Ne Olacak Bu Bloglar?

Ne Olacak Bu Bloglar?

   İlk olarak şunu belirterek başlıyayım bu bir mim yazısı değildir ama bu konuda diğer blog yazarı arkadaşlarımın, abilerimin, ablalarımın da fikirlerini öğrenmek isterim bu nedenle onlarda bu konu ile ilgili görüşlerini paylaşırsa hem bir arada birazdan bahsedeceğims konu ve sorunlarda ortak bir yol bulmaya çalışırız hem de diğer yazarlarında fikirlerini öğrenerek farklı düşüncüleri de görmüş olabilirim. Böylelikle doğru ya da yanlış düşündüğüm ya da aa böylesi daha mantıklıymış diyebileceğim fikirleri de görmüş olurum şimdi geçelim konuya. konu uzun olduğu için bölümler halinde paylaşmayı düşünüyorum bu yazıda ilk iki sorunu ele alarak başlayalım;

İlk Konu Yazılı İçeriklerin Geleceği:

   Özellikle YouTube'nin çıkması ile yazılı içeriğe olan ilgi gittikçe azalıyor. Özellikle kendini "blog yazarı" olarak nitelendirenler yani bizler magazine ona buna çok girmeden kendi düşüncelerimizi paylaştığımız için zaten kısıtlı bir kesime hitap ediyoruz bu kesimde videolara kayınca artık okuyucularımız yok denecek kadar az oluyor. Bunun sonucu olarak da istemeden de olsa konularımızı değiştirmek, istemediğimiz konularda yazmak zorunda kalıyoruz. Tabii ki kendi içimizden geçenler önemli ama okunmayı da hepimiz isteriz. Sonuçta yazmamızın en büyük sebeplerinden birisi birilerinin bizi okuduğunu bilmek ve bunun verdiği mutluluk. 

   Bu bağlamda bazı arkadaşlarımız videolu içeriklerde üretmeye başladılar bence iyi de yaptılar çünkü dürüst olmak gerekirse örneğin bir ürün hakkında bilgi alacağım varsa bir video görünce önce ona tıklıyorum. Videoda içerik biraz daha hazır oluyor, hiç bir şey yapmadan bize anlatılıyor gibi geliyor. Oysa aslında aynı içeriği yazılı olarak okusak çok daha kısa sürede aynı bilgiyi alabiliriz. Ama dediğim gibi bende dahil videolara öyle bir alıştık ki yazı okumaktan uzak duruyoruz. 

   Özetle yazılı içeriğe olan ilgi artmadığı sürece blog yazarlarının sonu maalesef olumlu görünmüyor. Bu nedenle hep birlikte bir şeyler yaparak yazılı içeriğe ilgiyi artırmalıyız. Ya da hepimiz toplanıp YouTube'ye mi gitsek?

İkinci Konu Reklamlar ve Kazançlar:

  Bildiğiniz gibi yazılı içeriklere olan ilgi azaldıkça kazandığımız paralarda azalıyor. Zaten hiç bir zaman öyle binlerce lira kazanmadık. Her zaman kuruşlarla kazanıyorduk şu anda tıklama sayıları da TBM'lerde gittikçe düştüğü için onları da kazanamıyoruz. Tabii çoğumuz hiç bir zaman para için yazmadık, şimdi de o yüzden vazgeçmedik ama bu bağlamda blog yazmaya girip sonra umduğunu bulamayınca gidenlerde ister istemez bize zarar veriyor. Bunun yanında tabii ki ilk amacımız para olmasa da en azından blogumuzun masrafını çıkaracak kadar kazanmayı da hepimiz isteriz. Bu nedenle bence bu konu da bloglar açısından gittikçe kötüleşiyor ve daha da kötüye gidecek gibi duruyor. Bu nedenle bu konuya da bir çözüm bulmalıyız.  Bu bağlamda da yine bir araya gelerek bir şeyler yapabileceğimizi düşünüyorum. Keşke gücümüz yetse de a, b firmasını aracı olarak kullanarak değil bizzat reklam verenlerden reklam alsak. Böylelikle ona giden pay buna giden kesinti olmadan çok daha fazla kazanabilsek.

  Tabii bu konuda bir derdim de herkesin "ooo internet siten mi var sen zenginsin" bakışları. İnsanlara bir türlü bu işin öyle "deli paralar" kazandırmadığını hatta sadece para kazanmak için girilecek en son iş olduğunu bir türlü anlatamadım :)

Üçüncü Konu Yorumlar:

Dürüst olmak gerekirse YouTube'nin en iyi yanlarından biriside direk geri bildirim alabilmeniz. Beğen - beğenme butonları olsun yorum kısmının çok daha aktif kullanılması olsun anında geri bildirim almanızı sağlıyor. Fakat bloglarda bu durum niye ise bir türlü gelişemedi. kendimizi geliştirebilmemizin, içeceklerimizi şekillendire bilmemizin tek yolu olan yorumlar hem çok az geliyor hem de bir kısmı hiç okunmadan "aaa muhteşem yazı olmuş" şeklinde pek de bize faydası olmayan yorumlar oluyor.  Bu yorum okuyuculardan gelince nispeten mutlu edebilse de özellikle diğer blog yazarlarından gelince benim için çok daha üzücü oluyor. 

20 yorum :

  1. Mim gibi algılayıp cevapları blogumda vereceğim.
    Genel geçer aynı fikirdeyim.Paylaşım için teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mim gibi de bir yazı oldu zaten :) Başta da belirtiğim gibi mim olsun diye çıkmadım yola ama yine de bu konuda diğer yazarlarında fikirlerini merak ediyorum. İlginiz için ben teşekkür ederim :)

      Sil
  2. Bir ufak yorumda ben yapim madem yorum azlığından yakındınız.Üç yılı aşkın süredir dar alan bir bloga sahibim programlama üzerine,kendi yaptığım masaüstü uygulamalarını paylaşıyorum. Çok sık yorum alan ve sürekli "ya orası öyle değil böyle diyen" kişilerden tepki veya öneri alıyorum. Hatta telefon numaramı facebook sayfama vs. eklemem sayesinden mi, yüzünden mi desem sürekli aranıyorum insanlar tarafından veya whatsapp mesajları atıyorlar. Hoşuma gidiyor keyif alıyorum pek rahatsız değilim bu konudan. Fakat belirttiğiniz gibi TBM ler olsun, gelirin olmayıp hep giderin olması biraz canımı sıkıyor. Günümüz blogcuların kendi ilgi alanlarından değilde para kazanmak uğruna açtıkları saçma sapan bloglar yüzünden sanırım blog okuyucu kitlesi azaldı. Gel gelelim kaleti bir yazı,içerik veya site her zaman tutulur. Para kazanamasam da yine yazarım ben. Umarım anlatabilmişimdir derdimi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok iyi anlattınız :) Keşke herkes bu amaçla yazsa ama olmuyor. Yorumunuz ve katkılarınız için teşekkürler.

      Sil
  3. Blogların geleceği konusu gerçekten çok kritik.
    Zaten okumaya mesafeli toplumuz; bir de video içerikler öne çıkınca blogcuların durumu çok zora girdi.
    Halbuki aynı içeriği izlemek ile okumak arasında beyinde olup bitenler arasında devasa fark var. Okuma, algılama ve metin analizi muhakeme gücümüzü çok geliştiriyor ama gel de anlat...
    Kazanç kısmına gelirsek hiç anlamadığım bir konuydu. Kendi blogumu sadece blog konumu çok seviyorum diye açmıştım. Reklamlar konusu gerçekten şu anda içler acısı. Kendi adıma blogumun külliyen çok büyük zararda olduğunu söyleyebilirim. Tema ücreti, tema kişiselleştirme yazılımcı ücreti, yabancı hosting, ssl sertifikası ve hepsi dolarla satılan profesyonel eklentiler beni resmen batırdı:) Rakamı yazmayayım iyice moralim bozulacak yoksa.
    Google ve Adsense güncellemeleri sonrası artık gülünç kuruşlar görüyoruz panelde.
    Para maksatlı yapılacak bir şey kesinlikle değil. Bu niyette olanlara blogumun masraflarını ve kaç bin tl zararda olduğumu iyice anlatıyorum ki, "Ben de açayım da paraları götüreyim." mantığıyla hayal kırıklığı yaşamasınlar.
    Ben blog konumu çok sevdiğim için yıllarca zararına devam edeceğim öyle görünüyor.
    Ama kesinlikle laf olsun diye yapılacak bir iş değil.
    1000 kelimelik bir makale, seo su, görselleri, anlatımı, sayfa tasarımı derken devasa zaman alıyor.
    Hobi amaçlı yapanlar dışında bence çok üzgünüm ama blogculuk öldü.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle katılıyorum söylediğiniz her şeye. Dediğiniz gibi artık sadece hobi olsun, zaman geçsin bir de bir kaç yeni blog yazarı arkadaş edineyim diye girilebilecek bir iş bunun dışında hiç bir getirisi yok hatta sizin de bahsettiğiniz gibi götürüsü var. Videolu içerikler var olan okuyucumuzu aldı reklamlar azalınca da getiriler iyiice düştü ikisi üst üste gelince yazımda da dediğim gibi zaten para kazanmak son sırada blog yazarken.
      Bari okunmalarımız yükselse birilerinin bizi okuduğunu bilsek o da yok denecek kadar az artık :(

      Sil
  4. Evet video insanların kolayına geliyor ama not almak için yazı okumak gerekiyor. Hazır metni kopyalamak yada not almak daha kolay, bir videoda anlatılanları bir yere yazmak zor. O açıdan her ikisinin de yeri ayrı. Blogda çekici, insanların ilgi duyduğu konularda yazarsak blogların ömrü ve kazancı yüksek olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz ve görüşlerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim.

      Sil
  5. İnsanımız her konuda tembelliğe alıştığı için yazısal mecradan görsel mecraya akın ediyor bizde çırpınıyoruz işte :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hiç okuyucumuz kalmayana kadar çırpınmaya devam edeceğiz bakalım :)

      Sil
  6. Video izlemek dediğiniz gibi daha kolay geliyor genellikle. Ama bende tam tersi videoda o kadar çok uzatan gereksiz konuşanlar oluyor ki maalesef, video pek izlemiyorum. Okumak benim için her zaman çok önemli oldu. Tabii böyle düşünen insanların sayısı az olsa da ben yine okuyucuların her zaman olacağını düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım herkes sizin gibi düşünür:) Yorumunuz için teşekkür ederim.

      Sil
  7. YouTube'u kullanmak biraz da tembelliğimizden. En azından benim için böyle. Yani şu sıcak yaz aylarında insan ne yapacağını şaşırıp hiçbir şey yapmıyor ya onun gibi işte. Tam anlatamadım. Ama yine de bilgi alma konusunda yazılı içerikleri tercih ediyorum. Videolu içerikler tam olarak özünü vermiyorlar. Zaman kaybı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef çok sayılı iyi video olsa da insanlar alıştığı için yazılı içeriği bırakmaya başladılar. Sizin gibi bilgi almak isteyenler dışında artık yazılı içeriğe bakan kalmadı:(

      Sil
  8. Bu arada son zamanlarda yaşadığın durum da üzdü beni. Umarım bulursun onu. Çok itici bir üslupla yazmış. Ayrıca haksız olması cabası.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef beni de haklı olsa başımın üstünde yeri var ama ondan 1 yıl önce yazmışım aynı konuyu. :(

      Sil
  9. Selamlar, Arlina Design tasarımlarında yanıtla butonu bozuk. Çözümünü biliyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendi sitelerinde bu sorunun çözümünü paylastilar. Siteleri üzerinden arama yaparak bulabilirsiniz.

      Sil
  10. Okumayı seven bir toplum değiliz maalesef. O nedenle işimiz zor. Senin de dediğin gibi artık herkes videoya yöneliyor. Ne yapsak bilemiyorum :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :( açıkçası videolu içeriğe geçmek bir çözüm ama onu da ben istemiyorum pek. Yazmak bana daha iyi geliyor.

      Sil