyi / kötü yanları var. Birisinde tema daha bol diğerinde hosting sorunu yok birisinde yönetim daha fazla sizde diğeri nispeten daha kolay vb vb. Ama kısaca özetlemek gerekirse eğer kendi hostinginiz varsa Wodpress ile devam edin, hostinginiz yoksa Blogger kullanın Tabii ki bu fikrimi desteklemeyecek olanlar vardır onlara da bir şey diyemem ama wordpress.com üzerinden blog kurmak pek de mantıklı bir fikir değil. Eğer hostinginiz yoksa Wordpress.com yerine Blogger'den sitenizi kurmak yararınıza olacaktır.

Yazım yeterince uzun olduğu için burayı daha fazla uzatmak istemiyorum bu nedenle 2 Yıllık Blogger Kullanım Tecrübelerim adlı geçen sene yazdığım yazıyı okuyarak daha fazla bilgi edinebilirsiniz :)

Bu Maceraya Ne Kadar Devam Edeceğim?

Tabii ki hayalim bu 3 yılın 30 yıl olması yönünde. Fakat zamanın bize ne getireceğini, neler götüreceğini de bilemiyoruz. Bu nedenle net bir tarih vermem imkansız. Ama şunu söyleyebilirim ki büyük bir problem çıkmadığı, yazmamı engelleyecek bir sorun olmadığı sürece yazmaya devam edeceğim :) 

Blog Yazmayı Kimlere Öneririm?

Yazacak bir sözü olan, öğrendiklerini paylaşmayı seven, yaptığı işten hemen sıkılmayan, sabırlı herkese blog yazmayı öneririm. Belli bir süreden sonra blogunuzu öyle bir sahipleniyorsunuz ki resmen eviniz oluyor. Temasını değiştirmek aynı evinizi süslemeye, gelen yorumlar misafirlere benziyor. Size ayrı ayrı mutluluk veriyor. Az kişi girdiği gün üzülüyor, çok okunduğunuz zaman seviniyorsunuz. Blogunuzdan ilk paranızı kazandığınızda gerçekten mutlu oluyorsunuz. Herkesin de bu mutlulukları yaşamasını isterim fakat bir kez daha hatırlatıyorum ki bunlar için gerçekten sabırlı olmalısınız. 

Devamını Oku

Blogumda Artık Reklam Olacak :(

Neredeyse 3 yıldır sadece 1-2 tanıtım yazısı dışında hiç reklam almadığım bloguma bundan sonra reklam almaya karar verdim. Blogun en azından kendi masrafını çıkarması için üzülerek böyle bir karar vermek zorunda kaldım.

Tabii ki sitenin her yerini reklamla doldurmayıp çok ufak bloga giren kişileri rahatsız etmeyecek şekilde ekleyeceğim.
Devamını Oku

Röportaj #20 www.teknomercek.com

Bu haftaki röportajımı da www.teknomercek.com  sitesinin yazarı  İsmail Durcan ile yaptım. Verdiği cevaplardan dolayı kendisine çok teşekkür ediyorum :)
Sorular ve cevaplar;

Blog yazmaya ne zaman başladınız? 

2016 yılında ilk olarak Blog yazıları ve Blogger'la tanışmıştım. Tabi o zaman site altyapısı hakkında hiç bilgim olmadığı için gayet amatör bir blog olduğunu kabul ediyorum.

6 Mayıs 2018 tarihinde site altyapısını biraz daha kavrayarak yeniden blog yazarlığına başladım. Bu sefer ücretsiz tema yükleyerek blogumu daha özel ve güzel bir görünüme ulaştırdım. Anca bu konuma getirinceye kadar defalarca tema değişikliği yaptım. Değişiklik yapmamın bir kaç sebebi var;

1. Konularımın gereği daha canlı bir tema olması gerekiyordu.
2. Gelen okuyucuları kaçırmamak adına yükleme hızının en düşükte olması gerekiyordu (Google hız testine göre şuanda masaüstü yükleme hızı %92).
3. Her okuyucumun istediği araç ile yazılarıma ulaşabilmesi için temamın mobil destekli olması gerekiyordu.

Blog yazmayı herkese önerir misiniz? 

Hayır herkese önermem. Sebebini ise şöyle açıklayayım;
Bir işi herkes yapmaya çalışır ama yapamaz. Çünkü herkesin uzman olduğu veya el becerisinin olduğu bir alan vardır. O alanın dışında genelde sıkıntı çeker ve yaptığı iş de ona göre olur. Bence bu yüzden herkes blog yazamaz.

Blog yazarken karşılaştığınız sorunlar nelerdir? 

Blog yazarken genel olarak karşılaştığım sorun zaman bulamamak. Lisans öğrencisi olduğum için dersler ve bazı özel diğer işlerim, yeni yazılarımın geç gelmesine sebep oluyor.

Çevrenizde başka blog yazan var mı? 

Bizzat yüz yüze konuştuğum yok ama sosyal medya araçları üzerinden tanıştığım, destek aldığım, sorunlarıma birlikte çözüm ürettiğim bir kaç kişi var. Destekleri için teşekkür ediyorum.

Yazılarınızı yazarken dikkat ettiklerinizden ve hazırlıklarınızdan kısaca bahseder misiniz? 

Dikkat ettiklerim;
Bir hata yaptım. O hatamı da Ali Yatarkalkmaz Bey bildirdi ve artık uygun bir şekilde dikkat ederek yazıyorum. Biraz hatamdan bahsedeyim. Bir konu hakkında bir kaç yerden bilgi topladım ve karma bir içerik oluşturdum lakin bilgileri edindiğim yerle yazımın içeriği benzer olmuş. Bu yaptığımda bir sorun yok sorun benzer olmasına rağmen kaynak belirtmememdeydi. Bu sorunu Ali Beyin bildirmesi ardından kaynak belirterek sorunun önüne geçtim. Teşekkür ediyorum bunun için size bir hatamı önlememe destek olduğunuz için.

Hazırlıklarıma gelirsek;
Öncelikle ön araştırma yapıyorum. Yazacağım yazıda hangi başlığı kullanırsam doğru olacağı hakkında bilgi ediniyorum. Ardından ücretsiz ve telif haklarına dikkat ederek, kullanımı serbest olan bazı araçlardan yazıma uygun görsel ediniyorum.


Gerekli bilgileri ve görselleri topladıktan sonra yazımı paragraflar halinde özen göstererek yazmaya geliyor sıra. 


Tekrar İsmail Bey'e  cevapları için teşekkür ediyorum. Eğer sizde röportaj göndermek isterseniz buradaki formu doldurarak kolaylıkla cevaplarınızı bana ulaştırabilirsiniz :) 
Devamını Oku